Top Social

Topik Ekmekçikler

12/22/2015
minik ekmek

İnsan bir kez ekmek yapmaya başlayınca, sürekli yapmak istiyor. Ben yıllarca mayalı tariflerden kaçtım, bilinçaltımda hep mayalı tariflerin zor olduğu fikri vardı. Oysa ki instant mayanın kabartma tozundan bir farkı yok, unun içine katıp karıştırılıyor. Tek fark 1 saatlik mayalanma süresi o kadar. Tabii bir de yoğurma konusu var ama alışınca o da zor gelmiyor, hatta hamuru mıncıklamak terapi gibi geliyor :) 

Bugün vereceğim minik ekmeklerin tarifi "Her Çocuk Ispanak Sevmez" kitabının yazarı Yasemin Üstay Tekin'e ait. "Her Çocuk Ispanak Sevmez" kitabını annelere tavsiye ederim, klasik yemeklerden sıkılmış ya da sebze sevmeyen çocuklar için çok güzel alternatif tarifler var. Mesela geçenlerde, kitaptaki ton balığı köftesini yaptım, Gökçe bayılarak yedi. Bu arada web sitesinde de bazı tarifler var, mutlaka inceleyin. Ben bu tarifi oradan aldım. 

Tadı Damağımda Kalan Filmlerden Biri...

12/18/2015

Haftasonuna saatler kala, yeni bir tarif veremesem de harika bir film önerisi yapıcam. Çok lezzetli bir film olduğunu söyleyebilirim :)

Geçtiğimiz C.tesi Gökçe öğle uykusunu 3 saate uzatınca benim de film izleme şansım oldu, kalkıp bir kaç yeni tarif deneyebilirdim ama bu sefer tercihimi film izlemekten yana kullandım. Filmin konusu da yemek üzerine olunca keyfim ikiye katlandı.

The Hundred-Foot Journey filmi, ismi Türkçe'ye çevrildiğinde "Yüz Adımlık Yolculuk" olması gerekirken, ülkemizde Eylül.2014'de "Aşk Tarifi" adıyla vizyona girmiş, Richard C.Morais'in aynı adlı romanından uyarlanmış bir film.

Balkabaklı Muffin (10 Dakikada Fırında)

12/08/2015

Bugün size öyle bir muffin tarifi vericem ki, iyi bir kek nasıl yapılır konulu yazılarda sözü geçen maddelerin çoğuna uymamakla birlikte, sonuç nefis oluyor :) Haftasonu yaptım ve sizinle de paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Kime sorarsanız sorun, güzel kabarmış bir kek için, yumurta ve şekerin 2-3 dakika iyice çırpılması gerektiğini söyleyecektir size ki bana da sorduklarında bunu söylüyorum, bu tarifte ise, un ve kabartma tozunu karıştırıp üstüne yumurtaları kırıp diğer malzemeleri de ekliyor, el çırpıcısıyla karıştırıyorsunuz. Öyle miksermiş uzun uzun çırpmakmış falan yok, şaka gibi :)) Ha bu arada çoğu zaman söylenir ya, malzemeler oda sıcaklığında olsun diye, ben daha bir kere bile bu kurala uymadım, direkt dolaptan çıkıp keke girer benim yumurtalar, kabarmayan kekim hiç olmadı.

Fındıklı Biscotti

12/02/2015
biscotti tarifi

Biscotti yapmak hiç aklımda olan bir şey değildi aslında. Geçenlerde iş yerinde bir arkadaş marketten İtalyan marka bir paket biscotti almış, ofiste açıp ikram etti. O kadar hoşuma gitti ki, yahu ben bunu evde yapayım da doya doya yiyelim dedim :)) Sonra tabii ki güzel bir tarif aramaya başladım, 

Google'da fındıklı biscotti dediğimde, karşıma Cafe Fernando'nun tarifi çıkınca, daha fazla araştırma yapmadan denemeye karar verdim.Tahmin ettiğimden de kolaydı yapması, ve sonuç hayal ettiğimden çok daha lezzetliydi. 

Mis Gibi Muzlu Puding

11/23/2015
Her haftasonu olduğu gibi bu haftasonu da, Gökçe öğlen uykusuna yattığında kendimi mutfağa atıp, acaba blog için ne pişirsem diye düşünmeye başladım :)) Bir kaç şey vardı önceden planladığım ama malzemelere şöyle bir bakıp son kararımı verdim. 

O 2 tane kararmaya yüz tutmuş muzu biran önce kullanmalıydım, muzlu muffin ve kek zaten denenmişti, o zaman bu sefer puding denemesi yapabilirdim. Hem yapması çok kolaydı, hem belki Gökçe de yerdi (Çocuklar normalde bayılır muhallebiye pudinge ama Gökçe'nin pek arası yok bebeklikten beri, şimdi şimdi çok canı isterse yiyor)

Tahinli Kurabiye

11/16/2015

Kurabiye konusu çok da uzmanı olduğum bir konu değil, çünkü şahsen kurabiye yemeyi seven bir insan değilim. Bir kaç tane bayıldığım tarif var, onları da zaten daha önce paylaşmıştım. Geçenlerde bir takipçimden mesaj aldım, biraz daha kurabiye tarifi verir misiniz diye. Böyle bir geri dönüş aldığımda çok önemsiyorum. İnternet kurabiye tarifiyle doluyken, benden özel olarak böyle bir istekte bulunuyorsa, demek ki tariflerimi çok beğenen ve güvenen biri diyorum. 

Nasıl bir kurabiye yapsam derken, geçenlerde humus yapmak için aldığım tahin geldi aklıma, tahinli kurabiye yapmaya karar verdim. Biraz araştırdıktan sonra şu tarifte karar kıldım ve biraz değişiklik yaparak uyguladım. Sonuç olarak hem sağlıklı hem de herkesin hoşuna giden bir kurabiye oldu. Ben daha kıyır kıyır olmasını tercih ederdim, bu dışı hafif sert içi biraz yumuşak bir kurabiye. Ama kötü olarak algılanmasın, o şekilde de güzeldi.

Ortadoğu'dan Gelen Lezzet: HUMUS

11/11/2015

Size de oluyor mu bilmiyorum, ben bazen bir yiyeceğe fena halde takıyorum ve canım sürekli yemek istiyor. Eskiden aklıma gelmeyen bir şey, durduk yerde aklıma düşüyor. Geçenlerde humusa taktım mesela. İş yerinde bir öğlen yemekte humus vardı, yemeye doyamadım, sonra evde de yapayım ben bunu, niye daha önce yapmadım ki dedim. Üstelik de yapması kolay bir şeydi. 

Sonra internette biraz tariflere baktım, anladım ki humus konusu biraz dertli bir konu, mesela Hatay ve Mersin arasında bir çekişme var, kimi diyor bu Hatay usulü kimi diyor Mersin. Bir kısım, zeytinyağı eklemiyor, tahin zaten yağlı diye, bir kısım kimyon koymuyor falan filan derken, ben hepsini bir tarafa bırakıp teyzemin tarifiyle yapmaya karar verdim :) Kendisi nefis mezeler yapar, çerkez tavuğundan favaya, hepsi de tam kıvamında ve lezzetindedir. 

Fırında Mayalanan Mis Gibi Ev Yoğurdu

11/05/2015

Evde yoğurt mayalamanın çok zor olduğunu düşünenler vardır mutlaka aranızda, işte bu yazıyı sizin için hazırladım :) Belki bu yazıdan cesaret alıp siz de denersiniz.

Yoğurt mayalama maceram Gökçe doğmadan 1-2 sene önce başladı. Bir workshop sonrası yazdığım blog yazısıyla, Tefal Yoğurtçum kazandım ve o günden sonra sık sık makinayla evde yoğurt mayalamaya başladım. Öncesinde cesaret edemiyordum çünkü çok komplike bir işmiş gibi geliyordu. Sütün ısısını tuttur, mayala, iyice sarıp sarmala sıcak tut falan filan. E bir de sonunda tutmama riski var, derken hiç o işe girmemiştim. Makineyle mayalamak o kadar kolay geldi ki bana, sürekli yapmaya başladım. 

Gökçe ek gıdaya geçtikten sonra, evde günlük sütten yoğurt mayalamaya başladım. Makinenin küçük kaplarında 6 tane mayalıyordum, ama 6 gün boyunca yedirmek de içime sinmiyordu, yani taze taze her gün yiyeceği kadar mayalasam diyordum. Annem dedi ki, ben siz bebekken su bardağına ya da minik kavanoza mayalıyordum, taze taze yiyordunuz... Bir gün dur deneyeyim dedim, sütü ısıttım, bir tatlı kaşığı yoğurtla mayaladım sardım beklettim, baktım süper olmuş. Aa dedim hiç de zor değilmiş. O günden sonra, arada makinayla arada makinasız devam ettim.

Körili Mercimekli Tatlı Patates Çorbası

11/03/2015

Siz de değişik çorbalar sever misiniz, yoksa hep klasik çorbaları mı tercih edersiniz bilmiyorum ama ben Gökçe doğduktan sonra çorba konusunda kendimi aşmış bulunuyorum :)) Neredeyse her türlü sebzeyle çorba denemişliğim var. Hele ki daha bebekken evde ne bulursam koyup kaynatıyordum. Büyüdükçe damak tadı da değişmeye başladı, ben de daha lezzetli, daha az malzemeli çorbalar yapmaya başladım.

Geçen gün bir tarif denemek için tatlı patates almıştım. Tatlı patates, Amerikan tariflerinde sweet potato olarak sıkça rastlayacağınız bir sebze, patates olarak anılsa da aslında patatesle aynı soydan değilmiş. İçinin turuncu rengi ve şekerli tadıyla, bana daha çok balkabağını anımsattı. Zengin A vitamini içeriği, kolay sindirilmesi ve düşük alerji riski sebebiyle, bebek beslenmesinde de önerilen bir sebzeymiş. Bu arada patatesin aksine, kan şekerini düzenleyici etkisi dolayısıyla şeker hastaları için yararlıymış.

Şipşak Hazır Elmalı Kareler

10/26/2015
Yumuşamış elma asla yiyemeyeceğim şeylerden biri. İlla ki sert olacak, hani ısırdın mı sesi gelir ya öyle :) Dolayısıyla aldığım elmalar azıcık yumuşamaya başlayınca, eyvah ben bunları ne yapıcam diye düşünmeye başlıyorum. Geçen sene yayınladığım elmalı kek de yine böyle bir zamanda bulup yaptığım bir tarifti. Ve çok çok güzel olmuştu.

Haftasonu kız kardeşim bizdeydi, Gökçe'yle Elif'e kek yapayım, hem onlar yer hem de biz diyerek mutfağa daldım. Neli kek yapsam derken, yumuşamış 3 elmayla göz göze geldik. İşte o zaman, geçenlerde görüp yapılacaklar listeme eklediğim elmalı kareleri yapmaya karar verdim.

Ev Yapımı Kakaolu Puding

10/22/2015
Yapılmak için sırada bekleyen bir çok tarif var aslında, ve kakaolu puding onlardan biri değildi. Sonra bir gün işten döndüğümde, Gökçe'nin elinde hazır kakaolu pudingleri gördüm. Annemle markete gitmişler, kutularda satılan, yemeye hazır pudinglerden isteyince, annem içeriğine bakmış, çok zararlı bir şey görmeyince almış, Gökçe'de bir güzel yemiş. Annem sevine sevine anlattı, bak bunlardan yedi diye.

Normalde bizim en büyük derdimiz Gökçe'nin ara öğün olarak hiçbir şey yememesiydi. Mesela evde sütlaç, irmikli tatlı, muhallebi yapıyordum hiç birini ağzına sürmüyordu. Bence hiç de gerekli değiller ama annem yemek aralarında öyle şeyler yedirmek istiyordu. Ee tamam o zaman dedim madem hoşuna gitti, ben evde yaparım puding.

Dondurmalı Mozaik Pasta

10/20/2015

Kışı sevmiyorum ben, tanıyanlar bilir. Ama kış gelince blogger davetleri, etkinlikler de hızlanıyor ya, işte onu seviyorum :) Bu sezonun açılışını, Hazer Amani'nin 24Kitchen'da başlayacak olan Mutfakta Buluşalım programının tanıtımı ile yaptık. 

Bu davet gelene kadar Hazer Amani kimdir bilmiyordum, sonra fotoğrafını gördüm araştırırken, aa bir yerden tanıyorum sanki dedim, evet kendisi Knorr'un reklamlarında da oynuyor, Unilever'in Orta Doğu ve Rusya kurumsal şefiymiş. Ve 24Kitchen isimli, Türkiye'nin 24 saat yayın yapan tek yemek kanalında programı başlıyormuş. (4.Ekim itibariyle yayına başladı)

Fırında Zeytinyağlı Biber Dolması

10/07/2015
İlk evlendiğimde dolma yapmayı çok zor sanıyordum, annemden aldığım tarifle denediğimde, bu kadar kolay oluşuna şaşırmıştım. Ondan sonra sık sık hem zeytinyağlı hem kıymalı yaptım. Bugüne kadar hep, annemden öğrendiğim gibi, ocakta pişiriyordum. Geçenlerde aklıma geldi, bu sefer fırında pişireyim dedim, sonuç hoşuma gidince sizinle de paylaşmak istedim. Bazılarınız ocakta pişirip, sonrasında üstü kızarsın diye fırına atıyor olabilir, bu tarifte ise baştan sona fırında pişiriyoruz dolmayı. 

Ben şahsen, yemekleri fırında yapmayı tercih ediyorum, lezzetinin yanında, kolay da geliyor, çünkü ocakta olunca ay suyu bitip dibi tutmasın, ay taşmasın, içi pişti mi acaba gibi düşüncelerle zırt pırt ocak başında buluyorum kendimi ve o pişerken ben bir gidip kitap okuyayım ya da Gökçe'yle oynayayım desem, konsantre olamıyorum. İşte bu yüzden dolmayı fırında pişirme işini çok tuttum ben :)

Hindistan Cevizi ve Muzlu Muffinler

10/01/2015

Uzunca bir aradan sonra nihayet yine buralardayım :) Havalar soğumaya başladığına göre benim de mutfakla aram düzelecek, bundan sonra sık sık yeni tarifler gelecek demektir. 

Yazı çok sevmeme rağmen, sıcakta hiç bir şey pişirmek istemediğim için blog açısından biraz verimsiz oluyor yaz dönemi, gerçi blog istatistiklerine bakınca, yazın yemek tarifi arayanların da epey azaldığını görüyorum da  içim rahatlıyor, yalnız değilim demek ki diye :))

Bayram tatilinde evde olduğumuz bir gün, Gökçe uyuyunca hem dolaptaki yumuşamış muzları değerlendirmek hem de Tchibo'dan aldığım yeni kek kalıbımı denemek için kalkıp bu muffinleri yaptım. Fırından çıkmak üzereyken Gökçe uyandı, gözünü açtığı gibi "anneee kek kokuyoorr" diye bağırdı. Hemen mutfağa koştuk tabii, üstlerinin süslemesini de Gökçe yaptı bu arada.

Küçük Bir Mola...

9/11/2015
Normalden daha uzun bir ara verdim blog yazılarına fark etmişsinizdir. Ülkenin hali malum, toplum olarak hiç birimizin keyfi yok, yemek yapmak bir tarafa paylaşma hevesi falan da kalmadı bende. Dolayısıyla bir süre daha yeni tarifler olmayacak... 

Yarın sabah itibariyle, daha kışın ayarladığımız, aylardır beklediğimiz yaz tatiline çıkıyoruz. İçimde en ufak bir heyecan yok, zorla hazırlandım desem yeri... Gelecekten ümitsiz, olanlar karşısında çaresiz, genel bir depresyondayız hepimiz...

Yine de biraz uzaklaşıp, küçük bir mola vermek iyi gelecek gibi... Bayramdan sonra, dilerim daha güzel günlerde görüşmek üzere...

Mucize Besin CHIA ve Pişirilmeyen PUDİNG

9/02/2015
pişmeyen puding

İlk kez ofis arkadaşım Talya'da gördüm Chia tohumunu, o dönemler sık sık duyuyordum adını da nasıl birşeydir görmemiştim. Talya ofisimizin sağlıklı beslenme danışmanı gibi neredeyse, son trendleri sayesinde takip ediyoruz :)

Biraz araştırınca öğrendim ki; Chia tohumu tam bir mucize besin, tarihine bakarsak Aztek ve Mayaların günlük beslenmesinde temel gıda olarak kullanıldığı söyleniyor. Somondan çok daha fazla omega3, sütten daha fazla kalsiyum, ıspanaktan daha fazla demir, yeşil çaydan daha fazla antioksidan içeren lif yönünden zengin, kalorisi olmayan mucize bir şey. Sadece 1 tatlı kaşığı ile günlük lif ihtiyacının %42 sini karşılıyormuş. En güzeli de kendi ağırlığının 12 katını absorbe ederek tok hissetmenizi sağlıyor. 

Kakaolu Vişneli Puf Puf Muffin

8/25/2015

Blog postlarındaki azalmadan da anlaşıldığı üzere, son zamanlarda mutfakla aramıza giren soğukluk hala devam ediyor :) Her yaz oluyor bana böyle bir şeyler, aklımda yapmak istediğim bir yığın tarif var da elimi kaldırıp yapasım yok. Sıcakla birlikte azalan iştahımın da bunda etkisi var tabii. Bir de tatsız ülke gündemi eklenince üstüne, hiç bir şey yapasım kalmadı.

Geçen haftasonu yan komşum arayıp, işlerini bitirince gel çay içelim poğaça atıcam fırına deyince, ben de kek yapayım, çocuklar da yerler diyerek mutfağa girdim. Gökçe kakaolu kek seviyor, içine de vişne ekledim mi hem çocukları hem bizi mutlu eder diye düşünerek, vişneli kakaolu muffin yaptım.

Makinesiz Ev Yapımı Çilekli Dondurma

8/10/2015

Önyargı kötü bir şeydir, özellikle mutfakta ön yargıları bir kenara bırakmak lazım :) Bu da nereden çıktı şimdi diyorsanız anlatayım, evde yapılan dondurmanın dondurmaya benzemeyeceğini emindim. Öyle bir önyargım vardı, herkes yapıp yayınlıyordu da, ben ısrarla yok canım kesin dondurma gibi olmuyordur diyordum. Denemek aklıma bile gelmiyordu. 

Geçen hafta Gökçe'yle Migros'ta gezerken, "anne çilek alalım" dedi, eve gidince çoğunu yedik, bir kase kadar kaldı. Ertesi gün hafif şekilleri kaymıştı, yemek istemedim. Son zaman daha sık görür olmuştum dondurma tariflerini, bir denesem mi acaba dedim. İyi ki de demişim :)

Yabanmersinli Muffin

8/04/2015

Havaların ısınmasıyla birlikte haftada iki tariften bire düşmüş durumdayım :) Haftasonu ancak 1 tarif denemesi yapabilecek kadar tahammül edebiliyorum mutfağa :))) Bu arada yazdan şikayet ettiğimi sanmayın, çünkü ben gerçekten yazı çok severim. Sadece sıcaklarda mutfakta olmayı sevmiyorum o kadar. 

Geçtiğimiz hafta instagramda paylaşmıştım Migros'ta yabanmersini ve ahududularda indirim vardı. Ben de indirimde bulmuşken 2 şer 3 er kutu aldım dondurucuya attım. Bu arada ilk kez taze yabanmersini denedim ve bayıldım. Aslında üzüme çok benziyor tadı, zaten aynı familyadan geliyormuş. Ama görüntüsü rengi çok daha güzel oluyor keklerde. Üstelik çok çok faydalı bir meyve.

Fırında Limonlu Nefis Cheesecake

7/28/2015

İki hafta önce yemek.com sitesi, blogumu Haftanın En Takip Edilesi Blogu seçtiğinde çok mutlu oldum. Özellikle, laf olsun diye yazılmış bir yazı değil de gerçekten blogumu detaylı olarak inceleyip yazdıkları bir yazıydı, o yüzden daha da hoşuma gitti. İnsan sevdiği bir işi yapıp üstüne böyle övgüler alıyorsa, daha ne ister ki dedim :)

Yazıyı okumak için siteye girdikten sonra, yaklaşık 1 saat sitenin içinden çıkamadım. Daha önce neden keşfetmediğime yandım. Öyle güzel tarifler vardı ki, denenecekler listeme epeyce bir ekleme yaptım. MSA mezunu Alp Tuncer'in nefis tariflerinin yanında bir de restoranların şeflerinden alınmış özel tarifler var. Ama Yemek.com sadece tarif veren bir site de değil, tariflerin yanı sıra nefis mekan önerileri, esprili yazılar, videolar v.s. var. Çok çok keyifli bir site gerçekten. Hatta facebook hesabını takibe aldım, eğlenceli paylaşımları var, tavsiye ederim.

1 Portakal 1 Limonla 10 Bardak Limonata

7/22/2015

Bayram tatili de geldi geçti, 4 gün boyunca İstanbul'da olmakla birlikte çok da evde durduğum söylenemez, dolayısıyla tatilde yeni tarif denemeleri yapma hayalim de suya düştü :)

Yine de bir ara mutfağa kaçıp ne zamandır denemek istediğim limonatayı yaptım. Uzun zamandır karşıma çıkıyordu çeşitli bloglarda. İlk Umut Sepetim'de gördüm sanırım. 1 portakal 1 limonla 3 lt limonata diye geçiyor. İlk okuduğumda "yok canım daha neler" demiştim. Ben her yaz farklı tariflerle limonata yaparım, ama 5-6 limondan ancak 1 lt çıkarmışlığım var. Üstelik bir de limon kabuğu rendelemekle uğraşıyorsunuz ki en sevmediğim kısmı da o.

Domates ve Kekikli Tost

7/09/2015
domatesli kekikli tost, denemeden geçmeyin
Her şey bitti tost tarifi mi veriyorsun demeyin nolur :) Aslında yazmayacaktım ama o kadar güzel bir lezzet ki benim gibi siz de daha önce denemediyseniz bir deneyin istedim.

Aslında bu şöyle ortaya çıktı; eski ofiste sabah ne yesem diye düşünürken, arkadaşım Marmaris Büfe'den tost söyleyeceğim ben dedi, bana da aynısından dedim. O da domates peynir ve kekikli tost sipariş etmiş. Ne yalan söyleyeyim bir bu kadar daha yaşasam aklıma gelmezdi tosta kekik eklemek :) Ama nasıl güzel olmuş, nasıl yakışmış, resmen kendimden geçtim yerken :) Tabii hemen haftasonu kahvaltıda evde de denedim. Bu ara en favori kahvaltı seçeneğim bu tost oldu diyebilirim.

Kırmızı Erikli Altüst Kek

7/07/2015

Kırmızı erik bizim evde çok sevilen bir meyve, ama öyle oturup tabak tabak yiyoruz sanmayın :) Evin erkeği erik suyuna bayılıyor, bir de erik marmelatına. O yüzden yaz boyu kilo kilo alıyorum, erik suyu yapmak için. Geçenlerde aldığım erikleri kaynatacakken 5-6 tanesini ayırdım, bunlardan bir kek yapayım dedim.

Aklımda altüst kek yapmak vardı. Amerikalıların upside down dediği bu kek türünü çok seviyorum. Adı kek olmakla birlikte pastayla yarışacak kadar şık ve lezzetli oluyor. Üstelik farklı meyvelerle de deneyebilirsiniz. Ben daha önce de şeftalili altüst kek tarifi vermiştim. Onda meyveyi hazırlarken kıvam vermek amacıyla nişasta koyuyorduk. Kırmızı erik içeriğindeki pektin sayesinde kendiliğinden kıvam alan bir yapıya sahip olduğundan nişastaya da gerek kalmıyor.

Kek hamurunu hazırladığımda normal keklere göre biraz koyu kıvamlı gibi geldi, hatta pişme süresi boyunca endişeyle takip ettim, kabarmayacak mı, içi pişmeyecek mi, yoksa çok mu sert olacak gibi bir sürü düşünce geçti aklımdan :) Sonra fırından çıkıp da bir ısırık aldığımda, endişemin çok yersiz olduğunu fark ettim. Müthiş bir kek olmuştu. Yumuşacık, pandispanya gibi bir şeydi. Beni fazlasıyla mutlu etti. Üstündeki erikli kat, mayhoş tadıyla nefis bir lezzet katmıştı keke.

Sonuç olarak hazır tezgahlarda kırmızı erikler bolken, alıp deneyin ve bu lezzetin tadını çıkarın. Lafı daha fazla uzatmadan buyrun tarife geçelim;

Çikolata Parçalı Yulaflı Kurabiye

6/29/2015

Son dönemlerde daha çok duyar olduk yulaf ezmesi ve yulaf ezmeli tarifleri. Eskiden pek bilinmezdi ülkemizde, ki hala bir çok kişi için pek bişey ifade etmiyor. Dukan diyetinin vazgeçilmezlerinden olunca, marketlerde daha çok rastlar olduk. 

Çok faydalı ve sağlıklı bir besin olduğu için, ben de evde bulunsun diyerek bir paket aldım. Haftasonu arkadaşlarla buluşacaktık, çocuklar yesin diye bir kurabiye yapayım dedim, aklıma yulaf ezmeli çikolata parçalı kurabiye geldi. Amerikan tariflerinde sık sık rastlıyordum, denemek bugüne kısmetmiş :) 

Yörsan'la Geleneksel Lezzetler

6/26/2015

Yaz aylarına denk gelen iftarlarda en ferahlatıcı şey yoğurtlu tarifler ve buz gibi ayranlar. Zaten sıcaktan insanın canı bişey yemek istemiyor, bir de uzun saatler süren oruç sonrası, ağır şeyler de yenmiyor. O zaman insanın aklına soğuk çorbalar, hafif tatlılar geliyor. 

Bizim evden zaten yoğurt eksik olmaz, geçenlerde markete gittiğimde yoğurt reyonunda Yörsan'ın yeni logolu ürünleri dikkatimi çekti. Yörsan benim güvendiğim ve tercih ettiğim bir marka. Özellikle tava yoğurdunu çok beğeniyorum. Rengini gün doğumundan alan turuncu renkli logosu da çok hoşuma gitti, logo yenilerken lezzetine de lezzet katmıştır diyerek yoğurt, tereyağ, ayran, süt, kaymak ne bulduysam aldım.

Haftasonu, eşimle ikimize güzel bir iftar sofrası hazırlayayım dedim, önce güzel bir ayran aşı yaptım, yemek öncesi serin serin iyi gelir dedim. Ama buğday yerine karabuğday kullandım hem daha pratik hem lezzetli. Ardından kolayca hazırlayabileceğiniz bir ali nazik kebabı yaptım, adı kebap olmasına rağmen yoğurtlu patlıcan sayesinde çok hafif oluyor. Tatlı olarak da hem şerbetli hem de hafif bir tatlı, limon aromalı yoğurt tatlısı hazırladım. Bir de baktım ki bütün tariflerde Yörsan ürünleri en büyük yardımcım olmuş. Siz de Ramazan bitmeden yapmak isterseniz tarifleri paylaşıyorum. 

Herkese lezzetli, bereketli bir Ramazan diliyorum, hayırlısıyla bayrama ermek nasip olsun. 

Çocuğunuz İçin Güvenilir Güneş Kremi

6/25/2015
Haziran ayının son günleri, yaz sıcakları gelmemekte ısrar ediyor olsa da öyle veya böyle bir yerlerde deniz sezonu açıldı diyerek güneş kremleri konusunda kendi düşüncelerimi yazmak istedim. 

Ama ondan önce size bir siteden bahsetmek istiyorum. Ben ne zaman bu siteyle tanıştım, nasıl tanıştım hiç hatırlamıyorum ama çook uzun zamandır kullanıyorum diyebilirim. EWG (Enviromental Working Group) yani çevresel çalışma grubu kar amacı gütmeyen ve tamamen bağımsız bir kuruluş olup insan sağlığı ve çevre üzerine araştırmalar analizler yapıyor. Bağışlarla ayakta duruyor ve herhangi bir kurum veya kuruluşla bağı yok. Peki neler yapıyor bunlar derseniz; genel olarak insan sağlığına zararlı olacak her maddeyi, ürünü analiz ediyor raporlar yayınlıyorlar. Detaylı olarak şuradan okuyabilirsiniz.

Annemin Tarifiyle Ezogelin Çorba

6/23/2015

Biraz uzun bir ara oldu, yeni tarif ekleyemedim. İşteki yoğunluk, evdeki koşturmaca derken, üstelik tam da Ramazan gelmişken, biraz ihmal ettim sizi. Gökçe 3-4 gündür keyifsiz, sürekli bir ateş durumu var, çok yüksek olmayan ama ilaç vermezsek de düşmeyen. Blog bir yana kendimiz için bile yemek yapmaya fırsat olmuyor. Siz eski tariflerimi karıştırırken ben de normal düzenime dönmeyi umut ediyorum.

Haziran'da çorba tarifi verilmez normalde ama, bu sene Haziran ayı Eylül'ü hatta Ekim'i aratmayacak bir serinlikte olduğu için ve Ramazan'da çorba olmazsa olmaz diyerek, arşivde yayınlanmayı bekleyen Ezogelin Çorbası'nı yayınlamak istedim.

Türkiye'de İlk ve Tek Organik Keçi Sütünden Üretilen Bebek ve Devam Sütü

6/12/2015

Bugün size harika bir markadan bahsedicem, Alman menşeili 104 yıllık geçmişe sahip Töpfer markasını, Hürriyet Bumerang'ın daveti sayesinde tanıdım ve size de tanıtmak için sabırsızlanıyorum.

Töpfer anne ve bebekler için kozmetikten gıdaya doğal ürünler üreten, çok köklü bir Alman firması, Türkiye'ye geçtiğimiz yılın başında Hiper Farma sayesinde giriş yapıyor. En heyecan verici ürünü Türkiye'de bir ilk olan Organik Keçi sütünden üretilen bebek ve devam sütleri. 

Biz de devam sütlerini detaylı tanımak için Hiper Farma'nın ürün müdürü Sinem Hanım ile biraraya geldik. Kahvaltı boyunca aklımıza gelen tüm sorularla kendisini sıkıştırdık ve içimize sinen cevaplar aldık.

Bol Aromalı Focaccia Ekmeği

6/08/2015


3-5 ay öncesine kadar maya dendi mi uzak dururdum, sanki mayalı tarifler çok zormuş gibi gelirdi. O yüzden evde ekmek yapmak benim için uzak bir hayaldi. Sonra bir iki kolay ekmek tarifiyle bu korkuyu yendim :) Hele ki instant maya kullanıyorsanız, korkmaya gerek yokmuş anladım. Kabartma tozu gibi, diğer malzemelere ekleyip karıştırıyor sonra 1 saat kabarmasını bekliyorsunuz, hepsi bu. 

İşte bunu anladıktan sonra pazar kahvaltılarında fırsat buldukça ekmek yapmaya başladım. Geçen hafta sonu, Nar Gourmet'nin Sarımsak Çeşnili ve Biberiye Çeşnili yağlarına bakıp, bunlarla güzel birşeyler yapmalıyım diye düşünürken, aklıma uzun zamandır denemek istediğim focaccia (fokaça) düştü.

İtalyanlar'ın bu ünlü ekmeğine, pizzanın atası demek yanlış olmaz. Görünüşü pizzaya benzemekle birlikte, daha kabarık puf puf bir hamuru olduğu için ekmek gibi oluyor. Üzerine, domates, zeytin, kekik veya biberiye çok yakışıyor, tam bir kahvaltı ekmeği oluyor.

Selülitleri Ütülemeye Devam Ediyoruz

6/04/2015

Tam da 1 ay önce yazdığım yazıda Silk'n Silhoutte denen, kendi minik marifeti büyük bir cihazdan söz etmiştim. Selülitlerle savaşma iddiasındaki bu cihazı, Tavsiye Evi ile sürdürdüğümüz bir proje kapsamında deniyorum. 8 hafta devam edecek ve sonuçları birlikte görücez.

Gel gör ki ben bu 4 hafta boyunca olması gerektiği kadar düzenli kullanamadım, oysa ki insan haftada 2 gün 15-20 dakika vakit bulabilmeli kendisi için ama olmadı. Gökçe'nin soğuk algınlığı ve öksürükle süren 10 gündür geçmeyen hastalığı bana da bulaşınca, elimi bile kaldıramaz hale geldim. Gökçe'nin mızmızlıkları, benim her fırsatta uyuyup dinlenme isteğim falan derken, Silk'n Silhoutte'i ihmal ettim. 

Şipşak Brownie

6/01/2015

Haftasonu evde fırın çalışmazsa içim rahat etmiyor :) C.tesi Gökçe öğlen uykusuna yatınca yine rahat duramadım, bir şeyler dürttü beni. Kalk kek pişir ev mis gibi koksun diye. Halbuki ne gerek var uzat ayağını aç bir film falan izle di mi :) 

Neyse açtım pinteresti ne yapsam diye bakarken kolay bir brownie tarifi gördüm. Ben ki kakaoyla çikolatayla aram yoktur, birden canım çekti. Tarif o kadar kolaydı ki, yapsam mı yapmasam mı diye düşünene kadar, kalkıp iki dakikada hazırlayıp fırına attım.

Tek hatam fırında biraz fazla tutmam oldu, olması gerektiği kadar nemli bir brownie olmadı, sanki yumuşak bir kakaolu keke daha yakındı. Bir sonraki sefer daha az tutucam, siz de o şekilde yapın ki sonra aaa brownie dedi ama bu resmen kek oldu diye beni suçlamayın :) Hatta çikolata seviyorsanız üzerine de güzel bir çikolata sos gezdirin, afiyetle yiyin.

Karadutlu Tart

5/26/2015


Bahar gelince günler uzuyor, havalar geç kararıyor ya, işte o zaman ben iş dönüşü evin arka sokağında kurulan pazara yetişebiliyorum ve bu beni çoook mutlu ediyor :) Sadece domates alıcam diyerek uğruyor ve elimde bir dolu torbayla eve dönüyorum. 

Geçen hafta baktım ki karadut var bir kaç tezgahta, biraz alıyım da değişik bişeyler yapayım dedim. Ve sonunda, çıtır tart hamuruyla, hafif kreması ve mayhoş sosuyla bu nefis tart çıktı ortaya. 3 aşamalı olduğu için biraz zahmetli gibi görünse de aslında zor değil, sadece biraz vakit ayırmak gerekiyor. Uğraştığınıza değecek bir tarif olduğunu söyleyebilirim :) 

Yabanmersini Reçelli Kuplar

5/20/2015

Son 1 aydır bol tatilli bir dönem geçiriyorum, 23.Nisan ve 19.Mayıs'ta aradaki günleri bağlayınca 4 er gün tatil yaptım, 1.Mayıs'ta da 3 gün derken, pek güzel oldu :) İznin vardı da naptın derseniz hiçbir şey yapmadım, evdeydim, kızımla vakit geçirdim. Gökçe'nin arabada duramama olayı bizi biraz bağlıyor. Ben de evde olmanın tadını çıkardım.

İşte bu çok tatilli dönem yüzünden blog yazılarım biraz azalmış olabilir, rehavet çöktü, bahar havası çarptı falan filan, ama yine de birkaç güzel tarif denemesi yaptım. İşte bunlardan biri, tesadüfen Arda Türkmen'in programında rastladığım ve kesin yapmalıyım dediğim bu tatlı.

Yumuşacık Patatesli Börek

5/14/2015

Tatlıya değil ama böreğe zaafım var benim, çok seviyorum her çeşidini. Oturup bir tepsi yiyebilirim mesela. Neli olduğu da önemli değil yeter ki güzel olsun. Annem harika börek yapar, kayınvalidem de öyle, efsanedir börekleri. Ben kendimi o kadar uzman görmüyorum ama geçenlerde arkadaşlarım için hazırladığım bu börek gerçekten başarılıydı. Yemeye doyamadık. 

Son anda fotoğraf çekmeyi akıl ettiğimde, elimizde bu küçük dilim kalmıştı :) O yüzden biraz şekilsiz görünüyor olabilir. 

Vişne Soslu Cheesecake

5/11/2015

Geçen yaz dolaba attığım vişneleri değerlendirme çalışmaları sonucu, ortaya çıkan lezzetlerden biri de bu cheesecake oldu. Limon aromalı peynirli dolgunun üzerine vişne sos çok yakıştı. Arkadaşlarım için hazırlamıştım, hepsinden de tam puan aldı :)

Daha önce hiç cheesecake yapmamış olabilirsiniz ama aşağıda yazdığım püf noktalarına dikkat ederseniz, ne kadar kolay olduğuna şaşıracaksınız.

Bence yaz günleri için harika bir tatlı alternatifi, vişne yerine farklı meyve soslarıyla da çeşitlendirebilirsiniz.

Yoğurtlu Kabak Havuç Salatası

5/06/2015

Bu salataya rastladığım yerlerde severek yerdim de kendim yapmak aklıma gelmemişti :) Gökçe'nin doğumgününde evdeki kabak ve havuç bolluğunu görünce çeşit olması amacıyla yaptım ilk kez. Sonra hem kolay hem de lezzetli olduğu için sık sık yapar oldum.

Çoğunuzun bildiği ve yaptığı bir salatadır belki ama yine de blogda bulunması lazım diyerek yazıyorum :) Hem duydum ki bazıları çiğden yapıyormuş, siz de havuç ve kabağı kavurmadan yapıyorsanız bir de böyle deneyin.

Selülit Düşmanı Silk'n Silhouette ile 8 Hafta

5/04/2015

Kendimi bildim bileli kilo problemim vardı benim, yok yok yanlış anlaşılmasın deli gibi yemek yiyip bir türlü kilo alamamaktı derdim :) 25 yaşındayken 42 kiloydum ve insan gibi yemek yemiyordum, anlatsam inanmazsınız. Gece karnım acıktığı için uyuyamayıp mutfağa gider, yarım ekmek içine ton balıklı mayonezli sandviç yapar, yer ve yatardım. Metabolizma hızım inanılmazdı.

Sonra 30 lu yaşları aşmaya başlayınca o çılgın metabolizma biraz yavaşladı, az az kilolar gelmeye başladı, bir kaç sene önce selülitleri gördüğümde dilimi yutuyordum, bu nereden çıktı diye. Üstüne bir de doğum girdi araya, Doğumdan sonra eski kiloma dönmekle birlikte, vücudum sıkılığını kaybetti. 

Son dönemlerde o şuursuz yemelerimi epey azalttım, ama spor yapmaya fırsat bulamadığım için vücudumu nasıl sıkılaştırırım diye kara kara düşünüyordum, selülitleri zaten artık kabullenmiştim nasılsa bir çaresi yok diye.

Balık Köftesi

4/29/2015

Geçtiğimiz haftalarda Gökçe'nin aşırı iştahsız bir dönemi oldu, normalde de çok çok iştahlı değildir, az miktarlarda yer, ama bu sefer akşamları hiç yememeye başladı. Sonradan anladık ki arka azı dişleri çıkıyormuş da ondanmış bu yememe durumu.

İşte o ara, ben bu çocuğa ne yedirsem diye dolanırken, köfteye hiç hayır demediğini de bildiğimden balık köftesi denemeye karar verdim. Balık olarak evdeki Iglo Alaska Mezgiti'ni kullanacağım için sevgili Tijen'in tarifini uyguladım. Sonuç harika oldu. Gökçe 3 tane yedi, hatta beğendin mi diye sorduğumda "beğendim, çok yap bundan anne" dedi :)) 

Lukapu Sayesinde Yemek Kitabım Oldu

4/27/2015

4 yıl önce bu blogu açmaya karar vermemde en etkili sebeplerden biri, arada bir yapıp sonra tamamen unuttuğum yemekleri bir yere kaydedebilmek, lazım olunca dönüp bakmaktı :) Tabii böylece arkadaşlarımla da paylaşmış olacaktım tariflerimi. Evet gerçekten bu kadar basitti sebebi. O zamanlar blog aleminin genişliğinden, sosyal medyanın gücünden falan haberim yoktu. 

4 yıl geçti üzerinden, ben hala kendi blogumu tarif defteri olarak kullanıyorum, çünkü sürekli yapmadığım hiç bir yemeği aklımda tutma becerisine sahip değilim. Bazen sık sık yaptığım 10-15 tarifi deftere yazsam da internetle telefonla uğraşmasam demekle beraber hiç başarılı olamadım.

Ve sonra bir gün Lukapu'yla tanıştım. Sanki aklımdan geçenleri okumuş gibi, en sevdiğiniz tariflerden size bir kitap hediye etmek istiyoruz dediler. Amanın dedim işte aradığım şey buymuş da haberim yokmuş. Hemen tarifleri seçtim ve yolladım. Kargodan çıkan kitabı görünce mutluluktan uçtuğumu söyleyebilirim. En sevdiğim tarifler kitap olarak elimdeydi.

1 Saatte Hazır Kahvaltılık Ekmekler

4/20/2015

Pazar kahvaltınızı, fırından yeni çıkmış sıcacık ekmeklerle yapmak istemez misiniz? Benim en dayanamadığım şeydir sıcak ekmek kokusu. Son zamanlarda fırsat buldukça, evde ekmek denemeleri yapıyorum. Tam kahvaltı saatine ayarlayıp, sıcacık ekmeği sofraya getirince, sofradaki her şey geri planda kalıyor. 


Normalde herkesin yapabileceği, hiç riski olmayan ve sonucu nefis olan şu yoğrulmayan ekmeği yapıyorum. Ama arada değişik tarifler de denemek lazım diyerek minik kahvaltılık ekmekler yaptım haftasonu. Yapması kolay, üstelik fırında mayalama sayesinde, çabucak hazır oluyor.

Sebzeli Enginar Çorbası

4/16/2015

Enginar özellikle yazın bizim evde her hafta pişer. Sonsuz faydasının yanında, yazın sıcak yemek istemeyen bünyeye zeytinyağlı enginar ilaç gibi geliyor...

Tabii biz enginar için havaların ısınmasını bekleyemedik. Baktım ki tezgahlara düşmüş hemen 4 tane aldım. Haftasonu zeytinyağlı yemek yapmak üzere mutfağa girdim, bir yandan da Gökçe'ye öğlen ne çorba yapsam diye düşünüyordum. 

İşte o anda üç enginarı yemeğe kullanıp biriyle de çorba yapmaya karar verdim. Tamamen kafamdan uydurduğum çorba tariflerinden biri oldu bu da, sonuca ben şahsen bayıldım. 3 kaşık gökçeye 1 kaşık anneye şeklinde çorbayı bitirdik :)

Tavuklu Karabuğday Salatası

4/13/2015

Son dönemde kinoa gibi karabuğday (greçka) da sık sık karşıma çıkan gıdalardan biri. İsmine bakıp, doğal olarak buğdayın bir türü sanıyordum ki değilmiş :) Aslında kendisi kuzukulağıgiller familyasından bir bitkinin tohumlarıymış. Öğütülerek un halinde ya da tane şeklinde tüketilebiliyor.


Bunca yıl yemedim bundan sonra niye yiyeyim diyorsanız, şöyle söyleyeyim kendisi yüksek besin değeri ile günlük ihtiyacımız olan çoğu besin maddesini tek başına sağlıyor, %13-%15 protein içeriğiyle bitkiler arasında en yüksek hazmedilebilir protein oranına sahip bitki, vücut tarafından üretilemeyen 8 amino asitin tümünü barındırıyor,  kompleks karbonhidratların oranı %75, herhangi bir zirai ilaç kullanılmadan organik olarak yetiştirilebiliyor.

Neşeli Bisküviler

4/07/2015

Bu bisküvilere ne isim vereceğimi bilemedim, düşündüm düşündüm ve bir anda neşeli bisküviler demeye karar verdim :) Çünkü gerçekten üstlerindeki renk renk şekerlerle çok neşeli görünüyorlar...

Bu bisküvileri kız kardeşim, önce kendi kızının doğumgünü için sonra da Gökçe'nin doğumgünü için hazırlamıştı. O kadar nefisler ki insan kaç tane yediğini anlamıyor. Benim gibi tatlı kurabiyelerle arası olmayan biri bile o kadar çok yiyorsa herkesin seveceğini düşünüyorum.

Geçtiğimiz haftasonu ben de evde 2 tepsi pişirdim, bir tepsisi daha çikolataya bile batıramadan sıcak sıcak tüketildi :)

Deneyimsel Öğrenme ile Kirlenmek Güzeldir...

4/06/2015
OMO "Kirlenmek Güzeldir" sloganını 10 yıl önce hayatımıza soktuğunda gönlümü fethetmişti, biz 80'li yıllarda çocuk olanlar için, evdeki düzen ve temizliğin aksine, sokaklarda sabahtan akşama kadar toz toprak içinde oynayıp kirlenmek, hayatın değişmez bir parçasıydı... Evet herkesin evinde hiç girilmeyen düzenli tertipli bir misafir odası vardı belki ama çocukların çamura bulanması pek sorun olmazdı, şimdi olduğu gibi fanusta büyütülen çocuklar yoktu, aman dur kumla oynama mikrop kaparsın diye bir cümle hiç duyulmazdı...
İşte bu harika sloganın sahibi OMO'nun davetiyle "Hadi Hareketlen" projesi kapsamında bir sohbete katıldık, Gökçe'yle beraber. Karaköy'ün tarihi binalarından birinde yer alan Salt Galata'da önce güzel bir kahvaltı ettik. Sonra çocuklar kendileriyle ilgilenen abla ve abilerle birlikte hamurlar, parmak boyaları ve el işleri yapmaya koyuldu, biz anneler de Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof.Dr.Yankı Yazgan, Aktif Yaşam Derneği kurucularından Mehmet Ali Çalışkan ve sevgili Demet Akbağ ile güzel bir sohbet için masa başına geçtik. (Gökçe oyun odasında benim olmadığımı anlayınca ağlayıp yanıma geldi, toplantıyı sabote etti :)

Gerçek Vanilyalı Ev Muhallebisi

3/31/2015

Vanilyanın aslında toz değil de siyah çubuk şeklinde, fasulye gibi bir şey olduğunu öğrendiğimde yaşadığım şaşkınlığı anlatmam mümkün değil... Yıllarca vanilya diye sentetik beyaz bir tozu keklere kattıktan sonra, böyle bir şeyi öğrenince insan kendini aldatılmış hissediyor :) 

Peki beyaz bir toz değilse neymiş bu vanilya o zaman? Kökeni Güney Amerika olan salepgiller familyasından bir bitkiymiş. Çok fazla işçilik gerektiren, yetiştirmesi zahmetli ve dünyada safrandan sonra en pahalı baharatmış ayrıca. (Kaynak: Vikipedi)

Patatesli Tavuk Yemeği

3/25/2015


Bu yemeği çok sık yaparım ve de severim ama tarifini vermeyi ihmal etmiştim. Sanki herkesin bildiği ve yapabileceği bir yemek gibi gelmişti. Oysa ben de ilk kez yediğimde "aa bu ne güzelmiş nasıl yapıyorsun" diye sormuştum yapan arkadaşıma. O yüzden de geçenlerde yaptığımda fotoğrafını çektim bloga eklemek için. Belki aranızda böyle kolay ve lezzetli bir tavuk yemeği arayanlar vardır.

Bu yemeğin en sevdiğim yanı, çok yaptığımda ertesi güne de kalıyor oluşu :) Tavuk ve et yaptığımda en sinir olduğum şey, ertesi gün tekrar ne yemek yapıcam diye düşünmek zorunda kalmak. İnsan bazen sıkılıyor her gün yemek yapmaktan. Hele ki işten çıktığınızda, evde sizinle oynamak için bekleyen bir bücür varsa, daha da zor oluyor mutfağa girmek.

İşte o yüzden bu benim kurtarıcı yemeklerimden biri, umarım sizin de hoşunuza gider.

Yulaf Kepekli Peynirli Omlet

3/19/2015

Yumurtanın her çeşidi bizim evde baş tacıdır, ben zaten 3 öğün yiyebilecek kadar çok severim, Gökçe de aynı benim gibi her çeşidini her öğün yiyebilecek kapasiteye sahip olunca, bana da değişik omlet denemeleri yapmak düşüyor.

Yulaf kepeği Dukan sayesinde sık sık duyduğum bir şeydi, ilk kez geçen haftalarda Yulaf Kepekli Ekmek yapmak için aldım. Kalanını da bazen yoğurduma ekleyerek bazen sütüme karıştırarak yiyordum. Neden derseniz tok tutma özelliği var ve Dünya Sağlık Örgütü, yulaf kepeğinin protein açısından et, süt, yumurta kadar önemli olduğunu söylüyor. Vücut için önemli bir antioksidan kaynağı olan selenyum açısından da zengin bir besinmiş. Dolayısıyla her gün bir miktar yulaf kepeği yemenin faydası olduğunu düşünüyorum.

Kıymalı Kaşarlı Karnabahar Graten

3/16/2015


Bu yemek, tamamen evdeki malzemeleri değerlendirmek amacıyla başladığım, biraz ondan ekleyeyim, biraz da şundan diyerek yaptığım, sonucu beklediğimden de güzel olan, hatta bugüne kadar yaptığım en lezzetli karnabahar yemeği oldu. 

Geçtiğimiz haftasonu yumurtalı karnabahar kızartması yapmıştım, ancak bütün bir karnabaharı haşlamış, az bir kısmını kızartmıştım, hepsini tek başıma yiyemezdim, soğuyunca da güzel olmazdı. Tabii elimde epeyce haşlanmış karnabahar kaldı, dolaba koydum. Yine önceki gün yaptığım yemek için fazlaca soğan ve kıyma kavurduğumu fark edip, saklama kabına bir kısmını ayırmıştım. O da dolapta bir köşede duruyordu. Akşam işten gelince ne yapsam diye dolabı açtım, karnabahar ve kıyma bana bakıyordu.

Dedim ki, bunları biraz domates sosuyla harmanlayıp, kaşar peynirle buluşturmalı, beşameli de döktük mü, tadından yenmez :) Bazen kafamda yemeği pişiriyor ve hatta tadına bakıyorum, sonucu beğenirsem hemen yapmaya başlıyorum, bu da öyle gelişti ve sonucu hayalimdekinden de güzeldi.