Top Social

Nar Gibi Kızarmış Dana Haşlama

2/25/2014
Haşlama et, her ne kadar hasta yemeği gibi görünse de, tuzu, limonu yerinde olunca çok lezzetli bir yemek oluyor. Kısıtlı zamanlarda benim en büyük kurtarıcılarımdan biridir. Düdüklüye eti, sebzeyi at haşla, üstüne limon sık ye, ohh mis :) 

Geçenlerde anneme yemeğe gittiğimizde annem farklı bir şekilde yapmıştı, eşim bayıldı, hatta bana "Bunu öğren de bu şekilde yap sen de" demeyi ihmal etmedi :) O ister de ben yapmaz mıyım, hemen yaptım, sizinle de paylaşayım dedim.

Aslında çok basit, etleri düdüklüde iyice pişirdikten sonra fırın tepsisine koyup yanına iri iri patatesleri dizip fırınlıyoruz, hem patatesler pişiyor hem de etlerin üstü kızarıyor. Sonuçta nefis bir yemek çıkıyor ortaya. Daha önce bu şekilde yapmadıysanız denemenizi tavsiye ederim.

Samsung, Hayalinin Peşinden Gidenleri Arıyor

Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile  tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor.

İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor.

“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.

Zaman Yolcusunun Karısı

2/19/2014
İlk önce aynı adlı filminden haberim oldu, bir türlü izleyemedim. Daha sonra kitabıyla ilgili çok güzel yorumlar okudum ve filmini boşver kitabını okuyayım ben dedim. İyi ki de öyle yapmışım. Uzun süredir elimde bu kitap, vaktim olsa bir iki haftada biterdi ama ben ancak Gökçe'yi uyuttuktan sonra kendim de sızmadıysam eğer bir iki sayfa okuyabiliyorum. Dolayısıyla 4-5 aydır bitirmeye çabalıyorum.

Clare ve Henry'nin muhteşem aşklarına bu kadar uzun süre tanıklık edince, kitabı bitirip rafa koyduğumda bir eksiklik hissettim.

Konuyu anlatıcam, ama merak etmeyin kitabın büyüsünü bozacak bir şey söylemiycem;

Henry "Genetik Krono Bozukluğu" denilen bir problemle doğuyor ve 5 yaşındayken zamanda istemdışı yolculuklarına başlıyor. Geçmişe veya geleceğe ışınlanıyor, çırılçıplak bir halde, bilmediği bir yerde ve zamanda buluyor kendini. Ne zaman olacağını ve ne kadar süreceğini bilmeden.

Çikolatalı Cevizli Toplar (Çikotop)

2/17/2014
İki hafta önce kuzenimin kızının doğumgünü vardı, ben de bir şeyler yapıp götüreyim diye düşünürken, aklıma bu çikolatalı toplar geldi. Hem yapması kolay hem de görüntüsü güzel.

Daha önce hiç yapmamıştım, hangi tarifle yapsam derken sonunda sevgili Gülay'ın tarfini kullandım, sonucu çok beğendim. Görüntüsü ve lezzetiyle doğumgünündeki çocukların da favorisi oldular. 

Aslında son yayınladığım tariflerden biri de bisküvili mozaik pastaydı, birbirlerine benzedikleri için bunu sonra mı yayınlasam diye düşündüm, ama sabredemedim :) Siz de bir an önce yapın diye hemen paylaşıyorum. Umarım beğenirsiniz.

Farklı Bir Sunumla Reçelli Ekmekler

2/13/2014
Aslında bir tarif değil de farklı bir sunum yöntemi önericem bu sefer. Kahvaltı sofralarınızda hoşluk yaratmak için. Gerçi twitterda geçen hafta ufak çaplı bir serzenişte bulunmuştum, "Yeter artık kalpli mesajlardan bıktım" diye. 14.Şubat'ı önemsemeyenler grubundanım ben de, iki kişi arasındaki özel bir şeyi dünya çapında kutlamak bana çok saçma geliyor. Dolayısıyla bu yazıyı da yayınlamasam mı diye çok düşündüm. Ama illa kalpli olmasına gerek yok, siz çiçek ya da başka bir şekil de yapabilirsiniz :)

The Best Offer: Gizem ve Sanat Dolu Bir Film...

2/10/2014
Cumartesi günü Gökçe bize bir güzellik yapıp akşamüstü saat yedide uyuyunca ve bir saat sonra uyanır diye beklerken, gece uykusuna geçiş yapınca, biz de fırsattan istifade film izleyelim dedik. Hatta ben Gökçe uyumak üzereyken eşime whatsapp ten "hemen film seçip bilgisayarı ayarla Gökçe uyumak üzere" diye mesaj attım ki vakit kaybetmeyelim :) 

Eşim "The Best Offer"ı seçmiş, laptop'ı TV ye bağlamış beni bekliyordu. Filmin adını hiç duymamıştım daha önce, konusunu okuyunca da çok ilginç gelmedi ama İMDB puanı 7,9 olunca vardır bir hikmeti dedim. Hem de ne hikmetmiş aman aman. Son dönem izlediğim en güzel filmdi diyebilirim.
İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore'nin son filmi, 2013 yapımı "The Best Offer", orjinal ismiyle "La Migliore Offerta", son derece durağan ve uzun bir film olmakla birlikte, öylesine sürükleyici ve görsel olarak mükemmel ki, bir an bile sıkılmıyorsunuz izlerken.

Başroldeki Geoffrey Rush'ı en son The King's Speech filminde izlemiş ve o zaman da hayran olmuştum oyunculuğuna. Bu filmde de rol yapmıyor resmen yaşıyor rolünü. Dolayısıyla da sizi tamamen filmin içine çekiyor. Duruşuyla, ses tonuyla, bakışlarıyla on numara bir oyunculuk sergiliyor her zaman olduğu gibi.

Yağsız Unsuz Mozaik Pasta

2/07/2014
Gökçe'nin hayatıma girmesiyle birlikte bambaşka bir dünyaya da merhaba dedim. Daha önce hiç ilgilenmediğim konular en büyük önceliğim oldu. AVM'ye gittiğimde mesela kendimi sürekli bebek mağazalarında buluyorum artık. Kendime bir şey almaktansa Gökçe için alışveriş yapmak beni daha çok mutlu ediyor. 

Aynı yollardan geçmiş tecrübeli annelerle muhabbet etmek de en sevdiğim şeylerden biri, hamile kaldıktan sonra özellikle twitter'da bir çok anneyle tanıştım, sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz. Yine aynı dönemde tanıştım internetanneleri.com sitesiyle. Anneler için harika bir platform. Çok güzel etkinlikler düzenliyorlar (ki genelde haftaiçi olduğu için pek katılamıyorum :( Anne yazarların yazdığı faydalı yazılar var. Çocukla seyahat, hamile giyimi, çocuk eğitimi v.s. gibi konularda bir çok paylaşım var. 

Eee var da bunun mozaik pastayla ne ilgisi var diyeceksiniz :) Bazı şeyleri kestirmeden anlatamama gibi bir huyum var benim :) Şunu demek istiyorum aslında, geçtiğimiz günlerde İnternet Anneleri bana da yazarlık teklif etti, tariflerinle bize konuk olur musun dediler, ben de kabul ettim. Ve işte ilk tarifim de bu harika Mozaik Pasta oldu.

Banyo Keyfimiz

2/06/2014
Hamile kaldığım andan itibaren, yediğim ürünler yanında cildime sürdüklerime de çok dikkat etmeye başladım. Özellikle paraben, alerjen parfüm, alkol içeren ürünlerden uzak durdum. Daha karnımdayken bu kadar özen gösterdiğim bebeğime, doğduktan sonra hangi ürünleri kullanacağım da büyük bir soru işaretiydi, o dönemde katıldığım Johnson’s® Baby Bebek Bakım Semineri'nde kafamdaki soru işaretleri de kayboldu.

Gökçe doğduğundan beri kullandığımız Johnson’s® Baby'den geçtiğimiz hafta harika bir hediye paketi aldık, bu vesileyle banyo keyfimizi sizinle de paylaşmak istedim. 

İnsan anne olmadan önce içinde nasıl bir annelik güdüsü olduğunu bilmiyor. Oysa bebeği doğduğu andan itibaren bir anda içinden bir anne ruhu çıkıyor, daha önce hiç yapmadığı şeylerin bile sanki yıllardır yapıyormuşçasına üstesinden geliyor. Hatta bir süre sonra bebeğin gözüne baktığında ne istediğini anlayacak kadar uzmanlaşıyor.

Bebekli hayata alışma sürecinde bizi en korkutan şey banyo seanslarıydı. Başlangıçta, bir yeri incinir mi, üşütür mü diye panik oluyorduk. En önemlisi de, bebekler gözüme su kaçmasın diyerek gözünü kapatacak durumda olmadığı için gözüne şampuan kaçıp ağlamasından korkuyorduk.  Tabii bir süre sonra anladık ki bu korkumuz tamamen yersizmiş. Doğduğundan beri Johnson’s® Baby Şampuan kullandığımız için, gözleri hiç yanmadan, kızarmadan rahatça yıkanıyor.

Sosyete Mantısı

2/04/2014
Sosyete mantısı bir çok kişinin bildiği bir tariftir belki ama ben o kadar çok seviyorum ki, blogda bulunsun istedim. Çocukluğumdan evleninceye kadar geçen sürede pazar akşamları bizim evde normal yemek yapılmazdı, annem ya börek yapardı, ya pizza ya da pide v.s. Yani böyle ev yapımı fast food tarzı şeyler yerdik.

İşte bu sosyete mantısı dedikleri de pazar günleri sıklıkla yapılanlardandı. Evlendikten sonra bir akşam değişiklik olsun diye yaptım, eşim "akşam yemeğinde börek mi yiycez ki" dedi :)) Bu arada kendisi kek, börek, kurabiye türevi hiç bir şeyi sevmez. Tabii ben bunu börek gibi düşünmemiştim de eşim söyleyince kendime geldim :) Şimdi sadece çay partilerinde arkadaşlarıma yapıp ikram ediyorum.