Top Social

Şipşak Yılbaşı Kurabiyeleri

12/27/2017

Baktım ki tüm yemek bloggerları zencefilli kurabiyeler paylaşıyor, ben de dayanamadım, eski yıllarda paylaştığım tariflere farklı bir tarif ekleyeyim dedim. Pazar günü hava yağışlı, evin miniği hasta olunca kurabiye yapıp süslemek güzel bir etkinlik oldu :) 

Ben klasik gingerbread cookie tariflerine bakmadan, dokusunu çok sevdiğim kamuflaj kurabiyelerimi uyarlayarak yaptım bu kurabiyeleri. İçine 1 yemek kaşığı keçiboynuzu pekmezi koyduğum için, tarçın ve zencefilden ziyade, keçiboynuzu aroması geliyordu yerken, ama yiyenler çok beğendi diyebilirim. 

Çamaşır Suyu Kullanmıyoruz, Peki O Zaman Ne Kullanalım

12/10/2017
Eski bloggerlar bilirler, daha facebook’un bu kadar yaygınlaşmadığı, instagramın adının bile anılmadığı dönemlerde biz blog yazarları bir konu hakkında yazı yazar ve bu konuda fikrini paylaşması için başka bir blogger arkadaşı mimlerdik. Bu böyle zincir şeklinde giderdi. 

Geçen gün bir baktım sevgili Güneş Anne beni mimlemiş. Konumuz çamaşır suyu, çamaşır suyu kullanmıyorsanız ne kullanıyorsunuz diye sormuş. O zaman anlatayım;

Ispanaklı Yumurta

12/05/2017
ıspanaklı yumurta
Geçtiğimiz akşam, işten eve gittiğimde karnım çok açtı, akşamüstü bir şeyler atıştırmazsam eve çok acıkmış gidiyorum. Evin erkeği işi uzadığı için gelemeyecekti yemeğe, ufaklık da anneannesinde doyurmuş karnını. Kendime acil bir şeyler yapayım dedim çünkü açlıktan gözüm dönmüştü :)

Dolabı açtım bir parça yıkanmış ıspanak vardı, işte bu dedim, hemen kavurup yumurta kırayım afiyetle yerim :) Ve aynen öyle yaptım. Ama tabii ki o arada aklıma geldi, blogda yok ıspanaklı yumurta, dur iki dakika fotoğrafını çekeyim dedim. Ve işte karşınızda :) 

Pumpkin Spice Latte (Balkabaklı Baharatlı Kahve)

11/28/2017
Kahveyle aram hiç yoktur aslında, Türk kahvesi neredeyse hiç içmem. Kahve dendiğinde aklıma gelen Starbucks'ın sütlü, kremalı, aromalı kahveleridir :) Son 5-6 aydır da iş yerinde filtre kahve içmeye başladım, tabii ki bol sütlü, onu da sevmeye başladım. Hatta evde french presste kahve yapmaya kadar ilerlettim olayı :) 

Tercihim genellikle sütlü ve tatlı kahveler, Starbucks'ta kışın sıcak karamel macchiato yazın da soğuğunu içiyorum. Sadece Eylül-Ekim'de satılan Pumpkin Spice Latte ve Aralık döneminde satılan Toffee Nut Latte vazgeçilmezim. Sözün özü tatlı kahveleri seviyorum. 

Geçenlerde öğlen arası bir kahve içelim diye gittik, baktım pumpkin spice sezonu bitmiş, ee napıcaz bir sene bunu mu bekliycez dedim, sonra hayır canım niye bekleyelim, evde yapabiliriz belki diye düşündüm :) 

Alerjilerden İlaçsız Kurtulmak Mümkünmüş Meğer

11/27/2017
Geçtiğimiz günlerde instagram hikayemde bir şey paylaştım, kan testi yaptırıp 6000 küsur maddeden nelere karşı alerjim olduğunu görecektim. Paylaşımla ilgili epey soru geldi. Ben de bir yazı yazıp konuyla ilgili merak edilenlere cevap vermek istedim. (Not: Bu yazdıklarım reklam değildir, gerçekten ilgimi çektiği için, merkez arkadaşımın eşinin yeri olduğu için ve ihtiyacı olanlara çözüm olması amacıyla yazıyorum, sonra aa okuduk reklammış meğer diye tuhaf yorumlar geliyor, reklam bile yapsam inandığım, kullandığım ürünler ve ilgimi çeken konularda yapıyorum, başkalarıyla karıştırmayın lütfen :) 

Biorezonans nedir, alerjinin insan üzerindeki akla gelmeyecek etkileri nelerdir, en ufak bir fikrim yoktu bir kaç ay öncesine kadar. Sonra bir iş arkadaşımın eşi bu konulara merak salıp, biorezonans merkezi açtı, arkadaşım sayesinde bu konuda yavaştan bilgi sahibi olmaya başladık. Başta amaan o nedir ki öyle derken sonradan aa gerçekten mi çok ilginç diye dinlemeye devam ettik. Ve sonunda iş , dur bakıyım ya bende bu belirtilerin hepsi var, acaba nelere alerjim var bir test yapalıma kadar vardı.

Aslında çok ciddi bir alerjik farenjit durumum var, ortaokul zamanlarında başlayıp neredeyse 15 yıl sebebini bilmeden çektiğim anlatılmaz yaşanır öksürük krizlerinin sebebinin zeytin ağacı polenleri olduğunu öğrenmiştim bir alerji doktoru sayesinde. Sonrasında 5-6 yıl mart-haziran arası alerji hapı kullandım. Son 2 yıldır hap kullanmıyorum ve galiba alerjim geçti.

Küçük Dokunuşlarla Büyük Farklar...

11/21/2017
Son 3-4 aydır evde dekorasyonla ilgili dönüşüm içindeyim. Neredeyse evliliğimizin 9 yılı bitti ve 9 yıldır aynı mobilyaları kullanıyoruz, üstelik bir de çocuk büyütünce, mobilyalarda hal kalmadı. Çocuk kilidinden mahvolmuş vitrin, üstünde zıplamaktan yayları fırlamış koltuk falan hayal edin :)) Baktım ki Gökçe artık 5 yaşına geliyor, değişim zamanıdır dedim.

Öncelikle, aldığımda krem rengi olan ama yıllar içinde orjinal renginden eser kalmayan köşe koltuğumu değiştirmekle başladım işe. Sonra vitrin aramaya başladım, istediğim gibi bir şey bulamayınca eski vitrini beyaza boyadı eşim, şahane oldu, evimizin herşeyi mobilya mağazası da gerçekten o süreçte herşeyimiz oldu :))  İndirimde 2 kapaklı bir dolap, şahane bir berjer, Gökçe'nin odasına masa falan derken, ev yavaştan istediğim hale dönüşmeye başladı. İnsan bir kere başladı mı kendini durduramıyor, bir anda her şeyi yenilemek istiyor.

Balkabaklı Cheesecake

11/14/2017
balkabaklı cheesecake
Kış geldiyse balkabaklı tariflerin de zamanı gelmiş demektir. Balkabaklı cheesecake'i uzun zamandır yapmak isteyip, bir türlü kafama göre bir tarif bulamadığım için sürekli erteliyordum. En sonunda kendim 3-5 tariften esinlenerek bir şey oluşturdum ve sonuç şahane oldu. Hatta ofiste lezzet testi yaptım, herkes çok beğendi, bir kaç arkadaş geçen hafta Maria's Cheesecake'te yediğimiz balkabaklı cheesecake'ten bile daha başarılı olduğunu söylediler, amanın dedim daha ne isterim :)

İpeksi bir dokuda, dengeli kullanılmış baharatlarla, az şekerli, çok hafif bir cheesecake yapmak isterseniz mutlaka bu tarifi denemelisiniz. 

Ben 18 cm kelepçeli kalıp kullandım, çünkü cheesecake çok büyük dilimlerle yenen bir tatlı değil, ve bu boyutta bir kalıptan bile en az 8 dilim çıkıyor. Bir de bu boyutta yapmak çok ekonomik, diğer türlü 3-4 paket krem peynir kullanılıyor, bu kalıpta 2 paket yeterli oluyor.

Terbiyeli Zeytinyağlı Pırasa Yemeği

11/01/2017

Pek çok kişinin sevmediği sebzelerden biri olan pırasayı, ben ancak annemin tarifiyle yapıldıysa yiyebiliyorum. Bir çok tarifi inceledim ama birebir aynı şekilde yapılana rastlamadım. Mesela annem salça kullanmaz, soğan koymaz ve indiğinde yumurta sarısı ve limonla terbiye yapar ki ben o terbiye olmadan pırasayı yiyemiyorum zaten :)


Uzun zamandır tarifi vermek istiyordum ancak, çoğunlukla annem yapıp bana da verdiği için ve bu da genelde akşamları olduğu için bir türlü fotoğraf çekemiyordum. Sonra geçen kışın sonunda bunu başardım, bu sefer de pırasa mevsimi kapandı :)) O yüzden baktım ki pırasalar çıkmaya başlamış, hemen yayınlayayım dedim. Umarım siz de benim gibi çok seversiniz yumurta terbiyeli pırasa yemeğini.

Halide Edip Adıvar: Handan

10/25/2017

Okumayı söktüğüm günden beri okurum, çok okurum diyemem çünkü ayda 3-4 kitap bitirenlere ayıp olur, ama en azından sürekli olarak okuduğum bir kitap vardır elimde. Ne yazık ki, en büyük eksiğim klasiklerin çoğunu okumamış olmam. Çünkü, bir kitabı okumam için gerçekten sürükleyici olması ve ilgimi çekmesi gerekiyor. Klasikler de hep sıkıcıymış izlenimi verdiği için genelde ihmal ediyorum :) 

Dünya klasikleri bir yana, Türk klasiklerini okumam gerektiğini düşündüğüm bir dönemde, arkadaşımda Halide Edip Adıvar'ın Handan romanını gördüm, ben bunu okuyayım sana veririm dedim :) Duyduğum olumlu yorumların da etkisi oldu okumak istememde.

Roman 66 tane mektuptan oluşuyor, roman kahramanlarının birbirlerine yazdıkları mektuplar bunlar. 20.yüzyılın başlarında geçen roman, toplumsal yaşama, sosyal hayata, kadın erkek ilişkilerine ışık tutarken, mektuplar sayesinde olayları kişilerin ağzından öğreniyor, ruhsal dalgalanmalarına da yakından şahit oluyoruz.

Selpak’tan Türkiye’de bir ilk: Selpak Yağ Emici Havlu Tek yaprakla 180 kilokaloriye kadar yağ emiyor!

10/24/2017
                                       
Vazgeçilmez lezzetlerden olan patates kızartması, mücver, köfte gibi yemekler yüksek kalori oranları sebebiyle sofralarda daha az yer alabiliyor. İşte tam bu durumlar için Selpak’tan yeni yağ emici havlu. Türkiye’de ilk ve tek olan Selpak Yağ Emici Havlu, tek yaprağıyla 180 kilokaloriye kadar yağı emer kızartmaların tadı da keyfi de size kalır.                                                                                                       
                                           
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Aşure Tarifi

10/13/2017
Uzun zamandır süregelen, aşure tarifi verir misiniz, sizin tarifinizi denemek istiyoruz baskıları sonucunda nihayet Özgenin Oltası'nda bir aşure tarifi var artık :) Şaka bir yana, benim de çok istediğim bir şeydi, çünkü annem gerçekten güzel aşure yapar, ama tarif istediğimde genelde ölçüleri veremezdi :) Ya da yaptığında benim fotoğraf çekmeye fırsatım olmazdı. Bu sene artık bu gidişe bir dur demek lazımdı, annem yaptı ben yazdım, sonra da fotoğrafladım. Ve sonunda sizin karşınıza çıkardım. Umarım siz de yapar ve beni anarsınız.

Bu tarif, anneannemden anneme yıllardır bizim ailede kullanılan ve herkes tarafından çok beğenilen bir tarif. Özellikle çok şekerli olmaması, kıvamının ne taş gibi ne de çok sulu olması, kuru meyvelerin minik minik doğranması, inmesine yakın içine katılan süt sayesinde renginin beyaz kalması benim sevdiğim tarafları.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları

10/10/2017

Her ay bir kitap yorumu yazıcam demiştim ama yine başarılı olamadım, o yüzden telafi etmek için, bugün 3 kitaplık bir seriden bahsedicem. Aynı anda 3 kitap birden yani :)

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanını ilk gördüğümde kitabın kapağına vuruldum, özellikle kalın kapak oluşu çok şık olmuş. Sonra kapak resmi ilgimi çekti. Kitabı alıp sayfaları karıştırınca, kitabın içindeki eski, tuhaf fotoğrafları gördüm. Gizemli bir şeylerden bahseden bir roman sanırım dedim. O zamanlar 3 kitaplık bir seri olduğunu bilmiyordum, hemen aldım ve okumaya başladım.

Fantastik kategorisinde yer alan bir roman, normalde ben çok fantastik roman okuyan biri değilim ama bu seriyi severek, merakla okudum. Roman kurgusunu çok sevdim. Ama herkese önereceğim bir roman değil, bu tarzı sevmiyorsanız belki sıkılabilirsiniz. Yine de çizgi dışına çıkıp, biraz farklı bir tür okuyayım derseniz, okumanızı öneririm. 

Romanın kahramanı aynı zamanda anlatıcısı Jacob büyükbabasının ona anlattığı hikayelerle büyümüş bir çocuktur. Bu hikayeler ailenin geri kalanı tarafından pek ciddiye alınmasa da Jacob büyükbabasının uzak ülkelerdeki maceralarını büyük merakla dinlemektedir. Büyükbabasının trajik ölümüyle beraber, bu gizemli hikayelerin izini sürmeye karar verir ve hikayelerde adı geçen adaya doğru yolculuğa çıkar. Orada karşılaşacağı şeylere hiç hazırlıklı olmasa da bir anda kendini bambaşka bir dünyada bulur. 

Marmelatlı Kurabiye

10/03/2017

Yine hep aklımda olan, ancak bir türlü deneme fırsatı bulamadığım kurabiyelerden birini nihayet  geçtiğimiz haftasonu denedim. Her şeyin bir zamanı var derler ya, kesinlikle çok doğru. Bu kurabiyeyi yapmak için de önce kızılcık marmelatıyla tanışmam lazımmış demek ki :) 

Kızılcık marmelatını ilk sefer yarım kilodan yapmıştım, dolaba koyduğumda akışkandı ama 2-3 gün sonra kaskatı olmuştu, ilk gördüğümde aa bundan ne güzel marmelatlı kurabiye yapılır demiştim. Bu arada marmelatlı kurabiyeyle ilgili aklıma takılan bazı şeyler vardı, mesela marmelat içine en başta mı konacak yoksa biraz piştikten sonra mı, peki o marmelat sıcağı görünce eriyip akmayacak mı gibi :) 

Yumuşacık Elmalı Kek

9/27/2017

Yazı ve tatilleri tükettiğimize göre artık yeni tarifler deneyip paylaşma zamanı gelmiş demektir. 12 ay yaz olsa doymayacak bir insan olarak, her ne kadar bittiğine üzülsem de, blogumun sürekliliği açısından hayırlı oldu diyebilirim. Çünkü hep yaz olsaydı muhtemelen yeni denemeler yapamadığım için blogu kapatmak zorunda kalabilirdim :) 

Yazın bol bol tarif yayınlayan arkadaşları tebrik ediyorum ama, ben haftasonları gezmekten ya da sıcaktan bir köşede baygın baygın yatmaktan pek mutfağa giremiyorum yaz aylarında. Zaten insanın bir şey yiyesi de gelmiyor ki. 2 gündür havalar yağışlı ya ben hemen başladım haftasonu nasıl bir kek yapsam diye düşünmeye :)

Kızılcık Marmelatı

9/15/2017
Kızılcık Marmelatı Tarifi
Son dönemde tam bir kızılcık çılgınlığı yaşıyorum diyebilirim :) Bunca yıllık ömrümde, geçen haftaya kadar ne kızılcığın tadını bilirdim ne de kızılcık marmelatı yemişliğim vardı. Hatta kızılcık şurubu da içmemiştim. Geçen yıl anneme söylemiştim, görürsen kızılcık alsana pazardan diye, napıcaksın kızılcığı, hiç yedin mi daha önce, buruk bir tadı var falan demişti, kötü bir şey sanırım diyerek vazgeçmiştim :))

Bayramın son günü bizim sokakta pazar kuruldu daha doğrusu 3-5 tezgah kuruldu. Biz de Gökçe'yle domates falan alırız diye gittik, baktım kızılcık var kilosu 2,5 tl, çok ucuzmuş alayım bundan, bir şeyler yaparım, beğenmezsem de paraya acımam nasılsa ucuz dedim :)

Sonunda marmelat yapmaya karar verdim, içine şeker koyunca her şeyin gideri var nasılsa dedim. Baktım genelde üç aşağı beş yukarı tarifler aynı, ben sevgili Nilay'ın (Mutfak Sırları) tarifiyle yapmaya karar verdim. İçine tarçın ve karanfil konuyor. Pişerken çıkan kokuyu hiç sevmedim, bir de ön yargılıyım ya, kavanoza koydum tadına bile bakmadım :)) Sonraki hafta annem kahvaltıya geldi, ay dur şu marmelatı açayım da deneyelim dedim. Yedikten sonra, ömrümün kızılcık marmelatsız geçen günlerine yandım :)))

Kamuflaj Desenli Kurabiye

9/12/2017
Son dönem yaptığım kurabiyeler içinde en sevdiklerimden biri oldu bu kamuflaj desenli kurabiye. Hem görüntüsü hem de lezzetiyle gönlümü fethetti. En eğlenceli kısmı ise, ikram ettiğiniz kişilerden gelen, "aa bunu nasıl yaptın böyle tepkileri" oluyor. Zor görüntüsünün aksine, yapması çok kolay bir kurabiye üstelik.

Bayram tatilinde bir gün kuzenime kahvaltıya gidecektik, sonrasında da beş çayına uzayacak gibi duruyordu, dedim ki ben de kurabiye yapayım güzel olur. Ama aklımda hiç bir şey yoktu, bir de üstelik çok üşeniyordum, basit bir şey olsun istiyordum. Sabah erken kalktık Gökçe sayesinde, ben ayılmak için telefonda ona buna bakıyordum, pinterestte mi instagramda mı hatırlamıyorum, bu kurabiye çıktı karşıma, baktım ki yapması da çok kolay, hemen kalktım mutfağa girdim, Gökçe'de peşimden tabii :)

Orman Meyveli Panna Cotta

9/05/2017
Çok çok uzun zamandır denemek istediğim bir tatlıydı panna cotta, o bir İtalyan tatlısı, sadece süt ve kremayla yapılıyor, katılaştırmak için jelatin kullanılıyor, tat vermek için ise vanilya... 

Uzun zamandır denemek isteyip, bir türlü yapamama sebebim ise malzeme listesindeki jelatindi. Daha önce hiç jelatin kullanmamıştım ve genellikle almak da aklıma gelmiyordu. Bir kaç kez almaya kalkıp aa pahalıymış yahu almasam da olur diye vazgeçtiğimi hatırlıyorum :)) Uzun bayram tatilinde ne tarif denesem diye düşünürken aklıma geldi, hadi jelatin alayım dedim, hem panna cotta yaparım hem farklı tariflerde kullanırım.

Daha önce herhangi bir yerde panna cotta yemişliğim yok ama sütlü tatlıları çok sevdiğim için bunu da seveceğime emindim. Her şeyden öte farklı soslar ve meyvelerle farklı tada bürünüyor oluşu da hoşuma gitti. En güzeli de inanılmaz kolay, uzun uzun pişirmek yok, fırına atmak yok, bir kaç püf noktaya dikkat ederseniz sonuç garanti.

Mayalı Pişi

8/20/2017
Gökçe'nin en sevdiği şeylerden biri hamur kızartması yani pişi. Annem genellikle fırından ekmek hamuru alıyor, haftada bir iki gün Gökçe okuldan geldiğinde kızartıyor. Benimki yemelere doyamıyor :) 
Bu sabah kahvaltı için alternatif ararken, instagramda bir ara yaparım diye kaydettiğim tariflere göz atayım dedim ve sevgili Ferah Üstünel'in mayalı pişilerini gördüm. Gökçe bunlara bayılır dedim, tarif o kadar kolaydı ki iki dakikada hamuru hazırlayıp mayalanması için kenara koydum. Malum havalar da sıcak yarım saatte mayalandı. 
Epey yapışkan bir hamur  yapmaya bakın, o zaman puf puf oluyor. Elinizi biraz yağlayıp kolayca şekil verebiliyorsunuz. Ben Ferah Hanım'ın yaptığı gibi ortası delik yaptım, çok sevimli oldular. Şimdi tabii Pazar kahvaltısı geçti ama akşamüstü atıştırmalığı yapabilirsimiz.
Daha önce hiç hamur mayalamamış olsanız bile korkmayın, instant maya ile kolayca yapılıyor. Çok yoğurmak da gerekmiyor zaten. Bence mutlaka deneyin, dışı kıtır içi puf puf oluyor. Gökçe yiyince "Anne aynı hamur kızartması gibi olmuş" dedi :)) Yani anneannesinin yaptığı fırından alınmış hamurla kıyasladı, geçer not aldığıma göre işlem tamamdır :)) Bundan sonra fırından almaya gerek yok.

Etli Biber Dolma

8/17/2017

Evlenmeden önce soğan bile kavurmayı bilmeyen benim için, etli biber dolma, yapması zor yemekler grubuna giriyordu, nasıl yapıldığını bildiğimden değil, bendeki algısı buydu. Evlenmeden önceki 1 ay boyunca işten gelince annemin yanına mutfağa koştum, elimde defterim bugün ne yaptın diye sorup, sonra da o günkü yemekleri adım adım anneme anlattırıp deftere yazdım. 

İşte o defter evlendikten sonra uzunca bir süre benim en büyük yardımcım oldu, evet bazı şeylerin ölçüsü göz kararı olduğundan sıkıntılar çıkıyordu, pilav kıvamında şehriye çorbası gibi ama bunlara da tecrübe diyerek geçiyordum. Deftere yazdığım tariflerden biriydi biber dolma, yapınca anladım ki aslında yapması çok ama çok kolaymış, tüm mesele içinin ölçüsünü tutturmaktaymış :) 

Limonlu Kurabiye

8/09/2017
limonlu kurabiye
Yazın limonlu tarifler denemeyi çok seviyorum, sıcakta tatlı şeyler ağır gelse de içine limon girince iş değişiyor sanki :) Son dönem biraz tembelleştim, her yaz oluyor bu bana, sıcaklardan kolumu bile kaldırmak istemiyorum, bir üşengeçlik çöküyor. Yine de geçen haftasonu bir gayretle kalktım, bir süredir canım kurabiye istiyordu, dedim limonlu kurabiyeyi deneyeyim. 

Epeyce tarif karıştırdım, ama konu kurabiye olunca, sonucun nasıl olacağını tarifi okuyup anlayamıyorum, kıyır kıyır ağızda dağılacak mı, sert mi olacak falan gibi sorulara cevap bulmam için denemek gerekiyor :)

Bu yaptığım kurabiye tam da istediğim gibi bisküvi benzeri bir şey oldu, ağız kamaştıracak kadar değil ama limonlu olduğu anlaşılacak miktarda limon tadı var. Kıvamı ısırınca ağızda dağılan değil de Amerikalıların Chewy diye tabir ettiği gibi oldu, nasıl kıvam ki o derseniz, ofiste tadan arkadaşlarım sayesinde buldum cevabı, acıbadem kurabiyesi gibi :)) Yiyen 2-3 kişi de aynı şeyi söyledi, acıbadem kurabiyesi gibi olmuş dedi, hani böyle ısırınca biraz yumuşak ve yapışkan gibidir, iyi çiğnemeniz gerekir ya onun gibi işte :)

Kuru Börülce Salatası

7/22/2017
Tatilde olabilirim ama bu durum tarif paylaşmama engel değil :)) Böyle güzel bir salatayla karşılaşınca fotoğrafını çekip paylaşmadan duramadım. Instagram'da takip edenler bilir, 2 haftalık izne çıktım, Muğla'da yaşayan bir arkadaşım var, kızı da Gökçe ile yaşıt ve çok iyi arkadaşlar, ona geldik 1 hafta kalıcaz. Geldiğim gün börülce salatası yaptı, tadını çok sevdim, dedim ki bumu hemen yayınlayayım. 2 gündür, Akyaka, Akbük geziyoruz, bugün c.tesi biraz evde dinlenip, sitenin havuzunda vakit geçiricez. Akşamüstü de Akyaka'ya gezmeye gideriz dedik. 

Çocuklar kahvaltı sonrası, dün topladıkları taşları boyamaya başlayınca, ben de oturdum bu postu hazırladım. Siz de daha önce denemediyseniz bahane olur, börülce salatası yaparsınız belki.

Ben daha önce yememiştim, bizim evde börülce pek alıştığımız bir yiyecek değil. Ama bu şekilde gayet güzel oluyor, pek baskın bir tadı yok zaten, o yüzden mutlaka taze soğan koymak lazım ki güzel bir tat versin. Arkadaşım da, mutlaka yaz bunu soğan yoksa yapmasınlar güzel olmaz dedi.

İki Renkli Kolay Kek

7/12/2017
Annelerin klasik kekleri vardır ya hani, misafir geleceği zaman akıldan yapıverirler, 3 yumurta 1 bardak süt diye gider malzemeler :) İşte benim hiç öyle bir tarifim yok, klasik sade kek hiç yapmadığım bir şey. İlla ki içinde farklı bir şeyler olmalı, hiç bir şey olmasa limon eklerim limonlu kek olur.

Haftasonu temizlik yaptım, sonra arkadaşımla kızını çağırdım, gelin çay içelim diye. Gelirken börek alayım ben dedi. O zaman ben de bir kek çırpayım dedim, tek ihtiyacım olan basit bir kek tarifiydi. Alengirli bir şeyle uğraşamayacak kadar yorgundum. İki renkli kek yapayım da, çocuklar da kakaoya tav olup yerler belki dedim. Annemin bir tarifi vardı onu yaptım. 

Süzme Yoğurtla Muzlu Kakaolu Dondurma

7/03/2017
Her şey dolapta duran süzme yoğurdu görmemle başladı :) Bir meze yapmak için almıştım, bitiremeyince yarısı öyle kalmış. Bozulmadan önce acilen kullanmalıydım. Bir yerlerde görmüştüm süzme yoğurtla dondurma yapılabileceğini, dedim ki tam zamanı. O arada yumuşamış muzları da hatırlayınca, tüm parçaları bir araya getirip bu nefis dondurmayı yaptım.

Normal dondurmadan hiçbir farkı yok, evdeki dondurma canavarı Gökçe her gece yiyor, bir top çilekli, bir top çikolatalı muzlu. Diğer dondurma tariflerimde krema kullanmıştım, süzme yoğurt olunca daha bir içime sindi :) Normal yoğurtla da yapılır ama ev yoğurduyla değil, o hem daha sulu hem de daha ekşimsi olduğu için dondurmanın tadında sıkıntı olabilir.

Kakao koymadan, sadece muzlu da yapabilirsiniz. Ya da muz yerine bambaşka bir meyve kullanarak... Sonuçta temeli aynı olduğu sürece, damak tadınıza göre şahane şeyler çıkarabilirsiniz ortaya. Ben karpuzlu denemeyi planlıyorum, bakalım nasıl olacak.

Ev Yapımı Çikolatalı Puding

6/28/2017

Öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutluyorum. Allah nice bayramlara ermek nasip etsin inşallah. Biz bu bayram İstanbul'dan ayrılmamayı tercih ettik. 4 gün için yolda çile çekmek yerine, ailemizle olalım istedik. O yüzden, evde olunca bir kaç yeni deneme yapıp fotoğraf çekme fırsatım oldu :)

Instagram'da takip ediyorsanız, bayram çikolatalarımızı Gökçe'yle birlikte evde hazırladığımızı görmüşsünüzdür :) Aslında hazır kuvertür çikolata alıp erittik ve fındık v.s. koyarak kalıba döktük, çok büyük bir şey değil belki ama Gökçe çok mutlu oldu. Hediye paketi yapıp, büyüklere bayramlaşmaya giderken götürdük. Bunları ben yaptım diye herkese söyledi gururla :)

İşte bu amaçla aldığım çikolatalardan bir miktar artınca, ben de gerçek çikolatalı puding yapayım istedim. Özellikle kıvamı biraz yumuşak tuttum ki, Gökçe şu marketten aldığı hazır pudinglere benzetsin :) Beni çok kandıramasa da arada anneanne ve babaanneyi kandırıp alıyor maalesef.

Kupta Muhallebili Kemalpaşa Tatlısı

6/20/2017

Eşimin en sevdiği tatlılardan biri kemalpaşa tatlısı, kendisinin benim yaptığım keklerle, böreklerle arası yoktur. Tadına bile bakmaz diyebilirim. Onun tercihi klasik şerbetli tatlılar. Benim de genelde aklıma bile gelmez onları yapmak. Hatta çok canı isteyince, bakarım elinde 1 paket kemalpaşa 1 kg şekerle gelmiş, ee o zaman yapmak şart olur tabii :)

Haftasonu kardeşimle eşi ve annemler geldi iftara, dedim ki tatlı olarak kemalpaşa yapayım, hem kolay hem de herkes seviyor. Ama içime sindi mi, sinmedi, at şekerli suya pişir, bu da tatlı mı yahu dedim. Arada görüyordum internette muhallebili kemalpaşa yapıyorlardı. Saçma olur mu nasıl olur derken, 4 kup yaptım çeşit olsun diye.

Fırında Bostan Patlıcanı Dilimleri

6/15/2017

Bizim aile genel olarak değişik tarifler denemeyi çok sever. Geçen gün annem "teyzen yeni bir patlıcan yemeği denemiş çok güzel oluyor, ben de şimdi yapıyorum pişince sana vericem tadına bak" dedi :) İnsanın annesiyle altlı üstlü oturmasının faydaları işte :)

Patlıcanı zaten çok severim, bostan patlıcanına bayılırım. Bu yemeğe fırında bostan patlıcanı dilimleri diyorlar sanırım. Mantık olarak karnıyarıkla aynı aslında, ama bunda patlıcan kızartılmıyor, bostan patlıcanı dilimleri yağlanıp fırında biraz tutuluyor, sonra üstüne karnı yarık içi gibi kıymalı iç koyulup domates sosu dökülüyor ve sonra kaşar rendesi serpilip pişiriliyor.

Mantarlı Kaşarlı Tava Böreği

6/12/2017
Uzun zamandır tarifini vermek istediğim nefis bir börek bu. Bir arkadaşım bana çaya gelirken yapıp getirmişti kışın. Kendim yapmadığım için detayları ve püf noktalarını bilmiyordum ve o şekilde yayınlayamazdım. Ramazan öncesi bir c.tesi beni davet etti, o zaman dedim, mantarlı böreği yapalım birlikte, hem ben de görmüş olurum böylece. Zaten tadı da damağımda kalmıştı :)

Hatta yaparken videoya da çektim ki, anlatması zor olursa videodan izleyebilirsiniz. Öncelikle, bir tava böreği olması dolayısıyla çok pratik, yufkaları ıslatarak koyduğumuz için de su böreği gibi yumuşacık. Mantar ve kaşarın nefis birlikteliğinden söz etmiyorum bile, zaten hayal edebiliyorsunuzdur.

Büyülü Bir Hikaye: Semerkant

6/08/2017
Bundan sonra her ay bir kitap yorumu yazacağımı söylemiştim, Mayıs ayında fırsatım olmadı ama Haziran'ın başına yetiştim :) Hatta kitabı bitirdiğim gibi soluğu blogda aldım, o kadar beğendim ki üzerimdeki etkisi geçmeden hemen anlatmalıydım.

Bu kitap, Amin Maalouf'un okuduğum ilk romanı, daha önce neden okumadığımı bilmiyorum, hem yazarın hem de kitabın ismine çok aşinaydım oysa ki. Üstelik lise yıllarında Ömer Hayyam'ın rubaileriyle tanıştığımdan beri onun da hayranıydım... Aaa biliyorum o kitabı dedim, arkadaşım mutlaka okumalısın dediğinde. Bazen oluyor böyle, demek ki kısmet bugüneymiş :) Diğer kitaplarını da sıraya koydum en kısa zamanda okunacaklar.

Şehriyeli Yayla Çorbası

6/05/2017
Bizim evde yayla çorbası en sık pişen çorbadır, çünkü Gökçe'ye ne zaman, hangi çorbayı yapayım diye sorsam cevap bellidir; naneli çorba :) Hal böyle olunca sık sık yapıyorum, ama arada farklılıklar da katmıyor değilim. 

Dün yine, hangi çorba soruma aynı cevabı alınca, kalktım bir yayla çorbası yapayım dedim. Evde yasmin ve basmati dışında pirinç yoktu, kırık pirinç alayım deyip hep unutuyorum, bir de pirincin haşlanmasını beklemek zor geldi, dedim bu sefer şehriyeli yapayım. Normalde arpa şehriyeyle de yapıyorum da evde kalmamış, tel şehriyeyle yaptım. O kadar lezzetli oldu ki, Gökçe 2 tabak dolusu içti.

Peynirli Biberli Omlet

6/03/2017
Ramazan'da omlet tarifi olur mu demeyin, sahur için harika bir alternatif olabilir bence. Geçen aylarda instagramda otlu omlet paylaşımıma sevdiğim bir ablam yorum yapmıştı, bir de biberli peynirli dene nefis oluyor diye. Ben hemen denedim ve bayıldım, sonrasında da pazar kahvaltılarımızın gözdesi oldu. Ama bir türlü fotoğraflayıp yayınlayamamıştım, kısmet bugüneymiş.

Kavrulmuş biberi seviyorsanız bu omleti mutlaka deneyin, o biber tadı peynirin lezzetiyle birleşip ağızda harika bir tat bırakıyor. Siz isterseniz farklı baharat eklemeleri yapabilirsiniz, ben bu şekilde tercih ediyorum ki biberin tadını bastırmasın.

Nohut Yemeği (Etsiz)

5/30/2017

Ramazanda keklere böreklere ara verip biraz ana yemek yayınlayayım dedim :) Nohut yemeği bizim evde sıklıkla pişer, çünkü ailenin 3 ferdinin de severek yediği nadir yemeklerdendir. Özellikle evdeki minik epey yemek seçtiği için nohut, mercimek gibi sevdiği yemekleri sık pişiriyorum.

Bu arada ben genellikle bakliyatları etsiz ve kıymasız, bol soğanla pişiriyorum. Hem kolay geliyor kıyma kavurmakla uğraşmıyorum, hem de gayet lezzetli oluyor. 

Tarifte verdiğim üzere, fasulye ve nohutu düdüklü tencerede pişiriyorum, normal tencerede epey zor pişer diye düşünüyorum, hiç denemedim. Genelde o kadar bol vakit kalmıyor işten gelip yemek pişirmeye :)

Domatesli Şehriye Çorbası

5/28/2017

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar diliyorum,sağlıkla bayrama ulaşmak nasip olsun inşallah. Ramazana özel bir tarif vermiycem ama sonuçta iftar sofrasında önden bir çorba mutlaka olur diye düşünüyorum, o yüzden belki siz de iftara bir domatesli şehriye çorbası yaparsınız :)

Aslında domatesli şehriye en basit ve pratik çorbalardan biridir ama çok sık yapmıyorsanız ya da ilk kez yapacaksanız o şehriyenin ölçüsü tutmazsa, ya su gibi ya da pilava dönmüş bir çorba ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Ben ilk evlendiğimde annemin göz kararı verdiği ölçüye güvenip lapa kıvamında bir çorba yapmıştım da oradan biliyorum :))

Bu arada lezzetli bir sonuç için güzel domatesler kullanmak şart, kışın da yazdan hazırladığım domates konservelerini kullanıyorum. Biraz da salça ekliyorum. Hele ki et ya da tavuk suyu ile yaparsanız tadına doyulmuyor.

Şimdi gelelim tarife, 

Sütlü Mayalı Poğaça

5/22/2017
sütlü poğaça
Haftasonu bitişik komşumuzun kızının doğumgünü vardı, ben de bir şeyler yapayım dedim, poğaça yaparsan iyi olur dedi. Fırsattan istifade değişik bir tarif deneyeyim de, bir taşla iki kuş vurmuş olurum diye düşününce, ortaya bu sütlü, mayalı, pamuk gibi yumuşacık poğaçalar çıktı.
Normalde çok fazla mayalı poğaça yapmıyorum, mayalı olarak yaptığım ekmekler dışında bir de açma tarifim var, genellikle onu yapıyordum. Ama açma tabii daha zahmetli, açıp tereyağ sürmek sarmak falan derken biraz el oyalıyor. Bu ise öyle mi, elinde yuvarla koy tepsiye :)

Çilekli Brownie

5/10/2017
cilekli brownie

Haftasonu instagramda çilekli brownie paylaşıp tarifini hafta içi yazacağımı söylemiştim ki niyetim en geç salı yayınlamaktı. Tabii evdeki hesap çarşıya uymuyor, p.tesi işe gittikten sonra karın ağrısı, halsizlik falan başladı, daha önce de bir kaç kez zehirlendiğim için tahminimce zehirlenmiştim.

Normal şartlarda hemen hastaneye gider serum taktırırdım, bu sefer sanki çok şiddetli değil atlatırım dedim ama öyle olmadı. Bugün çarşamba, epey bir halsiz düştüm, sonunda şirket doktoru antibiyotik yazdı. Neyse zorunlu detoks oldu diyerek iyi tarafından bakıyorum.

Biraz kendime geldim de hemen merakla beklenen çilekli brownie tarifini ekleyeyim dedim. Aslında daha önce verdiğim brownie tarifini yapıp üzerine çilekler koydum. Onun dışında farklı bir şey yok.

Limonata Ferahlığında Limonlu Kek

5/03/2017
limonlu kek
Havalar ısınmaya başladı mı benim de aklıma düşüveriyor limonlu tarifler :) Limonatalar, limonlu cheesecakeler, limonlu tartlar geçiyor gözümün önünden. Rengiyle, kokusuyla, ferah lezzetiyle yaza çok yakıştırıyorum limonu. 

Haftasonu kalktım limonata tadında bu güzel keki yaptım, daha pişerken evi saran limon kokusuyla gönlümü fethetti. Yumuşak puf puf yapısı zaten bir kekte olmazsa olmazım. Her ısırıkta ekşi ekşi gelen limon tadıyla içiniz ferahlıyor. 

Kullandığımız yoğurt sayesinde limon tadı daha da ön plana çıkıyor, ama öyle rahatsız edici, diş kamaştırıcı bir tat değil, gayet kıvamında tatlı ekşi bir lezzet.

Bebeğinize Fransız Kalın

4/29/2017

Bebeğinize Fransız Kalın kitabı Gün Yayıncılık’ın son çıkardığı kitaplardan biri. Ben Türkçe olarak basılacağını öğrendiğim günden beri sabırsızlıkla bekliyordum. Orjinalini okuyup çok beğenen arkadaşlarım vardı. Gün yayıncılık sağ olsun baskıdan çıkar çıkmaz sıcağıyla 2 tane gönderdi biri benim biri de sizlerden biri için, yazının altına yorum bırakan kişiler arasından 1 kişiye hediye edeceğim. (Çekiliş için son tarih 5.Mayıs) Not: isimsiz yorumlar çekilişe dahil edilmeyecektir. Lütfen isim bırakarak yorum yapın.

Hamile kaldığımı öğrendiğim günden beri yani 5 yıldır o kadar çok anne-bebek kitapları okudum ki, sayısını hatırlamıyorum. Ama içlerinde çok severek okuduğum sayılıdır. Bazıları çok sıkıcı geldi, bazılarını uygulamak imkansızdı falan filan. Tabii ki çok faydasını gördüklerim de oldu. Ama bu kitap hem keyifli bir anı romanı gibi hem de gerçekten çok faydalı bilgiler var. Keşke Gökçe doğmadan okusaydım. 

Kitabın yazarı Pamela Druckerman Amerikalı bir gazeteci, eşinin işi sebebiyle Fransa’da yaşamaya başlıyor. Orada yaşarken hamile kalıyor ve bebeği olduktan sonra daha önce hiç dikkatini çekmeyen bazı şeyler ilgi odağı haline geliyor. Mesela nasıl oluyor da bir kafede tüm Fransız anneler keyifle kahvelerini içerken o çocuğuyla uğraşmaktan bir şeye fırsat bulamıyor, restorantta kendi çocuğu yemek gelene kadar ortalığı talan ederken nasıl oluyor da Fransız bebeleri sakince yemeğin gelmesini bekliyor, o da ne, parkta hiçbir çocuk elinde bir şeyler atıştırmıyor. 3 aylıktan itibaren kendi kendine uyuyan çocuk mu? herhalde şaka olmalı derken konuyu derinlemesine araştırmaya karar veriyor. 

Elektrik Faturasında Avantajlı Tarife

4/28/2017

Bugün yeni öğrendiğim bir şey hakkında sizi de bilgilendirmek istedim, konumuz hepimizin sorunu olan faturalar? Elektrikti, suydu derken tonla para döküyoruz her ay. Peki bu ücretleri azaltmak mümkün mü? Evet. Peki nasıl?

Ben farklı farklı firmalardan elektrik hizmeti alabileceğimizi bilmiyordum, cehaletime verin, valla hiç ilgilenmemişim bu konuyla :) Meğer farklı farklı elektrik tedarikçileri varmış ve farklı tarifeler sunabiliyorlarmış. Aynı GSM operatörleri gibi.

Mesela Enerjisa bu elektrik tedarikçilerinden biriymiş ve aylık ortalama 82 tl'nin üzerinde fatura ödüyorsanız serbest tüketicilik sayesinde avantajlı tarifelerden yararlanabiliyormuşsunuz. Açıkçası bizim elektrik faturası 80 liranın üstüne çıkmıyor ama çok elektrik tüketimi olan aileler için araştırılması gereken bir konu.

Havuçlu Dereotlu Poğaça

4/24/2017
Çok sık poğaça yapmıyorum ama aslında şöyle fırından yeni çıkmış kıyır kıyır bir poğaçaya da hiç hayır diyemem doğrusu :) Bu güzel tarifi çok sevdiğim arkadaşım İlknur'un Anne Mutfak Perisi blogunda görmüştüm ve bir gün yaparım diye kaydetmiştim. Zaten bir sürü denemek istediğim tarifi var :) Mutlaka takip edin siz de. 

Geçen haftalarda bir pazar evde yayılmışken, arkadaşları aradım napıyorlar diye, dışarıdaymışlar dönüşte gelin çay içelim dedim. Önceki gün yaptığım bir kekim vardı, bir de poğaça yapayım dedim. O zaman aklıma geldi bir kenara kaydettiğim bu poğaça. Yapması çok kolay, maya falan olmadığı için beklemek gerekmiyor, en güzeli de oda ısısında yumuşamış tereyağ kullanılmıyor, acil durumlarda yağın yumuşamasını beklemek bana çok zor geliyor ve tariften vazgeçiyorum :))

Çilekli ve Damla Çikolatalı Kek

4/18/2017

Bizim evde minik bir çilek canavarı var, o yüzden mevsimi gelince almaya başlanır, yaz bitene kadar da evden çilek eksik olmaz. Ee tabii hal böyle olunca benim aklımdan da sürekli çilekle neler yapsam diye düşünceler geçer :)

Haftasonu annem çilek almış, Gökçe ondayken 1 kase yemiş, 8-10 tane kalanı da bana verdi yersiniz çok güzel diye. Ben onu dolaba koydum unuttum, baktım ki ertesi güne çıkmayacak, yumuşamaya başlamış. Dedim ki bir kek yapayım ben bunlarla. Çok zaman önce kaydettiğim bir tarif vardı pinterestte. Onu denedim. Kim yediyse çok beğendi, o yüzden rahatlıkla söyleyebilirim ki denemelisiniz :) 

Kek Unu Ne İşe Yarar ve Nasıl Yapılır

4/13/2017
kek unu

Türkiye'de son 3-5 yıla kadar tek çeşit un vardı market raflarında, o da çok amaçlı beyaz un (all purpose flour). Biz zaten her tarifte bunu kullanırız, kek de yapsak ekmek de yapsak tek çeşit unla işimizi halederiz. Gerçi son yıllarda, marketlerde unlara ayrılan bölüm epey zenginleşti, farklı ekmekler için farklı unlar, değişik tahıl unları, hatta bakliyat unları derken envai çeşit un bulunabiliyor. Ama yine de hepimizin evinde mutlaka standart beyaz un vardır. 

Açıkçası ben de hemen her şeye aynı unu kullanıyorum ama Amerikan tariflerinde bahsedilen Cake Flour (Kek Unu) son dönemde epey ilgimi çekti. Üstelik bunun evde de kolayca yapılacağını görünce kek yaparken artık kek unu kullanmaya başladım.

Peki normal unla kek unu arasında ne fark var? En büyük fark protein oranları ki bu aslında glutene dönüşen kısım. Kek ununda %8 iken protein oranı, çok amaçlı unda %10-11 seviyesinde. Kek yaparken protein oranının düşük olması istenir çünkü kekin puf puf olması için çok az glutene ihtiyacımız vardır. Bu yüzden de kek unla yapılan kekler daha nemli daha puf puf olacak.

Yalancı Tavuk Göğsü

4/03/2017
yalancı tavuk göğsü

Bugün yine nostaljik bir tarifle karşınızdayım, annemin tarif defterinden aldığım bu yalancı tavuk göğsü 80 li yıllarda altın günlerinin popüler tatlısıydı :) O zamanlar internet falan yok tabii, bir kaç tane bilinen yemek kitabı vardı, dolayısıyla 15-20 tarif dönüp duruyor, herkes onları yapıyor. Bu tatlıyı da annem çok güzel yapardı, geçen gün aklıma gelince hemen kalktım yaptım epeydir yememiştim, iyi oldu.

Yalancı tavuk göğsü denme sebebi, normalde içinde tavuk göğüs eti olur bu tatlının, ama bunda olmadığı için yalancı tavuk göğsü diyoruz. Gökçe duyunca anlam veremedi, neden anne yalan mı söylüyormuş tatlı dedi, çok güldüm :))

Peynirli Otlu Omlet

3/29/2017

Siz de benim gibi yumurtasız kahvaltıyı kahvaltıdan saymayanlardansanız, bugüne kadar türlü türlü omlet denemiş olmalısınız. 

Bizim evde pazar günleri %90 patatesli omlet yapılır, çünkü evin diğer iki ferdi de bu omlete hayır demediği için herkesi tek seferde mutlu etmek en güzeli. Ama c.tesileri tamamen kendime özel deneysel çalışmalar yapıyorum omlet konusunda :)) Evin erkeği çalıştığı için biz Gökçe'yle kahvaltı ediyoruz, ona istediği gibi bir yumurta yapıp kendime değişik omletler hazırlıyorum.

Geçen cumartesi baktım dolapta tazecik yeşillikler var, dereotu, maydanoz ve peynirle bu nefis omleti hazırladım. Siz de daha önce bu şekilde bir omlet yemediyseniz denemenizi tavsiye ederim. 

Aşağıdaki ölçüler 1  kişilik omlet içindir.

Her Yaşın Kitabı: Mucize

3/26/2017

Eskiden beri blogumu takip ediyorsanız hatırlayacaksınız, sık sık kitap ve film paylaşımları yapardım bir zamanlar. Sonra ne olduysa birden bire tamamen yemek bloguna döndü Özge'nin Oltası. Aslında insagram'ın da bunda payı var diyebilirim. Çünkü orada mutlaka paylaşıyorum okuduğum kitapları, sonra ayrıca detaylıca bloga yazmak gereksiz gibi geliyor. Film derseniz maalesef doğumdan sonra eskisi kadar film izleme fırsatım olmuyor, Gökçeyi uyuttuktan sonra kendime kalan kısa zamanda da takip ettiğim bir iki yabancı dizi var onları izliyorum ancak. (Şu anda izlediklerim "How to Get Away With Murder - This is Us)

Diyeceğim o ki, bundan sonra en azından ayda bir tane kitap yazısı yazmayı hedefliyorum, inşallah başarırım. Okuma konusunda sıkıntı yok, en az ayda 1 kitap bitiriyorum ama yazmaya gelince yemek tarifi verir gibi güzel anlatamıyorum hislerimi :))) 

Neyse şimdi son okuduğum kitaptan bahsetmek istiyorum, ismi "Mucize". Benim pek dikkatimi çekmemişti, geçen gün ofis arkadaşım Talya, ya sen şu Mucize'yi okudun mu dedi, ne ki o dedim, hani kapağında tek gözlü bir çocuk var görmüşsündür deyince hayal meyal hatırladım. Hemen Kindle'a indirdim ve akşam okumaya başladım. (İşte Kindle'ın en sevdiğim tarafı istediğin kitabı eğer şansın varsa 2 dk içinde elinde buluyorsun) 

O kadar kolay okunan bir kitaptı ki 2 günde bitirdim. Çok  da keyif aldım. Bu arada okurken kitabın dili ve basitliği dolayısıyla acaba bu çocuk kitabı olabilir mi dedim ve araştırdım, çocuk kitabı olduğunu söylüyorlarlar, 10 yaşından itibaren çocukların da okuyabileceği bir kitap. Ki benim tavsiyem mutlaka çocuklarınızın da okumasını sağlamalısınız. İçinde manevi değerlere, nezakete, sevgiye dair çok anlamlı dersler var...

Karnabahar Çorbası

3/24/2017
Karnabahar çorbası yapmak pek yoktu aklımda, dolapta uzun zamandır bekleyen karnabaharı görünce, bunu biraz daha bekletirsem çöpe gidecek en iyisi acilen değerlendireyim dedim. Yemek olarak değerlendirebilirdim, ama ben karnabaharı ancak fırında graten şeklinde seviyorum ve o an o kadar uğraşmak istemediğim bir andı. O zaman birazını çorba yapayım kalanını da yumurtalı kızartma şeklinde yapıp yiyeyim dedim :)

Tamamen kafadan uydurduğum bu çorba çıktı ortaya, karnabahar tek başına lezzetli olmaz biraz soğan ve patates koyayım ki Gökçe'yi de yemeye ikna edeyim diyerek patates ve soğanı dahil ettim listeye. Krema ilk başta hesapta yoktu aslında, çorbayı blenderdan geçirdiğimde tadına baktım, pek de iştah açıcı sayılmazdı, hele ki Gökçe ilk kaşıktan sonra yüzünü buruşturup ben bunu yememmm diye kaçardı kesin. Acil bir çözüm bulmalıyım derken, dolapta önceki gün yarısını kullandığım krema paketini gördüm. Bence içine girdiği her yemeği lezzet şölenine dönüştüren bir malzeme kendisi :)

Cheesecake Tadında Waffle

3/20/2017

Haftasonu Gökçe yine waffle isteyince, fırsat bu fırsat diyerek, ben de waffle'dan değişik bir tatlı yapayım dedim :) Labneli kreması ve yabanmersinli sosuyla tam da cheesecake tadında bu wafflelar çıktı ortaya. Yapması zor değil, bir kaç aşaması olduğu için uğraştırıcı gibi duruyor ama hepsi de evde olan malzemeler olduğu için sorun olmuyor.

Bu güzel tatlıyı yapmak için öncelikle güzel bir waffle yapmam gerekiyordu, normalde blogda yayınladığım bir waffle tarifim var ama beni bilenler biliyor sürekli aynı tarifi kullanmaktan sıkılıyorum ve belki de daha iyisi vardır diye aramaya başlıyorum :) Tabii yine öyle oldu. 

Uzun zamandır çok severek takip ettiğim, hangi tarifini denesem sonucunun harika olduğu yemek.com da buldum aradığımı. Gerçekten girince çıkamadığım bir site kendisi, o kadar çok tarif var ki yapmak için not aldığım, inşallah hepsini deniycem. Neyse, sonucun iyi olacağından emin bir şekilde waffle hamurumu hazırlayıp dolapta dinlenmeye bıraktım. Daha önce yapmadıysanız belki çekiniyorsunuzdur ama evde waffle yapmak gerçekten çok kolay ve de eğlenceli. 

Yabanmersini Sosu (Marmelatı)

3/19/2017

Bu tarif biraz zamansız bir tarif olacak, bu mevsimde yabanmersini (blueberry) nereden bulucaz diyebilirsiniz. Ben yazın buzluğa attığım yabanmersinlerini kullanarak bu marmelatı yaptım ve yarın bunu sos olarak kullandığım bir tarif vereceğim. O yüzden bir köşede dursun. Buzlukta yabanmersininiz yoksa yazı bekleyin ama bu tarifi de bir kenara kaydetmeyi unutmayın :)

Normalde yazın yarım kilo kadar yabanmersini alıp dondurucuya atıyorum çünkü tariflerde süsleme amacıyla kullanmayı seviyorum. Geçen sene tam da artık bulamam dediğim sırada migrosta yarım kilosu 10 tl'ye reçellik yabanmersini bulmuştum. Diğerlerine göre biraz iriydi ve daha az ekşiydi. 

Haftasonu bir tarif denemesi yaptım ve yabanmersinli bir sos kullanmak istedim. İşte bu da o şekilde ortaya çıktı. Bunu her türlü dondurma, yoğurt veya keklerinizin üstüne sos olarak kullanabilirsiniz ama yapılış açısından marmelata benziyor o yüzden kahvaltıda da kaymağın üstünde mayhoş tadıyla nefis olacak :)

Nefis Bir Muzlu Kek...

3/13/2017
Haftasonu kasvetli ve yağmurlu havayı görünce kendimi mutfağa atıp kek yapmaya karar verdim :) Bence bu havaların en güzel eşlikçisi mis kokulu bir kek ve çay. Tam nasıl bir kek yapsam derken arkadaşım aradı, uygunsanız görüşelim kızlar da oynar hem dedi. Harika, çayın yanına dost sohbeti de eklenince tam oldu. 

Bu arada instagramdan takip edenler diyecek ki, sen gluten diyeti yapmıyor muydun hayırdır ne keki, neler oluyor. Evet bugün itibariyle tam 1 ay oldu gluten içeren şeyler yemiyorum. Son dönemin modası olduğu için ya da gluten intoleransım falan olduğundan dolayı başlamadım, bende hashimoto var, bir nevi otoimmün hastalığı, genellikle tiroid hastalığı diye bilinir ama tek zarar verdiği şey tiroid değil. Vücutta bir çok garipliğin sebebi aslında, saç dökülmesinden cilt kuruluğuna kadar. Çaresi ve tedavisi yok, doktorlar sürekli tsh değerlerini takip edip tiroid ilacının ayarlamasını yapıyor o kadar.

Biraz Çaydan Bahsedelim...

3/10/2017
Ben çayın çok sevildiği, tam anlamıyla çay tiryakisi bir ailede büyüdüm, annem akşam yemeğini yerken çayın suyunu koyar ki yemek sonrası hazır olsun. Benimse iş hayatına başlayana kadar çayla aram hiç yoktu. kahvaltıda bile çay içmez suyla kahvaltı ederdim :) İş hayatına atılınca, ofiste sıkıntıdan dur bir bardak içeyim, bir bardak daha derken, iyice kaynaştık. Annem gibi ben de kaliteli ve hakkıyla demlenmiş çayı ayırt edebilmeye başladım. 

Üstüne bir de eşimin hem anne hem baba tarafı Rize kökenli olunca çay hayatımızın parçası haline geldi. 5-6 yıl önce Rize’ye gittiğimde gördüğüm manzara karşısında ağzım açık kalmıştı. Evlerin önü arkası yolların kenarı, aklınıza gelebilecek en ufak toprak parçasında bile çay ekili. Tam anlamıyla bir yaşam tarzı diyebilirim.

Hardal Soslu Az Yağlı Brokoli Mücveri

2/21/2017

Mücver denildiğinde akla tabii ki önce kabak mücver geliyor biliyorum. Ama aslında mücver bir çeşit pişirme tekniği ve çok farklı sebzelerle de yapılabilir. Canım mücver çekince kabak mevsimi de olmadığı için ne yapsam derken, dolapta brokoli olduğunu görüp bu nefis brokoli mücverini yaptım. 

Renk ve lezzet versin diye biraz havuç ekledim, taze soğansız mücver olmaz dedim iki dal da taze soğan koydum :) Mücverin en iyi yanı da bu, sevdiğiniz sebzeyi otu ekleyip dilediğiniz lezzette mücverler pişirebilirsiniz.

Özellikle brokoli sevmeyen ama mücver yiyenlere brokoli yedirmek için güzel bir tarif bu, çok fazla brokoli tadı almıyorsunuz çünkü, hele ki tarifini verdiğim hardallı sosla yerseniz tadına doyamayacaksınız.

Muzlu Yulaflı Kurabiye

2/15/2017
mis kokulu muzlu kurabiye

Geçtiğimiz c.tesi bizim kızlar buluşması vardı yine, arada bir bahsediyorum, çok yakın 2 arkadaşım, hatta biri eşimin kuzeni bitişik sokaklarda oturuyoruz, kızlarımızın arasında da az yaş farkı var ve çok iyi anlaşıyorlar, dolayısıyla biz 3 anne 4 kız, işimizin olmadığı her c.tesi birlikteyiz. Yeni tariflerimi ilk deneyenler genelde onlar oluyor, çünkü buluşmayı bahane edip illa ki yeni bir tarif denemesi yapıyorum :)

Bu sefer evdeki yumuşamaya başlamış 2 muzu ve Makarna Lütfen'den aldığım organik yulaf ezmesini kullanarak bir kurabiye yapmak istedim, aradım taradım bu güzel muzlu yulaflı kurabiye tarifini buldum. Üzerinde biraz ekleme çıkarma yaptım, sonuç hem çocukları hem büyükleri mutlu etti. 

Aşağıdaki ölçülerle yaparsanız 30'a yakın kurabiye çıkıyor ben yarım ölçü yaptım büyük büyük 13-14 tane çıktı.