Senden Önce Ben

11 Mart 2016 Cuma

Son zamanlarda kitapçılarda sık sık gördüğümüz, süslü kapaklı, ismine bakınca aşk romanı hissi uyandıran kitaplar var ya, işte onlara karşı tuhaf bir direnç var bende. Hatta ön yargı da diyebiliriz. Kitap kapaklarına hayranlıkla bakıyorum, ama alıp okumak içimden gelmiyor. 

İşte sırf bu sebeplerden, uzunca bir süre "Senden Önce Ben" romanını da okumak istemedim, hatta şimdi hatırlamadığım bir yerde, belki de bir blogda tavsiye yazısını okuyup, Babil'de alışveriş listeme eklemişim de, her siparişte aman bu kalsın sonraki sefer alırım diyerek bırakmışım.

Sonra bir gün iş arkadaşımın elinde, bir Jojo Moyes romanı gördüm, güzel mi bu nasıl falan derken, aa ben sana asıl "Senden Önce Ben"i getireyim de oku, bayılacaksın dedi. Başka bir arkadaş da şiddetle onu destekleyince okuyayım o zaman dedim :)


Ve bir kez daha anladım ki ön yargı kötü bir şey. Çünkü "Senden Önce Ben" ne bir aşk romanı ne de içi boş sabun köpüğü genç kız romanlarından biri, tam tersi, ustaca yazılmış, derinlikli ve herkesi etkileyecek bir hikayesi olan, elinizden bırakmadan okumak isteyeceğiniz müthiş bir roman. Roman kahramanı Lou'yu o kadar sevdim ki "Senden Sonra Ben" diye bir devam romanı olduğunu görünce sevinçten uçtum. Bu arada Jojo Moyes'in Türkçe'ye çevrilmiş ne kadar romanı varsa arka arkaya okumuş bulunuyorum. Şu anda sonuncu kitap "Bir Artı Bir" romanını yarıladım. 


Kitap hakkında detaylı bilgi vermiycem, ama kısaca bahsedeyim;

Kitabımızın kahramanı Lou küçük bir kasabada yaşayan, zorlukla geçinen bir ailenin kızı, hayatı boyunca hep aynı çevrede yaşamış, uzun süredir aynı cafede garsonluk yapan Lou bir gün işsiz kalınca, alternatif işleri değerlendirmeye başlar. En sonunda hasta bakıcılığı işini kabul etmek zorunda kalır, yaşlı birini beklerken karşısına 25 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkum Will çıkar.

Will Traynor zengin bir ailenin oğludur, iyi bir işi, sevgilisi, heyecan dolu bir hayatı varken, bir kaza sonucu her şey altüst olur. İşte roman boyunca Will ve Lou'nun yer yer komik yer yer hüzünlü arkadaşlıklarına şahit oluyoruz. Onların hayatını okurken, bir yandan hayatı da sorgulamanıza sebep oluyor roman.

Bu arada güzel haber, romanın filmi Haziran'da vizyona girecekmiş, Türkiye vizyon tarihi yazmıyor şimdilik ama umarım buraya da gelir. Az önce fragmanını izledim ve oyuncu seçimlerine bayıldım. Ama size tavsiyem, filmi izlemeden önce mutlaka kitabı okumalısınız. Çok keyif alacağınıza eminim.
PRINT RECIPE

8 yorum

  1. Bu kitabı özellikle kitap bloggerlerin çoğunda gördüm. Ve bir türlü alıp okumak nasip olmamıştı. Ama filmini izlemeden bende okumak istedim. İnşallah biran önce elimdeki okunacak kitaplar bitince onuda alıp, okurum.
    İyi okumalar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle tavsiye ederim, ben okuyunca anneme verdim, ay nerden verdin bunu bana gece yarılarına kadar okumaktan uyuyamıyorum diyordu :))

      Sil
  2. Filminin çekilmesine sevinenlerdenim bende :)
    Bayılmıştım bu kitaba çünkü.
    Devamını getiremedim ama...
    İlk fırsatta Jojo Moyes okumaya devam etmeliyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle diğer kitaplarını da okuyun, özellikle Ardında Bıraktığın Kadın harikaydı. Ama öncesinde Paris'te Balayı kitabı var, ince bir kitap ve Ardında Bıraktığın Kadın'ın ilk bölümü gibi aslında onu da alın.

      Sil
  3. Harika bir kitaptır. İki günde bitirmistim..Yazarın diğer kitapları da çok güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet Jojo Moyes'in tüm kitaplarını okudum 1 ay içinde :) Şimdi Senden Sonra Ben kitabının Türkçeye çevrilmesini bekliyorum.

      Sil
  4. Merhaba Ozge, uzun zamandir blogunun ve instagraminin takipcilerindenim, her ne kadar bu gune kadar hic yorum yazamamis olsam da. Sicak ve samimi paylasimlarini bir anne olarak kendime cok yakin buluyorum. Benim iki oglus kuzum var. Biri 8 yasinda digeri Gokce'den bir kac ay kucuk. Daha once Rosie Projesi'ni paylastiginda hem Rosie Project hem de Rosie Effect'i tavsiyene uyarak ismarlamistim. Bir ucuncu kitap olarak da Me Before You.(Yurt disinda oldugum icin Ingilizcelerini okuyorum) ve bu paylasimini gorunce kesinlikle sana bir yorum birakmaliyim diye dusundum :) Zaman sikintisindan Rosie Project'e ancak onceki gun basladim ve bu gun bitirdim. Uzun zamandir bu kadar keyifle bir kitabi okumamistim. Bayildim, cok tesekkur ederim paylasimin icin. Simdi sanirim bir ara verip Me Before You okuyacagim. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, ben de senin blogunu çok beğeniyorum, arada sırada uğruyorum ama yorum bırakmışmıydım emin değilim :) Güzel sözlerin için çok teşekkürler. Rosie Projesini beğenmene sevindim, ben de Rosie Effect'i okumak istiyorum en kısa zamanda :) Me Before You'ya da bayılacağına eminim. Ben de onun devam kitabını almak istiyorum ama Me After You, ama daha Türkçe'ye çevrilmedi sanırım. En kötü ihtimal ben de yurtdışından sipariş edip orjinalini okuyacağım :) Tekrar teşekkürler yorum için, sevgiler...

      Sil

© Özge'nin OltasıMaira Gall