9 Temmuz 2012 Pazartesi

Güneş Kremlerindeki Tehlike ve ACTIVAR Hakkında

Geçtiğimiz günlerde benim için çok aydınlatıcı bir toplantıya katıldım. İlk davet aldığımda sıradan bir cilt ürününün sıradan bir tanıtım toplantısı olduğunu düşünmüştüm. Hatta gitmekle gitmemek arasında kararsızdım. Sonra dedim ki kaybedecek bir şey yok, gidelim bakalım neler anlatacaklar. İyi ki de böyle bir karar vermişim. Bir çok şeye özellikle de güneş koruyucularına bakışım tamamen değişti.

Öncelikle ürünle ilgili bilgi vermeden önce, daha önemli bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum, hem o gün Dr.Yaman Er tarafından paylaşılan hem de sonrasında internetten yaptığım araştırmalar sonucu ulaştığım bilgileri biraz toparladım.
  • Son yıllarda en çok konuşulan, sürekli gözümüze sokulan konulardan biri güneşin ne kadar zararlı olduğu, kışın bile güneşe çıkarken UV korumalı kremler kullanmamız gerektiği, bebeklere 50 faktör ve üstü kremler sürmemizin uygun olacağı v.s. Ama maalesef hiç kimse bu ürünlerin içindeki kimyasalların vücudumuza ne şekilde zarar vereceğinden bahsetmiyor. 
  • Bir Akdeniz ülkesi olmakla birlikte ne yazık ki D vitamini eksikliğinin çok sık görüldüğü ve son yıllarda hızla arttığı bir ülke Türkiye. Güneşten kaçarak ve yüksek faktörlü ürünler kullanarak vücudun güneşten aldığı, çok ihtiyacımız olan D vitaminini alma şansımız da kalmıyor. (Burada konu hakkında bir yazı var)


Benim daha önce bilmediğim bir şeydi yeni öğrendim; güneş koruyucular 2 ye ayrılıyormuş; 

Kimyasal Güneş Koruyucular (Sunscreen) : Bu ürünler içerdiği kimyasal koruyucular sayesinde UVA ve UVB ışınlarını cilde ulaşmadan absorbe ederler. Cilt tarafından çabuk emilir ve ciltte beyaz bir tabaka oluşturmaz. Ancak içerdiği kimyasallar cilt tarafından emildiği için vücuda giriyor ve ne gibi etkileri olduğu hala tartışılan konular arasında. Son zamanlarda bu kimyasalların vücutta östrojen hormonu gibi etki edebildiklerine dair güçlü kanıtlar ortaya konulmuş. Özellikle kız çocuklarında erken ergenliğe sebebiyet veriyor. Ne kadar tehlikeli olduğunu siz düşünün.

Fiziksel Güneş Koruyucular (Sunblock) : İçerdikleri mineral bileşenler sayesinde cilde gelen güneş ışığını yansıtarak cildimize girişini engelliyor. Bu koruyucular cilt tarafından emilmiyor, cilt üzerinde beyaz bir tabaka oluşturuyor aynen üzerinizde tişört varmış gibi. Ancak bir çok kişi bu görüntüden hoşlanmadığı için kullanmaktan kaçıyor. Mineralli olduğu söylenip cilt tarafından emilen bir kreminiz varsa maalesef kimyasal bileşen içeriyordur.
  • Yüksek SPF değerleri daha yüksek koruma sağlar ve cilde zararsızdır söylemi tamamen yanlış. Özellikle 30 faktör üzerine çıkıldıkça koruma yüzdesi %3 civarında artmakla birlikte alınan kimyasal çok çok fazla oluyor. Ve ayrıca bu kimyasallar güneşle etkileşime girdiğinde ciltte leke oluşumuna da sebep oluyor.
  • Bir çok çocuk doktoru çocuklara 30 faktörün üzerinde krem sürmemeniz gerektiği konusunda aileleri bilgilendiriyor. Ama ne kadar aile bunu uyguluyor bilinmez.
  • Özellikle hamileyseniz veya süt veriyorsanız kesinlikle kimyasal güneş kremlerinden kaçının, çünkü etkilerinin ne olacağı hala şüpheli.
Bu konuyla ilgili güzel bir yazı buldum internette şurada okuyabilirsiniz.

Güneş kremleri ile ilgili bu aydınlatıcı ve aynı zamanda çoğumuzu dehşete düşüren bilgileri anlattıktan sonra Yaman Bey Activar ürününün bu konuyla ilişkisi hakkında bilgilendirdi bizi.

Hemen belirteyim Activar güneş koruyucu bir ürün değil, ancak güneş koruyuculara destek olacak bir özelliği var. İçeriğindeki AC-11 maddesi Peru'da yetişen bir bitki olan Uncaria Tomentosa'dan elde ediliyormuş. Yüzyıllardan beri Peru yerlilerince kullanılan bu doğal madde yalnızca cildin üst katmanı epidermise değil aynı zamanda cildi besleyen ve destekleyen dermis tabakasına da ulaşacak konsantrasyonda bir maddeymiş
Avtivar ürünleri ise hem cilde sürülen hem de ağızdan alınan iki ayrı formda sunulmakta olup vücudun DNA onarım kapasitesini artırıyor. Bir nevi hücre yenileyici olarak görev yapan yeni nesil bir cilt bakım ürünü. Tamamen bitkisel oluşu da en büyük artısı.

Peki güneş koruyucularla ne ilgisi var derseniz; AC-11 maddesi cilt koruyucu ürünlerin etkinliğini artırıp daha düşük SPF değerli ürünlerle daha yüksek koruma sağlıyor. Aynı zamanda ciltte lekelenmeyi ve güneşe başlı cilt yaşlanmasını da önlüyor.

Böylece SPF 15 ürünler kullanarak hem vücudunuza giren kimyasal maddeleri engelliyorsunuz hem de cildinizi daha etkin şekilde koruyorsunuz.

Ancak beni güneş koruma etkisi dışında da fazlasıyla etkiledi bu ürün. Özellikle bu toplantıya ön ayak olan arkadaşım Senem, yanlış hatırlamıyorsam geçtiğimiz yıl kilo sorunları nedeniyle tüp mide ameliyatı geçirdi ve o dönemden sonra vücudunda bir çok olumsuzluklarla karşılaşmış, vitamin değerlerindeki düşüklük, hazım sorunları yanında en kötüsü çok ciddi saç kaybı olmuş. Bu dönemde denediği hiçbir şey saçlarının çıkmasını sağlamamış. O sırada başka bir sebeple Activar kapsüllerini kullanmaya başlamış. Ve 3-4 gün sonra dökülen saçlarının çıkmaya başladığını görünce epey şaşırmış. İlgili kişileri aradığında ilacın bir etkisi olduğunu söylemişler. Bununla birlikte vitamin düzeyi hızla yükselmiş, hazım problemleri de ortadan kalkmış. Yani Activar'ın DNA yenileyici etkisi sayesinde vücut kendini daha hızla yenilemeye başlamış.


Etkinlik sonunda tüm katılımcılara Gece Kremi, Gündüz Kremi ve Göz Kreminden oluşan bir seti hediye edildi. Yaklaşık 10 gündür gece gündüz düzenli şekilde kullanıyorum. Şu anda emin olmak için biraz erken ama yanağımda eski sivilcelerden kalma derin bir kaç çukur vardı. Bu çukurların eskisine göre daha az dikkat çektiğini farkettim, sanırım oradaki cilt kendini yeniliyor ve çukurlar doluyor. Benim için mucizevi bir durum diyebilirim.

Ürün menşei ABD, Ekson Farma Sağlık Ürünleri tarafından Türkiye'ye getirilmiş. Şu anda sadece eczanelerde ve bazı güzellik merkezlerinde satılıyor ancak gelen talep üzerine yakın zamanda www.activar.gen.tr üzerinden de online sipariş verilebilecekmiş.

Ben sanırım bundan sonra cildim için başka bir krem kullanmıycam. Üstelik kapsülleri de ilk fırsatta denemeyi düşünüyorum. Bu ürünle tanışmamızı sağlayan ve çok güzel bir gün geçirmemize vesile olan Dr.Yaman Er ve Yeşim Terzioğlu'na çok teşekkür ediyorum.
Kadıköy Balon Kafe'de kahvaltı eşliğinde Activar'la tanıştık



* Yazılarına yorum yapmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilemiyorum diyorsanız şurada detaylı anlatımı bulabilirsiniz.
*  Yazdığın yeni yazılar mail adresime gelsin diyorsanız şuraya mail adresinizi girin, sonrasında bir onay maili gelecek (spam'e düşebilir) o maili onayladıktan sonra işlem tamamdır.

5 yorum:

  1. şekerim böyle güzel sonuçlar alıyor olmak ne mutluluk verici bir olay değilmi? insan hergün aynaya bakarak güne başladığı için yüzündeki en ufak bir olumsuzluk bütün güne yansıyor maalesef.. bu anlamda bende activar ile şimdi daha mutlu başlıyorum güne.. sanki çizgilerim azaldı.. sanki bir iki yaş daha genç bir cildim var ki göz çevresini 5 gündür diğerlerini hergündür kullanıyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten bu kadar kısa sürede bile güzel sonuçlar aldık, ileri vadede çok iyi geleceğini düşünüyorum.

      Sil
  2. Güneş Koruma Faktörü (SPF) - Bu sınıflama, güneş kremleri için kullanılır, güneş kreminin ışınları bloklama gücünü ve kaç kat fazla koruma sağlayacağını ifade eder. Örneğin, 30 SPF (30 güneş koruma faktörlü) bir ürün sizi ve çocuğunuzu güneş altında normalden 30 kat daha fazla koruyacaktır. Eğer teniniz güneş altında normalde 6 dakikada yanıyorsa, 30 SPF+ Koruma Faktörlü bir kremle güneş altında 180 dk (3 saat) kalarak aynı oranda yanarsınız.

    Güneş kremi güneşe çıkmadan 30 dakika önce kullanılmalıdır, bu süre insan cildinin koruyucu maddeleri absorbe etmesi için gereklidir. En iyi güneş kremi nasıl olmalıdır sorusuna ise,İçeriği kimyasal madde barındırmayan,mineral içerikli olmalı ve kesinlikle A vitamini,paraben,sls,sles,1,4 dioxane,fitalat,silikon,yapay kokulandırıcı,renklendirici vede ambalajında BPA içermeyen ve UVA ve UVB ışınlarını bloke eden geniş-spektrum korumalı olanıdır.Bu konuda Amerika Çevresel Çalışma grubu (Environmental Working Group )örgütünün yaptığı 41.000 ürün üzerinde yapılan ayrıntılı laboratuar testlerin Trukid Markasını içerik ve bileşen olarak en başarılı seçmiş ve tüketici ödülü almaya layık bulunmuştur.

    Kaynak:http: //www.ewg.org/skindeep/

    Yapılan araştırmalar gösteriyorki insan vücudu için en uygun görülen güneş koruma faktörü 30 SPF dir,daha yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler bileşen olarak aynı içeriğe sahip sadece,koruma zamanını uzatmak amacı ile daha fazla zararlı kimyasal ihtiva etmektedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aydınlatıcı yorumunuz için teşekkürler. Ben de bebeğim için Trukid kullanıyorum. EWG sürekli takip ettiğim bir site zaten.

      Sil
  3. mrb öncelikle.activar kapsül yaş arlığı nedir acaba?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...