Son Dönem İzlediğim Filmler

1 Kasım 2012 Perşembe

Uzun zamandır pek film izleyemiyordum, fırsat buldukça yabancı dizilere takıldım. Tatilden istifade edip geçen hafta 3 film izledim. En çok beğendiğimden başlıyım yorumlarıma:
Hysteria (Mutlu Et Beni)
Bu filme bayıldım diyebilirim, çok keyifli, eğlenceli bir film. Ve de gerçek olaylara dayanıyor. Konusu itibariyle de oldukça ilginç. Altta yazdığım detaylı konuyu okumak istemeyenler için şu kadarını söyleyebilirim, film vibratörün nasıl icat edildiğini anlatıyor. Bu bile yeterince ilgi çekici değil mi :)
Dr.Mortimer Viktorya Dönemi Londrası'nda idealist bir doktordur ancak örümcek kafalı eski doktorlar yüzünden çalıştığı hiç bir hastanede tutunamayıp sürekli kovulur. (Bu arada o dönemde mikrop kavramının henüz bilinmeyişi ve yaşlı doktorun Dr.Mortimer'le bu konuda tartışması çok ilginçti) 
Dr.Mortimer yine iş arayışına girdiği sırada, özel muayenehane sahibi Dr.Robert'ın yanında işe başlar. Dr.Robert depresyon da dahil her türlü ruhsal sorunu "Histeri" olarak adlandırıyor ve bunun çözümünün vajinal masaj olduğunu düşünüyor. Dolayısıyla zengin teyzeler doktorun kapısında kuyruk oluyor :) Mortimer'in genç ve yakışıklı oluşu dolayısıyla işler daha da artıyor. Ancak bir süre sonra Mortimer'in eli bu yoğunluk karşısında iflas ediyor ve çalışamaz bir hale geliyor.


Bu sırada devreye Mortimer'in zengin arkadaşı giriyor, Lord Edmund evde sürekli elektrikli icatlar yapan zengin bir adam. Mortimer'le birlikte vibratörü icat ediyorlar. Ve tabii ki o andan sonra paraya para demiyorlar  :)
Yukarda anlatmadığım bir de aşk hikayesi var filmde, asıl keyifli kısmı orası bence :)
Yani demem o ki mutlaka izleyin çok seveceksiniz.
Entelköy Efeköy'e Karşı

Vizyona girdiğinde konusu çok ilgi çekici gelmiş ancak izlemek kısmet olmamıştı. Nihayet izleyebildim. İçinde epeyce mesaj barındıran yer yer ders vermeyi hedefleyen yine de iyi vakit geçirten bir film olmuş. Arada yönetmen ve saz ekibinin girip şarkı söylediği sahneler biraz fazla geldi bana ama eminim sevenler de olmuştur.

Konusuna gelirsek; bir grup çevreci aktivist şehirdeki işlerini güçlerini bırakıp Ege'de bir köye yerleşip doğal hayat yaşamaya karar verirler. Efeköy sakinleri bu durumdan çok memnundur, çünkü şehirden gelen entel tabir ettikleri grup arsa ve daha başka şeyler satın alarak köylüye para akışı sağlamaktadır. Asıl amaçları ise ekolojik turizm yapmaktır.

Her şey güzel giderken, devlet tarafından köye hidroelektrik santralı kurulmak istenmesi ile köylüler ve enteller karşı karşıya gelirler.

Özellikle çok eğlenceli sahneler vardı, mesela enteller kök boyalı el dokumasu eski kilim ve halıları görünce hazine bulmuş gibi sevinirken, köylüler "amann biz kullanmıyoruz laminant kapladık bunlar kayıyor alın siz kullanın" diyorlar :))

Hele ki şiddet gören eşek olayı çok iyiydi :))

Bence izlemeye değecek bir film. Türk halkını iyi analiz etmiş ve yansıtmış yönetmen.

The Five Year Engagement (Uzatmalı Nişanlım)

Yine romantik komedi krizimin tuttuğu anda bu film çıktı karşıma, çıkmaz olaydı keşke :) Hiç ama hiç sevmedim, zorla izledim resmen. Bir kere 2 saat süren romantik komedi olur mu, içim bayıldı resmen. Başroldeki Jason Segel'in hayranı çok, ama ben sevmiyorum kendisini, o yüzden daha da çekilmez oldu benim için.

Konusu şöyle; Tom ve Violet birbirine çok aşık bir çift, tanıştıklarından bir yıl sonra Tom evlilik teklif ediyor, evlilik planları yapmaya başlıyorlar, ancak her şeyin mükemmel olmasını istiyorlar. Bu sırada Violet uzun zamandır beklediği, üniversitede asistanlık görevine kabul ediliyor, ancak 2 yıl için şehir değiştirmesi gerekiyor. Tom bir restoranda yardımcı şeflik yaparken Violet için kariyerini çöpe atıp onunla gidiyor ve evlilik planını dönecekleri zamana erteliyorlar.

Böyle sürüp gidiyor işte. başta da söylediğim gibi beni hiç açmadı bu film. Daha güzel alternatifler var izlemek için bence onları tercih edin.
PRINT RECIPE

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Özge'nin OltasıMaira Gall