Her Yaşın Kitabı: Mucize

26 Mart 2017 Pazar


Eskiden beri blogumu takip ediyorsanız hatırlayacaksınız, sık sık kitap ve film paylaşımları yapardım bir zamanlar. Sonra ne olduysa birden bire tamamen yemek bloguna döndü Özge'nin Oltası. Aslında insagram'ın da bunda payı var diyebilirim. Çünkü orada mutlaka paylaşıyorum okuduğum kitapları, sonra ayrıca detaylıca bloga yazmak gereksiz gibi geliyor. Film derseniz maalesef doğumdan sonra eskisi kadar film izleme fırsatım olmuyor, Gökçeyi uyuttuktan sonra kendime kalan kısa zamanda da takip ettiğim bir iki yabancı dizi var onları izliyorum ancak. (Şu anda izlediklerim "How to Get Away With Murder - This is Us)

Diyeceğim o ki, bundan sonra en azından ayda bir tane kitap yazısı yazmayı hedefliyorum, inşallah başarırım. Okuma konusunda sıkıntı yok, en az ayda 1 kitap bitiriyorum ama yazmaya gelince yemek tarifi verir gibi güzel anlatamıyorum hislerimi :))) 

Neyse şimdi son okuduğum kitaptan bahsetmek istiyorum, ismi "Mucize". Benim pek dikkatimi çekmemişti, geçen gün ofis arkadaşım Talya, ya sen şu Mucize'yi okudun mu dedi, ne ki o dedim, hani kapağında tek gözlü bir çocuk var görmüşsündür deyince hayal meyal hatırladım. Hemen Kindle'a indirdim ve akşam okumaya başladım. (İşte Kindle'ın en sevdiğim tarafı istediğin kitabı eğer şansın varsa 2 dk içinde elinde buluyorsun) 

O kadar kolay okunan bir kitaptı ki 2 günde bitirdim. Çok  da keyif aldım. Bu arada okurken kitabın dili ve basitliği dolayısıyla acaba bu çocuk kitabı olabilir mi dedim ve araştırdım, çocuk kitabı olduğunu söylüyorlarlar, 10 yaşından itibaren çocukların da okuyabileceği bir kitap. Ki benim tavsiyem mutlaka çocuklarınızın da okumasını sağlamalısınız. İçinde manevi değerlere, nezakete, sevgiye dair çok anlamlı dersler var...

Gelelim konusuna; 
August 10 yaşında yüzünde bir anomaliyle doğan, sürekli insanların rahatsız edici bakışlarına ve tepkilerine maruz kalan bir ölçüde buna alışmış ve idare edebilen, iyi kalpli bir çocuk. Bir ablası ve anne babasıyla birlikte yaşıyor. 

August'un korunaklı hayatı, evde gördüğü eğitimden okul hayatına geçecek olmasıyla altüst oluyor. Bir anda 500 kişilik bir öğrenci grubuna karışacak olmak August'un hiç istemediği bir şey olsa da aslında bunun eğlenceli yanları da olduğunu keşfediyor. Tabii normalde bile okulda yeni öğrenci olmak zorken, bir de August'un durumunu düşününce zordan da öte bir durum aslında.

Kitabın en sevdiğim kısmı olayların August dahil 6 kişinin gözünden anlatılması. Önce August için hayatın nasıl göründüğünü dinliyorsunuz daha sonra ablası, çocukluk arkadaşları, okuldaki arkadaşları şeklinde dönüşümlü devam ediyor. Özellikle ablası Via'nın anlattıkları çok etkileyici, kendinden 4 yaş küçük böyle özel durumu olan bir kardeşi varsa insanın nasıl da hep ikinci plana atılır ve üstelik kızmaya bile hakkı yoktur, öyle güzel anlatmış ki, en çok duygulandığım bölümdü sanırım...

Ben konusunu okuduğumda çok üzücü duygusal bir roman olduğunu düşünmüştüm ama iç burkan yerlerinin yanında kahkahalarla güldüren yerleri de var. Okurken bir taraftan kendinizi de sorguluyorsunuz, ön yargı maalesef hepimizin fazlasıyla törpülemesi gereken bir şey.  

Ben çok fazla anlatmak istemiyorum, elinize alıp okumaya başlayınca bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap. Siz de okuduysanız yorumlarınızı merakla bekliyorum.
PRINT RECIPE

4 yorum

  1. Okuma listeme hemen ekledim.Paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden keyifli okumalar size :)

      Sil
  2. Çok ilgimi çekti çünkü son zamanlarda çok severek okuduğum kitap da hem yetişkin hem çocuk kitabı olması açısından bununla benzerlik kurduğum Kumkurdu:) Ayrıca kitap yazılarınızı severek okuyanlar da var az da olsak;) O yüzden lütfen yazmaya devam edin, sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ben de kumkurdunu çok merak ediyorum, çok kişide gördüm, övgüyle bahsediyorlar. İlk fırsatta alıcam... Bundan sonra kitap yazılarına devam o zaman :)

      Sil

© Özge'nin OltasıMaira Gall