Mavi Gözlü Dev... Nur İçinde Yat...

3 Haziran 2012 Pazar


1963 yılının 3 Haziran'ında hayata veda etti. Ardında yüzlerce eser bırakarak. 


Sevdiğim çok şiiri var ama 3 kısımdan oluşan "Yaşamaya Dair" en sevdiklerimdendir. Öyle anlamlı öyle güzel ki. Daha önce okumayan varsa herkes okusun istedim.

Saygıyla, özlemle anıyorum ...



Yaşamaya Dair - I

Yaşamak şakaya gelmez, 
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın 
                     bir sincap gibi mesela, 
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, 
                      yani bütün işin gücün yaşamak olacak. 

Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
yani o derecede, öylesine ki, 
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
yahut kocaman gözlüklerin, 
                     beyaz gömleğinle bir laboratuvarda 
                               insanlar için ölebileceksin, 
                     hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                     hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                     hem de en güzel en gerçek şeyin 
                                  yaşamak olduğunu bildiğin halde. 

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
         hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
         ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                yaşamak yanı ağır bastığından.



Yaşamaya Dair - II

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan, 
             bir daha kalkmamak ihtimali de var. 
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini 
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
                             en son ajans haberlerini. 

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, 
                        diyelim ki, cephedeyiz. 
Daha orda ilk hücumda, daha o gün 
                        yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. 
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, 
                 fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz 
                 belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. 

Diyelim ki hapisteyiz, 
yaşımız da elliye yakın, 
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, 
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla 
                         yani, duvarın ardındaki dışarıyla. 

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
         hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...


Yaşamaya Dair - III

Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız, 
                      hem de en ufacıklarından, 
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, 
                      yani bu koskocaman dünyamız. 

Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını 
yahut ölü bir bulut gibi de değil, 
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak 
                      zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. 

Şimdiden çekilecek acısı bunun, 
duyulacak mahzunluğu şimdiden. 
Böylesine sevilecek bu dünya 
"Yaşadım" diyebilmen için...
PRINT RECIPE

2 yorum

  1. Nur içinde yatsın Nazım Hikmet.. Bu anlamlı şiiri paylaştığın için yüreğine sağlık Özge'cim. Bu arada cumartesi buluşmada ayaküstü tanıştık, konuşma fırsatımız olmadı, bidahakine telafi ederiz inşallah:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım, kalabalık olunca çok fazla muhabbet edemedik herkesle. İnşallah yine buluşur daha uzun sohbet edebiliriz. Sevgiler.

      Sil

© Özge'nin OltasıMaira Gall