Top Social

Mutlu Yıllar

12/31/2014

Zencefilli Kurabiye Ağacı

12/29/2014

Yılbaşı dönemini seviyorum, özellikle mutfakla ilgili olan Amerikan adetlerini de seviyorum. Özenti diyebilirsiniz ama ilgisi yok, konu mutfak olunca her türlü fikre açığım. Zencefilli kurabiye mesela, tadını bırakın kokusuyla bile insanın gönlünü fethediyor. Evde bıraktığı o kurabiye kokusu müthiş.


Ben de o kokuya karşı koyamadığım için her sene değişik şekillerde Zencefilli Kurabiye pişiriyorum. Bu senenin kurabiyeleri de geçtiğimiz haftasonu pişti. Bu sefer, geçen yıl Pinterest'te gördüğüm ama elimde uygun kalıp olmadığı için yapamadığım çam ağacını yaptım. Bunun için çeşitli boylarda yıldız kalıplar gerekiyordu, bu sene Tchibo'da görünce hemen aldım ve işte karşınızda kurabiye ağacım.

Yılbaşı Sofrası Önerileri

12/26/2014

Geçtiğimiz yıl bu zamanlar, blogda yılbaşı menüsü için öneriler yapmıştım. Aslında yeni bir şey yoktu, var olan tariflerimi derleyip bir araya getirmiş ve sunmuştum. 

Umduğumdan daha çok okundu diyebilirim. O yüzden bu sene yine, yıl içinde yayınladığım tariflerimden öneriler yapmak istedim. Belki gözünüzden kaçanlar olmuştur, bu vesileyle hatırlatmak istedim :)

Bu yılbaşı sımsıcak bir lezzet arayanlara: Pakmaya ile Fırında Elmalı Keşkül

12/25/2014
Kış mevsiminin iyilik ve sağlık dolu meyvesi elmayı hepimiz tüketiriz de tatlısı pek alışkanlıklarımız arasına girmemiştir. Oysa Fırında Elma, kolaylığı yanı sıra, olağanüstü lezzetiyle de büyük küçük ailenizin her ferdinin, misafirlerinizin gözdesi olmaya adaydır. Hele buna küçük bir lezzet dokunuşu da eklerseniz...

İşte yakın bir zamanda denediğim Pakmaya ile Fırında Elmalı Keşkül böylesi bir tarif: İçinde az miktarda Pakmaya Buğday Nişastası var. Farkı yaratan da, Pakmaya’nın geleneksel Türk tatlıları serisinde çıkardığı mis gibi yoğun badem lezzetli Pakmaya Keşkül... Fırında elma ile buluşunca, tarçınla da süslenince gerçekten zarif bir tatlı oldu. Ve benim vazgeçilmez tarifler listemin ilk sıraları arasına girdi...

Pakmaya ile Fırında Elmalı Keşkül ve daha pek çok özel tarif için mutfaginyildizi.com ve Mutfağın Yıldızı Facebook sayfasını takip etmenizi mutlaka öneririm.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bir Kez Daha - Hayata Dair -

12/24/2014

İlk kez 2.Ekim de katılmıştım Deniz Şafak'ın sunduğu Hayata Dair programına. İlk TV deneyimimdi, üstelik de canlı yayın... Her şeye rağmen çok keyif almıştım ve güzel anılarım arasına eklemiştim. Geçen hafta, programın yapımcısı Emine Hanım arayıp, tekrar davet edince hemen kabul ettim :)

Paylaşmak istediğim tariflerim vardı, güzel bir fırsattı, değerlendirmek lazımdı. Hemen iki tarif seçtim, son dönem blogun popüler tarifleri arasında olan Balkabaklı Kek ve benim çok sevdiğim Mantarlı Kiş'i yaptım.

Pırasa Çorbası

Yine çok alışık olmadığımız bir çorba tarifiyle karşınızdayım :) Pırasa çorbası, son dönem yaptığım tüm çorbalar gibi, Gökçe'ye çorba denemelerim sonucunda ortaya çıktı. Ve öyle lezzetli oldu ki sizinle paylaşmadan duramadım. 


Klasik çorbalardan sıkıldıysanız, kış mevsimi çorbasız sofra olmaz diyenlerdenseniz, işte size güzel ve bol vitaminli bir alternatif. Benim elimde geçen hafta dalindankoptu.com dan aldığım tazecik pırasa ve havuçlar vardı. Onlarla yaptım bu çorbayı, lezzetine lezzet kattı.

Geliri Yırca'ya gidecek ZEYTİN AJANDASI

12/22/2014
2014 yılı boyunca ülke olarak çok çok kötü olaylar yaşadık... Hepsini saymaya kalksak bu sayfa yetmez... 

Vicdanı, yüreği olan herkesin içinin yandığı o korkunç olaylardan biri de, Soma'da 3.termik santrali yapmak için, Soma Yırca köyünde bir gecede 6000 zeytin ağacının haksız hukuksuz şekilde kesilmesiydi. İçlerinde 200 yaşını geçmiş zeytin ağaçları vardı. Tam 6000 ağaç. Hiç acımadan katledildi...

Elimizden bir şey gelmedi, tüm köy direndi ama yine de durduramadı bu gözü dönmüş doğa katillerini. Bir grup iyi yürekli insan, bundan sonra ne yapabiliriz diye düşünerek tüm geliri Yırca'ya bağışlanmak üzere 2015 Zeytin Ajandası'nı hazırlamışlar. Bu sayede yeni zeytin ağaçları dikilsin istemişler. İşte o gönüllülerin içinde benim de tanıdığım kişiler var. Çorbada tuzum olsun diyerek sizinle paylaşmak istedim. Ufacık bir katkımız olur belki o güzelim zeytin ağaçlarının yeniden yeşermesine...


NY Times'ın Ünlü Yoğrulmayan Ekmeği

12/17/2014

Son zamanlarda keşfettiğim en müthiş tarif bu diyebilirim. Aslında Pinterest'te bir kaç kez görmüştüm de denemeye fırsat olmamıştı. Bir de böyle ekmek tariflerini alıp deniyorum, istediğim gibi ya da fotoğrafta görüldüğü gibi olmuyor. O yüzden elim gitmemişti, ama bu sefer aradığım tarifi buldum. 

Sullivan Street Bakery'nin sahibi Jim Lahey'in NY Times'da yayınlanan yoğrulmayan ekmek tarifi bu. Daha önce hiç ekmek yapmamış hatta yemek bile yapmamış olsanız bunu yapabilirsiniz, garanti veriyorum :)

Tempura Tekniği İle Hamsi Kızartma ve Muhlama

12/15/2014

Geçenlerde Midtown Otel'de katıldığım ve hamsili lezzetleri tattığım bir davetten bahsetmiştim hatırlarsanız. O gün o muhteşem yemekleri hazırlayan Executive Şefi Ali Davut bizimle tarifleri de paylaşmak inceliğini gösterdi.

Ben de içlerinden birini seçip sizinle paylaşmak istedim. Muhlama üzerinde fındıklı hamsi kızartması çok değişik gelmişti bana, ayrı ayrı hem muhlama hem de hamsi kızartma yapıyorum ama üst üste sunmak aklıma gelmezdi.  (Bu arada Karadenizliler mıhlama denmesine kızıyor doğrusu muhlama:)

Yerken dikkatimi çekti, hamsi kızartması daha önce hiç yemediğim şekilde ve tattaydı. Meğer bunun sırrı bulamaç şeklinde hazırlanan tempura hamurundaymış, balıkları önce bu hamura bulayıp sonra kızartıyorlarmış. Japon mutfağında sıkça kullanılan tempura tekniğinde, sebze, balık, deniz mahsulu v.b. buz gibi soğuk hamura bulanıp çok kızgın yağa atılıyor ve bu  sayede kızartma yağ çekmiyor, hafif oluyormuş.


2015'in İlk Bebeklerinin Hediyeleri Hazır

12/12/2014
Bazı markalar var ki, adı geçtiğinde yüzümde bir gülümseme oluşuyor ister istemez... Johnson's Baby de onlardan biri... 

Gökçe doğmadan önce de bizim evde kullanılıyordu, eşimin gözleri toza karşı hassas olduğu için doktor bebe şampuanıyla yıkamasını önermişti, eşim de Johnson's Baby kullanıyordu. Gökçe doğduktan sonra da banyodan eksik olmadı ne şampuanı ne duş jeli. 

Ama beni gülümseten sebepler farklı. Mesela geçen anneler gününde ofise gelen koca bir sepet çiçeği hatırlıyorum adı geçince.

Hamsiye Doyduğumuz Gün

12/10/2014

Sanal dünyada dostluk mu olur diye düşünenlerdenseniz, size rahatlıkla söyleyebilirim ki evet olur, hem de çok güzel olur :) Son 4 senedir blog ve sosyal medya sayesinde bir çok arkadaş, dost edindim. Sanırım blog yazmanın benim için en büyük geri dönüşü de budur.

İşte o dostlardan biri canım Fatoş'cum, geçtiğimiz ay harika bir davet maili gönderdi. Nasıl içten yazılmış nasıl tatlı anlatamam. Bütün bir yıl davetlerine katılıp onu yalnız bırakmadığımız için bize teşekkür etmek istemiş. Bu sebeple meşhur hamsili pilavından yapıp ikram etmek üzere Midtown Otel'e davet ediyordu. Böylesi nazik bir daveti geri çevirmek olmazdı. Üstelik de hamsili pilava hayır demek ne haddime :)

Pek Seveni Yoktur Ama Güzeldir Kapuska

12/09/2014


Rusça'da lahana anlamına gelen Kapuskanın aslında Rus-Slav kökenli bir yemek olduğunu biliyor muydunuz? Ben de yeni öğrendim. Trakya'da çok sevilen bir yemek olmakla birlikte bizim evde pek pişmezdi. Babam zaten ağzına sürmez, annem de sanırım çok sevmiyordu ki nadiren yapılırdı. 

Kapuskanın sevilmeme nedenlerinden biri pişerken çıkan o koku, neyse ki pişerken tüm kokusu çıkıp gidiyor da geriye lezzetli bir yemek kalıyor :)

Bizim oralarda etli olanı makbuldür ama ben kıymasız ve etsiz tercih ediyorum. Bol soğanla düdüklü tencereye atıp pişiriyorum. Yerken de üstüne yoğurt döküyorum, ohh miss :)

Pastane Usulü Tahinli Çörek

12/03/2014

Geçen senelerde biri bana deseydi ki, evde tahinli çörek yapacaksın, "Yok artık daha neler, gidip pastaneden alırım ne uğraşıcam" derdim :) E peki ne değişti de bugün bu noktaya geldin derseniz, aslında o zor görünen bir çok pastane ürününü yapmanın hiç de zor olmadığını anladım diyebilirim.

Geçen haftasonu, dolapta "Memleketten Gelsin"in hediye paketinden çıkan bir büyük kavanoz tahini görünce, ben bununla bir şeyler yapayım dedim. Güzelim tahini öyle sıradan bir tarifle ziyan etmek de istemediğim için biraz araştırdım ve sevgili Müge'nin tahinli çörek tarifini denemeye karar verdim.

Aaa Sizin Çocuğunuz da mı Yemek Yemiyor

11/27/2014

Annelerin en çok kullandığı cümlelerde ilk sıralarda yerini alır "Çocuğum Yemek Yemiyor" cümlesi. İşte bu soruna çare olacak mükemmel bir kitap önericem size bugün. Carlos Gonzales'in "Çocuğum Yemek Yemiyor" kitabı okuduğum kitaplar içinde en sevdiklerimden biri oldu, hem anlatım diliyle, hem yaklaşımıyla.


Aslında daha önce çok kez adını duymuş ama almaya niyetlenmemiştim. Yemek konusu Gökçe'yle aramızda asla bir sorun olarak yerini almadı çünkü. Doğduğu günden itibaren yemek konusundaki tavrım netti, ne kadar istiyorsa o kadar yesin. Emerken de ek gıdaya geçildiğinde de değişmedi fikrim. Biraz da emiyor oluşundan gelen bir rahatlık vardı, yemek yemiyorsa acıkınca meme emer nasılsa diye hiç ısrar etmedim.

Karnabaharlı Fırın Makarna (Mac'n Cheese)

11/25/2014

Geçenlerde dolapta duran, yarısı kullanılmış küçük karnabaharı nasıl değerlendirsem diye düşünürken severek takip ettiğim Kitchen In Red blogunda Karnabaharlı Mac'n Cheese tarifini gördüm. Mac'n Cheese, Macaroni and Cheese'in kısaltılmış hali. Yani peynirli makarna aslında. Amerika'lıların geleneksel yemekleri arasında :) Nasıl bir şey derseniz, cheddar peynirli beşamel sosa bulanmış dirsek makarnaların fırında pişirilmesiyle hazırlanan bir nevi fırın makarna. 

Tarifi okuyunca sonucun nefis olacağını az çok tahmin etmiştim, yanılmadım. Karnabahar sevmeyenlere yedirebilmek için bir şans olabilir. Biraz fazla aşamalı olduğu için zor gibi geliyor ama aslında uğraştırıcı olması dışında pek bir zorluğu yok.

Yalnız şöyle bir durum var, gerçekten sonucun lezzetli olmasını istiyorsanız cheddar peyniri kullanmanız lazım. Evde yok kaşar koyalım demeyin, bende de yoktu gidip aldım bu tarife özel. Yalnız tek sorun Türkiye'de blok halinde cheddar bulunmuyor pek. Tost için dilimlenmiş vardı, ben de ufak ufak koparıp kullandım. Bir de hardal koymasam demeyin, lezzetin baş sorumlularından biri de o.

Ve Nihayet: Havuçlu Cevizli Kek

11/17/2014

Uzun zamandır tariflerim arasına eklemek istiyordum havuçlu cevizli keki. Bir çok kişi, bir çok kez sordu üstelik, sende var mı havuçlu kek tarifi diye. Her seferinde en kısa zamanda eklenecek diyerek, bir türlü ekleyememenin üzüntüsünü yaşadım :)

Aslında bir tarif vardı elimde, annemden aldığım. Epey önce yapmıştım, ama öyle muhteşem olmamıştı, sıradan bir kek tarifiydi. Oysa benim istediğim daha nemli, daha lezzetli, daha kabarık, yani en güzel havuçlu kek tarifini bulmaktı.


Ve nihayet çok içime sinen, işte budur dediğim bir tarif buldum, severek takip ettiğim Sally's Baking Addiction adlı blogda. Okuduğumda güzel olacağını hissetmiştim, gerçekten de sonuç beni fazlasıyla mutlu etti. Ve de tadına bakan herkesi...

Balkabağı Çorbası

11/12/2014

Bu sene kabakla tanışma senem oldu, daha önce yüzüne bile bakmadığım kabak bir anda mutfağın yıldızı haline geldi. Önce Gökçe'nin çorbalarına katmak için kullandım ufak ufak, sonra balkabaklı keki keşfettim, en favori kekim oldu. Geçenlerde de balkabağı çorbası yaptım. Hem Gökçe hem ben çok beğendik :)

Geçenlerde bir arkadaşım Adapazarı'ndan 18 kg luk kabak almış, yarısını da bana verdi, şu anda 9 kg kabak var elimde, dolayısıyla tariflerin devamı gelecek. Siz de alıp dilim dilim dondurucuya atabilirsiniz. Ya da haşlayıp püre halinde de dondurabilirsiniz.

Aşağıdaki çorba tarifini Mutfak Sırları'ndan uyarladım, havuç belki konmayabilir, çünkü biraz tatlımsı oluyor çorba. Ama siz bilirsiniz, damak zevkinize kalmış.

Başucu Kitaplarımdan Biri: Yavaş Ebeveynlik

11/05/2014

Hamile olduğum öğrendiğim andan itibaren yani neredeyse son 2,5 senedir sürekli çocuk yetiştirme, ebeveynlik, çocuk psikolojisi üzerine kitaplar okuyorum. Sayısını hatırlamadığım kadar çok kitap geçti elimden, hala da başucumda okunmayı bekleyen bir yığın var. Ama hiç biri bana "Yavaş Ebeveynlik" kitabının hissettirdiklerini hissettirmedi...

Pınar Mermer, klinik psikolog...Uzmanlık alanı çocuklarla oyun terapisi uygulamaları ve ebeveyn danışmanlığı... Kendisi hamile kaldığında soluğu hocasının yanında alıyor, terapiye ihtiyacım var diyerek... İlk kez duygularımı bu kadar net anlayan ve çok da güzel anlatan bir kitap okudum...

Hamile kaldığınız andan itibaren başlıyor kafanızda bin türlü düşünce gezinip durmaya, çocuğum sağlıklı olacak mı, ona bakabilecek miyim, sütüm gelecek mi, emzirebilecek miyim, çalışan anne olarak yeterli olacak mıyım ve uzayıp giden sorular silsilesi...

Pınar Hanım da aynılarını yaşıyor başlangıçta, endişeler, korkular, telaş, başkalarının söylediklerini yapmaya çalışma v.s. Ve sonra duruyor, yavaşlamaya karar veriyor... Yaşadığı anın tadını çıkarmaya, gereksiz şeyleri kenara atmaya ve böylece daha tahammüllü ve daha mutlu olduğunu görüyor... 

Ağızda Eriyen Elmalı Kek

10/30/2014

Bugün vereceğim tarif, şimdiye kadar yediğiniz en iyi elmalı kek tarifi olacak:) Biraz iddialı oldu biliyorum ama sizi merak ettirip, yapmanızı sağlamak istiyorum. Aroması ve yumuşacık ağızda eriyen dokusuyla sizin de çok seveceğinize eminim.

Son haftalarda kek olayına takmış durumdayım, sürekli farklı kekler deniyorum. Evden yayılan mis gibi kek kokusu beni inanılmaz mutlu ediyor. Özellikle tarçın kokusunu kışa çok yakıştırıyorum...

Bu elmalı keki farklı kılan özelliği nemli bir kek olması, o nemi de içine koyduğumuz krem peynir sağlıyor. Üstelik sadece nem değil lezzet de katıyor. Cheesecake benzeri bir kek oluyor.

Sütlü Patates Çorbası

10/27/2014

Haftasonu bahar tadında ılık bir havanın ardından, Pazartesi kış mevsimine uyanınca, içimizi ısıtacak bir tarifle haftaya başlamak istedim.

Patates çorbası, süzme mercimek çorbası kıvamında ve çok lezzetli bir çorba. Uzun zamandır yapmamıştım, geçenlerde yine Gökçe'ye ne çorba yapsam diye düşünürken aklıma geldi ve bolca yapıp kendim de içtim :) İçine biraz da zerdeçal eklediğinizde rengi ve tadı çok hoş oluyor. 

Farklı çorba arayışı içindeyseniz tavsiye ederim...

Evde Lor Peyniri Nasıl Yapılır

10/23/2014

Yazının başlığını okuyup da, heh bir o kalmıştı evde yapılmadık demeyin :) Yoğurt mayalamaktan daha kolay olduğunu söyleyebilirim. Aslında benim de hiç aklımda olan bir şey değildi lor yapmak, taa ki mecbur kalana kadar. Nasıl mı? Şöyle; 

Bizim mahallede yıllardır açık süt getiren bir şarküteri var, bütün mahalle elinde bidonlarla kuyruk olur sütün geleceği saatte. Ben de Gökçe doğduğundan beri, yoğurt yapmak için sütlerimi haftada bir oradan alıyorum. Geçenlerde yine süt aldım, kaynatmak için ocağa koydum, bir süre sonra baktım ki tuhaf bir şeyler oluyor. Süt parça parça olmaya başladı. Anladım ki süt kesilmesi böyle bir şey. 

Napsam ki acaba, 2 kilo süt ziyan mı olacak derken, internete bakıp lor peyniri yapmaya karar verdim.

Patatesli Ispanak Graten

10/20/2014

Hazır kış sebzeleri tezgahlara düşmüşken, ıspanaklı bir tarif vermek istiyorum bugün. Gerçi son senelerde ıspanak da yaz kış bulunan sebzelerden oldu ama sonuçta her sebzeyi mevsiminde yemek lazım. Ben ıspanağı çok seviyorum, ancak klasik ıspanak yemeğinden ziyade graten şeklinde tercih ediyorum. Daha lezzetli olduğunu düşünüyorum.

Bu tarifi patates kullanmadan sırf ıspanakla da yapabilirsiniz, ben annemin çok beğenilen ıspanaklı patatesli böreğinden esinlendim, ıspanaklı börek sevmeyen arkadaşım bile bayılmıştı tadına. Patates, ıspanağın yavan tadını hafifletip lezzet katıyor. Denemediyseniz bir deneyin bana hak vereceksiniz.

İşte Benim Kısırım

10/16/2014



Annem nefis kısır yapar, herkes bayılır... Ne zaman kısır yapacak olsam, amaan ne uğraşıcam diyerek annemi ararım, o hemen yapar :) 

Geçen sene dedim ki "Anne, güzelce yaz ölçüleriyle de bloga koyayım tarifini". Yazmış...
Ama en önemli kısmında ölçü yok, yani ne kadar bulgura ne kadar su ekleneceği yazmıyor :)) 1 demet soğan, 2 biber falan var, su ölçüsü yok iyi mi. Zaten onu tutturamazsan kısır olmuyor. Dolayısıyla ben vazgeçip, bir ara kendim deneyip yazarım dedim. Olmadı bir türlü...

Geçen haftalarda YeniKadın.com adına sevgili Fatoş arayıp Duru Bulgur ile kısır yapıyoruz gelir misin deyince, hah dedim işte fırsat, gidip annemin tarifiyle kısırımı yapayım. Su ölçüsünü de, bize neredeyse her haftasonu kısır yapan sevgili arkadaşım Filiz'den aldım. (4 kız arkadaş 5 kızımızla hemen her c.tesi birlikteyiz özellikle kışın, bir nevi oyun grubu, kısır da bu buluşmaların vazgeçilmezi)

Balkabaklı, Bol Baharatlı Kek

10/13/2014

Geçtiğimiz hafta başlayan balkabağı çılgınlığı nihayet bugün kek olarak karşınızda :) Geçen hafta verdiğim baharat karışımı ve balkabağı püresini işte bu kek tarifinde kullanıyoruz.

Öyle nefis bir kek oluyor ki, açık ara en favori kekim oldu diyebilirim. Üstelik ben bal kabağından hiç de hoşlanmam. Kabak tatlısı ağzıma sürmem mesela, o kadar yani. Ama gel gör ki bu kek bambaşka, ağır bir kabak tadı yok ve kullandığım baharatlar sayesinde de nefis bir tat bırakıyor ağızda.

Bu keki sevmemin bir diğer sebebi de, tam istediğim gibi nemli bir kek oluşu. Yerken ağzınızda eriyor adeta. Hani o boğazınıza duran kuru keklerden değil. Bunu sağlayan da kullandığımız kabak püresi, hem nem hem de güzel bir tat veriyor.

Balkabağı Püresi

10/10/2014

Dün bal kabaklı tariflerde kullanmak üzere baharat karışımı tarifi vermiştim. Bugün de bal kabağı püresinden bahsedicem.

Aslında tarifi verilecek bir şey değil ama, itiraf ediyorum fotoğraf o kadar hoşuma gitti ki, sırf o yüzden ayrı bir yazı yazmak istedim :) 

Benim bal kabağıyla olan ilişkim Gökçe ek gıdaya geçtikten sonra başladı. Kabak tatlısını hiç sevmem o yüzden yüzüne bile bakmazdım kabağın. Çok faydalı olduğunu öğrenince Gökçe'nin mamalarına eklemeye başladım, hatta bal kabaklı çorbalar yaptım (yakında o tarif de geliyor:)

Balkabaklı Kek Baharatı

10/09/2014

Yabancı yemek bloglarını takip ediyorsanız, bu aralar en sık kullanılan malzemenin balkabağı olduğu dikkatinizi çekmiştir. Balkabaklı kekler, cheesecakeler, turtalar, kurabiyeler ve daha neler neler. Ve hepsinin ortak noktası, "pumpkin pie spice" denilen bir baharat karışımının kullanılıyor oluşu. Amerika'da hazır olarak marketlerde satılan bu karışımın evde nasıl yapıldığını öğrenince hemen denemeye karar verdim.

İyi de ne yapıcaz bununla demeyin, siz mutlaka hazırlayıp bir kenara koyun. Çünkü ben bu ara balkabaklı tariflere takıldım, hatta bu baharatı kullanabileceğiniz nefis bir kek tarifim var, ilk fırsatta onu da yazıcam, benim gibi balkabağıyla arası hoş olmayan, kabak tatlısını ağzına sürmeyen birini bile kendine hayran bıraktı.

Bir Canlı Yayın Macerası

10/08/2014

Sosyal medyada beni takip edenler biliyorlar, bayram öncesinde heyecanlı bir olay yaşadım. Takip etmeyenler için bir kez de burada bahsetmek istiyorum.

Bir kaç hafta önce Samanyolu Grubunun Kadın-Aile kanalı MC Televizyonundan bir davet aldım. Deniz Şafak'la Hayata Dair programına katılıp onlar için bir iki tarif yapmamı istiyorlardı. Üstelik de canlı yayında. Düşüncesi bile beni korkuttu, hemen teşekkür edip katılamayacağımı söyleyecektim ki, içimden bir ses, neden olmasın, en azından bir hatıra olur, kızına bırakacak bir anı olur dedi. Olur mu olmaz mı derken, bir kaç kişinin de desteğiyle katılmaya karar verdim. Görüşmelerimiz sonucunda 2.Ekim gününü ayarladık.

Kolayca yapılabilecek 2 tarif belirledim hemen, daha önce blogumda da yayınladığım Limonlu Tart ve Kuru Domatesli Peynirli Muffin'i yapacaktım. Hem pratik hem de farklı tariflerdi. Daha sonra programda çok vakit kalınca hemen bir de Reyhan Şerbetini ekleyiverdik :)

Limon Soslu Peynirli Muhallebi

9/26/2014

Haftasonu yoğurt mayalamak için aldığım sütün bir kısmından da muhallebi yapayım dedim, klasik sade muhallebi yapmak yerine farklı bir şeyler denemek istedim. Muhallebinin içine Muratbey Sürmeli'den biraz kattım. Üstüne de Portakal Bahçem'in ilk hasat mayer limonlarından bir pelte yaptım. Ortaya nefis bir şey çıktı. (Reklam mı yapıyorsun demeyin, bu ürünler benim mutfağımdan eksik olmuyor, dolayısıyla reklam değil bir nevi tavsiye aslında)


Peynir olarak labne peyniri de kullanabilirsiniz. Ya da peynir koymamak gibi bir seçeneğiniz de var tabii. Ama ben bu haliyle çok sevdim, muhallebinin tadını hafifletiyor, hoş bir lezzet katıyor bence.

Bir de evdeki ufaklığa peynir yediremeyen anneler için güzel bir alternatif olabilir diye düşünüyorum, muhallebi yedirme bahanesiyle arada peynir de yedirmiş olursunuz :)

Le Cordon Bleu'da Fransız Şef'le Pasta Yaptık

9/24/2014

Uzun zamandır kelimeleri toparlayıp bu yazıyı yazmak istiyorum da bir türlü olmadı, ilham denilen bir şey var gerçekten ve bazen hiç uğramıyor bu tarafa :) Ne olursa olsun bir başlayayım yazmaya dedim, yazdıkça açılırım belki.

Geçtiğimiz ay beni çok heyecanlandıran bir davet aldım. Özyeğin Üniversitesi gastronomi okulu Le Cordon Bleu'da, Fransız Master Şef Christophe Bidault ile Fransız pastacılığında devrim yaratan Opera Pastasını yapacaktık.

Eee bunda heyecanlanacak ne var diyorsanız, size biraz Le Cordon Bleu'dan bahsedeyim. 1895 yılında Fransa'da kurulmuş, mutfak sanatları ve gastronomi konusunda dünyanın en prestijli okulu. Dünya çapında 20 ülkede 40'dan fazla okulu ile yılda 20.000 öğrenci yetiştiriyor. (50'lerin başında Amerika'yı Fransız Mutfağı ile tanıştıran Julia Child da LCB mezunu)

Yemeğe Azıcık İlginiz Varsa Chef Filmini İzleyin

9/18/2014

Daha önce de yazmıştım, konusu yemek olan filmleri seviyorum. Haftasonu Gökçe erken uyuyunca ne izlesem diye bakınırken, 2014 yapımı Chef filmini gördüm. Oyuncuları kimdir, konusu nedir bakmadan açtım izlemeye başladım. 

Oyuncuları gördükçe epey şaşkınlık yaşadım, yardımcı rollerde Dustin Hoffman, Robert Downey Jr, Scarlett Johansson falan vardı. Yardımcı rol derken, cidden çok kısa sürelerle gözüküyorlar filmde. Sonradan anladım ki, filmin senaristi, direktörü ve başrol oyuncusu olan Jon Favreau Iron Man de dahil bir çok ünlü filmin yönetmeni ve yapımcısıymış. Sanırım sevilen biri ki, bu büyük oyuncuları böyle küçük rollerde oynatabilmiş. Çok da hoş olmuş.

Köri Soslu ve Kremalı Tavuk Sote

9/17/2014
Tavukla ilgili her türlü negatif söylentiye rağmen, ben tavuğu mutfağımdan tamamen çıkaramıyorum. Hem pratikliğini hem çeşitliliğini çok seviyorum. Gökçe'ye pek yedirmesem de kendimiz için ayda 1-2 kez yapıyorum. 

Geçenlerde yine bütün gün "akşama ne yemek yapsam" diye düşündükten sonra, iş çıkışı tavuk kuşbaşı aldım. Ne yapacağıma karar vermemiştim, eve gidince uydururum bir şeyler dedim. 

Eve gittiğimde beni özlemiş ve oynamak isteyen bir ufaklık olduğu için, minimum uğraştıracak ama lezzetiyle beni tatmin edecek bir şey yapayım dedim. Krema böyle durumlarda her zaman işe yarar, ancak normalde kremayı katınca süt gibi sıvı bir hal alıyor, oysa ben daha kıvamlı bir sos istiyordum. Daha önce Çin Usulü Tavuk'ta kullandığım şekilde kremaya biraz mısır nişastası ekledim. Sonuç tahmin ettiğimden de güzel oldu.

Polisiye Sevenler BUZ PRENSES'i Okumalısınız

9/11/2014

Polisiye sevenlerin hoşuna gideceğini düşündüğüm bir kitaptan bahsedicem bugün. "Buz Prenses" İsveç'li yazar Camilla Lackberg'in 2002 de basılan ilk romanı, 30 un üzerinde dile çevrilen roman, Doğan Kitap sayesinde gecikmeli de olsa Türk okuyucularla buluşmuş.

Ben de bir tavsiye üzerine eklemiştim alınacaklar listeme. Geçen gün yine toplu sipariş verirken, biraz kafamı dağıtacak bir şeyler okuyayım diyerek sepete ekledim. Çok kısa sürede, elimden bırakamaz halde okuyup bitirince, yazarın Türkçe'ye çevrilen 2. kitabı "Vaiz"i de bir an önce alıp okumaya karar verdim.

Krem Şantili Puf Puf Kek

9/08/2014


Her şey, erzak dolabını açıp, günü geçmek üzere olan 4 paket krem şantiyi bulmamla başladı :) Deli misin, o kadar krem şantiyle napıyorsun diye sormayın lütfen. Genelde markete gidince, rafları gezerken gözüme takılıyor, evde var mıydı yok muydu hatırlayamıyor, neyse alayım bir tane diyorum ve sonuç bu :) 

Ben tabii başladım krem şantileri tüketebileceğim tarifler aramaya ve ilk olarak Dr.Oetker'in sitesinde rastladığım kek tarifini denedim, geçer not alınca da yayınlamaya karar verdim. 1 paket gitti elde var 3 :) Önerilere açığım bu arada.

Genelde krem şantili kek, kurabiye tariflerinde paketi toz halinde kullandıklarını gördüm, o da bana çok mantıklı gelmedi, yani nasıl bir katkı sağlıyor toz halinde krem şanti eklemek bilemiyorum.

Bu tarifte ise önce sütle krem şanti yapıp kek karışımına öyle ekliyorsunuz, bunun sonucunda da puf puf bir kek oluyor. Hani Carte Dor'un Limonlu Keki var, sonra Dr.Oetker Wolke diye bir kek çıktı onun benzeri, aynı o keklere benzedi bu da, sünger gibi yumuşak ve kabarık.

Semizotlu Sebze Çorbası

9/04/2014




Geçtiğimiz günlerde yine Gökçe için çorba denemeleri yaparken harika bir tat keşfettim. Bir parça semizotunun, klasik bir sebze çorbasına kattığı lezzete inanamazsınız.

Aslında kabak ve havuç kullanarak, basit bir sebze çorbası yapmak için mutfağa girmiştim. Sonra dolapta semizotu olduğunu hatırlayıp vitamin olsun diye ekleyeyim dedim. Dolabı açınca pırasa gözüme çarptı bir parça da ondan ekledim. Pırasanın katkısı oldu mu bilmiyorum ama semizotunun verdiği mayhoşluk benim çok hoşuma gitti. Bir tabak da ben içtim :)

Siz de değişik lezzette çorbaları seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim.

Peynirli Mini Milföy Topları

9/01/2014

Milföy çok sık kullandığım bir malzeme olmamakla birlikte, acil durumlar için her zaman bir paket buzlukta bulundururum. 

C.tesi akşamüstü karnımız hafiften acıkmaya başlayınca, Gökçe de hazır uyuyorken mutfağa dalıp milföyden peynirli minik atıştırmalıklar hazırladım. 

Sonuç tam da hayal ettiğim gibi oldu. Yapması çok az zaman alıyor ama emin olun yemesi daha da az zaman alacak :) Biz tam yemeye dalmışken, kokuyu almış olacak ki Gökçe Sultan da uyandı, bir kaç tanesini de o kemirdi. Ve nihayetinde hepimizden geçer not aldı bu minik milföyler :)

O Bir Klasik: Pudingli Bisküvi Pastası

8/22/2014

Çoğu zaman yeni tarifler denemekle öylesine meşgulüm ki, eski ama güzel tarifleri tamamen unutabiliyorum. Mesela pudingli bisküvi pastası da bunlardan biri. Daha önce yemeyen var mı acaba aranızda? 90'larda çocuk olanlar bilirler, altın günlerinin popüler tariflerinden biriydi kendisi, az malzemeyle çabucak hazırlanır, herkes de severek yerdi.

Haftasonu erzak dolabındaki çikolatalı puding ve 1 paket petibörü yan yana görünce bir anda aklıma bu pratik bisküvili pasta düştü. Gökçe öğlen uykusuna yattığı gibi ben de kendimi mutfağa attım. Ve kısa sürede bu şahaneyi hazırlayıp dolaba attım.

Taze Anne-Babalara Rehber Olacak Bir Kitap

8/21/2014

Hamileliğim boyunca bebek bakımı hakkında bol bol kitap okudum , ama doğumdan sonra anladım ki uygulamaya gelince hiç bir şey kitaplarda yazdığı gibi değil. Üstelik hiç bir kitapta doğumdan önce yapılacak hazırlıklar, doğumda yaşayacaklarımız, hastane odasında karşılaşacağımız sorunlar hakkında bir şey de okumadım.  

O dönemde en büyük yardımcım internet ve bloglardı. Mesela bebek alışverişine çıkmadan önce hemen internete bakıyordum, neler almak lazım, önceliği neye vermeli diye.

Yaz başında Gün Yayıncılık'tan çıkan, Çocuk Sağlığı ve Hastaklıkları Uzmanı Dr.Gökhan Mamur un yazdığı "40'ı Uçana Kadar" kitabı elime geçtiğinde, ahh dedim keşke daha önce çıksaydı, hamileliğim ve sonrasında bu kitap elimde olsaydı ne kadar kolaylaşırdı herşey.

Hem Küçüklere Hem Büyüklere Nefis Kabak Çorbası

8/19/2014

Son 1 yılda, hayatımda yapmadığım kadar çorba yapmışlığım var. Evde bir ufaklık olunca çorba vazgeçilmez oluyor. Yedirmek istediğiniz her şeyi içine tıkıştırabiliyorsunuz çünkü. Sebze, tahıl, kıyma ne varsa, at pişir, sonuç tam bir vitamin bombası. Yaratıcılıkta sınır yok yani :))

Bebekken vitaminli olsun diye çok acayip karışımlar yapıyordum da, büyüdükçe karıştırma olayını azaltıp daha karakterli çorbalar yapmaya başladım :) Hem bu sayede benim de yiyebileceğim güzel tatlar çıkıyor ortaya.

Yufkadan Kolay Gözleme

8/15/2014

Sıcak hava değil de aşırı nem beni bitirdi bu yaz. İş yerinde klima dolayısıyla rahatız da akşam eve gidince resmen eriyormuş gibi hissediyorum. Dolayısıyla akşamları yemek yapmak bir işkence haline dönüştü, üstelik insanın canı da bir şey yemek istemiyor. Yani bu yüzden pek fazla yeni yemek tarifi yayınlayamıyorum bu aralar. Nolur idare edin beni :)

Ama hazır haftasonu da gelmişken, kahvaltı için gözleme tarifi vermek istedim. Yok yok, öyle elde hamur açmak falan gerekmiyor, hazır yufkadan yapılan pratik gözleme bu. Eminim bir çoğunuz biliyordur ama ben yine de hatırlatmak istedim.

Robin Williams ve Balıkçı Kral...

8/12/2014

Sabah işe gitmek üzere arabaya bindim, her zaman yaptığım gibi Show Radyo'yu açtım... Nihat Sırdar'ı dinleyerek güne başlamayı seviyorum. O zaman duydum Robin Williams haberini... İçim acıdı... İşe geldiğimde haberlere bakınca, intihar olduğunu öğrendim ki, nedense daha da bir canım yandı... Çok mu mutsuzdu, yalnız mıydı, neden neden diye dolanıp durdu kafamda sorular...

Sonra can arkadaşım, ortaokul ve lise yıllarımızı yapışık geçirdiğimiz Pınar'ın facebook'daki gönderisini gördüm ;

Çoğunluk 'Ölü Ozanlar Derneği' ile hatırlıyor onu.. Benimse aklımda Balıkçı Kral (The Fisher King) var. Koşa koşa kitabını alıp okuduğumuz sonra filmini izlediğimiz.. 

O ana kadar aklıma gelmemişti Balıkçı Kral, yazıyı okuyunca bir anda o yıllara gidiverdim. Pınar da ben de kitap kurduyduk (hala da öyle ya) harçlıklarımızdan artan tüm parayı kitaplara yatırırdık. Yine kitap raflarını tararken görmüştük "Balıkçı Kral"ı, sanırım kapakta Robin Williams'ı görünce ilgimizi çekmişti de alıp okumuştuk. Hayran kalmıştık, sonra filmini izleyince daha da artmıştı hayranlığımız. Sonrasında defalarca izledim filmi. Her sahnesi aklımda...

Evde Pesto Sos Nasıl Yapılır

8/08/2014

Uzun zamandır yapmak isteyip sürekli ertelediğim bir şeydi pesto sos. Geçenlerde balkonumdaki fesleğene bakıp, yaprakların iyice coştuğunu ve toplamazsam tohuma kaçıp çiçek açmaya başlayacağını fark edince, artık şunları bir toplayıp pesto sos yapmanın zamanı geldi dedim.

Pesto sos, İtalya'nın Genova bölgesine ait, fesleğen, çam fıstığı, parmesan, zeytinyağ ve sarımsakla yapılan bir sos. Biz onu genellikle makarna sosu olarak biliriz ama aslında bir çok yemeğe lezzet katmak için kullanılabilir. Örneğin, ev yapımı sandviçler aldığım bir küçük dükkan var iş yerime yakın, orada fırından yeni çıkmış ekmeklere ev yapımı pesto sos sürüp peynir domatesli sandviç yapıyor dükkanın tatlı sahibesi. Nasıl lezzetli olduğunu anlatamam. Ya da ızgara etlerinizi tatlandırmak için de kullanabilirsiniz. Sizin damak zevkinize ve yaratıcılığınıza kalmış.

Çilekli Limonata Tadında Cheesecake Dilimleri

8/04/2014
Uzuuunnn bir tatil sonrası herkese selamlar. Umarım herkes bol bol dinlenip eğlenmiştir. Beni sorarsanız İstanbul'daydım, maalesef dinlendim diyemem. İki dakika yerinde duramayan 17 aylık küçük hanım sayesinde çok yorucu bir tatil geçirdim, bir de İstanbul'un haddinden fazla nemi beni mahvetti, bir ara eriyorum sandım :) Sonuç itibariyle,  işe döndüğüm için nasıl mutluyum anlatamam :) 
Cumartesi günü can sıkıntısından, kalkıp bu nefis cheesecake'i yaptım :) İtiraf ediyorum, bu benim yaptığım ilk cheesecake :) Ben çok severim ama sevmeyen çok kişi tanıyorum, o yüzden misafir geleceği zaman, herkesin seveceği şeyler yapmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla cheesecake yapmayı hep erteledim, bugüne kısmetmiş :)

Bu tarifi pinterest'te görüp yapılacaklar listesine eklemiştim, klasik cheesecake yapımına oranla çok daha kolay bir tarif. Tam bir yaz tatlısı. İnsan yerken limonlu, çilekli dondurma yiyor gibi hissediyor. Siz de benim gibi ekşi lezzetleri seviyorsanız şiddetle tavsiye ederim.

MUTLU BİR BAYRAM DİLEĞİYLE...

7/25/2014

Jöleli İrmikli Pasta

7/22/2014

Klasik malzemeleri bir arada kullanarak farklı şeyler yapmayı seviyorsanız, işte size bir öneri. İrmikli tatlı yapıp üzerini meyve ve jöleyle kaplayarak çok şık ve de lezzetli bir pasta yapabilirsiniz. 


Ben genel olarak hazır gıdalardan uzak durmakla birlikte, jöleyi çok sevdiğim için her daim elimin altında bulunduruyorum. O şeffaf ve titrek görüntüsü çok hoşuma gidiyor. Arada bir kaçamak yapıyorum :) Tabii ki jöle yerine meyve suyu ile pelte yapıp onu da kullanabilirsiniz.

Kullanacağınız meyveler de tamamen size kalmış, ben pastalara şeftaliyi çok yakıştırıyorum, o yüzden şeftali ile yaptım ve lezzetini çok beğendim. Size de tavsiye ederim.

Reyhan Şerbeti Denilen Nefis İçecek

7/18/2014

İki hafta kadar önce kız kardeşim facebook'ta paylaşmış Reyhan Şerbeti yaptım diye, ilk kez ondan duydum, hemen tarifini ver ben de yapıcam diye yapıştım yakasına :) Ertesi gün bir baktım bloglardan birinde Reyhan Şerbeti var. Sonra arka arkaya bir kaç yerde daha karşılaştım. Demek ki dedim bu ara pek moda bu içecek. 


Bana çok da mantıklı gelmemişti, Reyhan dediğimiz şey fesleğenin mor yapraklı olanı. Yani böylesi keskin kokulu bir ottan bu derece lezzetli bir içecek olacağı aklıma bile gelmezdi.

Bir kere, tadından önce rengine vuruluyor insan, fotoğrafta tam yansıtamadım ama çok değişik, pembe bir rengi var. Ben fotoğrafı çekene kadar dolapta biraz bekledi rengi koyulaştı da ilk yaptığımda bildiğiniz pembe pembeydi :)

Sütlü, geleneksel tatlılar... Bu gelenek başka kimde var?

7/17/2014
Pakmaya bu toprakların, bu ülkenin markası olarak, geleneksel lezzetlerimizin korunması noktasında çok hassas: Bugünün aileleri için hazır sütlü tatlılar üretirken de kalitelerini konuşturmuşlar. Usta şefler, işinin uzmanı profesyonellerle büyük bir titizlikle çalışmışlar. Ortaya çıkan sonuçtan ben çok etkilendim... 

Pakmaya Damla Sakızlı Muhallebi’de buram buram damla sakızı lezzeti, kokusu var. Pakmaya Keşkül’de mis gibi bademi hissediyorsunuz... Pakmaya Sütlaç desen kıvamı, tadıyla çok başarılı. Mükemmel kıvam, yoğun lezzetiyle bademli keşkül, damla sakızlı muhallebi, nefis sütlaç... Sofraları şenlendirmek, geleneksel lezzetlerimizi sofranıza konuk etmek için Pakmaya kalitesi ve uzmanlığına güvenebilirsiniz. Bu ustalık sütle birleşince herkes için kolayca, hızla hazırlanan bizden, nefis tatlara dönüşüyor...

Gerçek Ekmek Yemek İster misiniz?

7/14/2014

Sık sık kendi kendime diyorum ki, şu hayatta yaptığım en güzel işlerden biri blog yazmak. Bunu bana düşündüren en önemli şey, normalde belki de tanıma fırsatı bulamayacağım çok güzel insanlarla tanışmama vesile oldu sevgili blogum. 

Bugün size onlardan birini tanıtmak istiyorum. Yine blog sayesinde tanıdığım, tanıdıkça daha da çok sevdiğim Makarna Lütfen’in sahibi Tuğba sayesinde tanıdım; Tazemutfak.com un sahipleri Bahar ve eşi Murat’ı. Kendilerini ekşi mayalı ekmek yapmaya adamış bir çift onlar. Bahçelerindeki taş fırında pişirdikleri ekmekleri sadece kendilerine saklamamış, isteyen herkesle de paylaşmaya karar verip bu işe girmişler. 


Eğer ekmek konusuyla biraz ilgiliyseniz ekşi maya nedir bilirsiniz. Özellikle geçen sene yemek blogları arasında çok popülerdi ekşi maya yapmak, bir kavanozda günden güne besleyip özenle büyütülen maya sonunda nefis bir ekmeğe dönüşüyordu. Benim için fazlasıyla zahmetli olduğu için ekrana bakıp iç geçirmekle yetinmiştim. Keşke bir yerlerde bulsam da yesem diyerek o konuyu kapatmıştım.

Diyeceksiniz ki, neymiş bu ekşi mayalı ekmek, fırınlarda bir sürü ekmek var, çavdarlısı, kepeklisi gidip al ye... Öyle değil maalesef, bir kere fırınlardan aldığım ekmeklerin içine ne girdiği konusunda ciddi şüphelerim var o ayrı, ama bu bahsettiğim ekmek zaten onlarla karşılaştırılabilir bir şey değil. Azıcık tarif etmeye çalışayım size; 

Şeftalili Pratik Tatlı

7/10/2014

Evdeki malzemelerle bir tatlı yapayım diyerek yola çıkıp uydurduğum, sonucundan çok memnun kaldığım bir tatlı bu. Tarifini veriyorum ama aslında çok da tarife bağlı kalmadan yaratıcılığınızı kullanarak farklı şeyler yapabilirsiniz siz de. Ben fikir vermek istedim sadece. 

Mesela şeftali yerine farklı meyveler, kedidili bisküvi yerine petibör, hazır dolgu kreması yerine sevdiğiniz bir muhallebi kullanabilirsiniz :) Öyle tarif mi olur demeyin, maksat eldeki malzemelerle güzel bir şey yapmak değil mi zaten.


Bu verdiğim ölçülerde çok minik bir kap çıkıyor, 15x20 cm boyutlarında bir kapta yaptım ben, 4 kişiye yetecek kadar. Daha fazla yapacaksanız dolgu kremasını 2 paket kullanabilirsiniz.