Top Social

Marmara Adası Hakkında

7/26/2022
marmara adası rehberi


Uzun zamandır aklımda olan, sürekli bunu blogda yazmalıyım dediğim ama bir türlü kısmet olmayan Marmara Adası dosyasına başlıyorum :) Instagram takipçilerim, son 5 yıldır her yaz en az 2 hafta maruz kalıyorlar ada paylaşımlarıma ve o dönemde dm den gelen sorulara elimden geldiğince cevap veriyorum. Ama artık, bir yerde derleyip toplamalıyım bunları dediğim noktaya geldim.


Önce adayla tanışma hikayemizi anlatayım. 2018 yılının Kurban Bayramı, Ağustos'un sonlarında yine 9 günlük bir tatile denk geliyordu. Biz, Haziran'da tatil bütçemizi kullandığımız için öyle tatil köyüydü, güneyde 9 günlük tatildi gibi seçenekler maalesef imkansızdı ama İstanbul da Ağustos sıcağında hiç çekilmezdi. O sırada eşim dedi ki benim bir arkadaşımın Marmara Adasında evi varmış boşmuş, gitmek ister misin? İlk kez o gün duydum adını, ev denize yakın mı sorusunun cevabı evet olunca, tamam yaa gidelim o zaman dedim, başka soruya gerek yoktu benim için :))

marmara adası Gündoğdu
Gündoğduda evden çıkınca denize inen sokak

Arkadaşın evi Gündoğdu Köyü'ndeydi. Merkez'e 10 dk uzaklıkta, ulaşım için ya saatte bir kalkan minibüsler ya da özel aracınızı kullanmanız gerek. Dolayısıyla biraz kendi içine kapalı bir köy, biraz da öyle tercih etmiş yaşayanlar ki en çok da bu yüzden seviyorum, 5 yılın sonunda köyümüz dediğimiz Gündoğdu'yu. Ama ilk kez gideceklere genellikle burayı tavsiye etmiyorum, sebeplerini anlatırım. Neyse ben şimdi başlıklar halinde detaylara gireyim.


MARMARA ADASI GENEL BAKIŞ


Türkiye'nin Gökçeada'dan sonra 2.en büyük adasıdır. Balıkesir iline bağlıdır. Soldan sağa sayarsak 6 ana yerleşim bölgesi var; Çınarlı - Merkez - Gündoğdu - Topağaç - Asmalı - Saraylar. Bunlarla ilgili bilgileri ilerleyen kısımda yazıcam.

Vikipedi der ki: Adadaki ilk yerleşme Antik Çağda Miletoslularca kuruldu. Bir deniz ticaret kolonisi olarak kurulan Prokonnesos kenti, adaya da adını verdi. Birçok kez yağmalanan Prokonnesos, Roma Döneminde Hristiyanların sürgün yeriydi. Bizans Döneminde keşişlerin yerleştiği adaya, Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra 15. yüzyıldan başlayarak Türkler de yerleştirildi. 

15.yy. içinde Ada yönetimini ellerine geçiren Türkler adada çıkarılan mermerden esinlenerek Marmara ismini kullanmıştır ve bu isim zamanımıza dek süregelmiştir.


MARMARA ADASI ULAŞIM

Ada olmasının da etkisiyle ulaşım en büyük sorunlardan biri, özellikle araba ile gidenler için. Sonuç olarak gidiş için 2 seçeneğiniz var; 

  • Araçsız gidiş: Araçsız gidecekseniz Yenikapı ve Bostancı'dan İDO seferleri var, 3 - 3,5 saatte ulaşabilirsiniz. İlk kez gidecekseniz ve çok uzun kalmayacaksanız en mantıklısı bu. Orada gerektiğinde taksi ile ulaşım sağlayabilirsiniz zaten her yer birbirine yakın.
marmara adası feribot

  • Araçla gidiş: Erdek ve Tekirdağ'dan feribotla ulaşım var. Ben Erdek kısmına hakim değilim açıkçası, Tekirdağ'dan ise Ceyport ve Barbaros limanlarından kalkan feribotlar var. Biz Ceyport limanını kullanıyoruz, buradan Merkez'e giden gemiler kalkıyor. Barbarostan kalkanlar genelde Saraylar tarafına gidiyor. Ancak orada şöyle bir sıkıntı var, organize bir sistem yok, 3-4 farklı firma var, bunların gemileri belli saatlerde sefer yapıyor, önceden bilet alma şansınız yok, erken gidip sıraya girmeniz gerek, normal zamanlarda  gemi saatinden en az 1 saat  önce orada olduğunuz sürece sıkıntı olmuyor, ancak bayram dönemiyse ne yaşayacağınız belli değil. Geceden kuyruğa girenler falan oluyor. Biz bir sene bayramın 2.günü gittik, sanırım 4 saat falan bekledik, ek seferler yapıldı da ancak geçebildik. Dönüş nispeten daha kolay, telefon edip dönüş için araç plakanızı kaydettirip sonra istediğiniz zaman bilet alarak 10 dk önceden gidip binebiliyorsunuz. (Merkezde liman işletmesinin binası var Feribot iskelesinin hemen karşısında oraya uğrayıp rez. için telefon numaralarını alabilirsiniz, gişelerden de bilgi veriyorlar (Bu arada bu sene araç geçiş ücreti 450 TL idi, şoför dışındaki her yolcu için de 120 TL ödedik)


MARMARA ADASI YERLEŞİM YERLERİ


ÇINARLI

Feribotla adaya geliyorsanız ilk göreceğiniz yerleşim yeri Çınarlı olacak. Hatta bazı feribotlar buradaki iskeleye yanaşıp yolcu indirebiliyor. Sahilde bulunan oteller ve pansiyonlar sebebiyle, adanın en çok turizm olan bölgesi. Geniş, kum bir plajı var. 

marmara adası çınarlı

Sahilden içeri doğru yürüdüğünüzde asırlık çınarların altında oturabileceğiniz büyük bir piknik alanı var. Aslında köy meydanı bu piknik alanından oluşuyor diyebiliriz. Giderseniz, sahilde Çınarlı Dondurmacısı var, tavsiye ederim küçük bir köyde karşılaşmayı beklemeyeceğiniz kadar lezzetli dondurmalar yapıyor. 

marmara adası çınarlı dondurmacısı
Çınarlı Dondurmacısından dondurmalar alınmış

Burada sevmediğim taraf sahilde şezlong şemsiye için ücret alıyorlar. Çok kaliteli tesisler de yok yeme içme anlamında. Diğer bazı sahillerde işletmelerin önündeki şezlong ve şemsiyeleri gün boyu yeme içme karşılığı kullanıyorsunuz. Dolayısıyla Çınarlı'ya pek gitmiyorum. Ama kalmak amacıyla Dostlar Pansiyon'u önerebilirim, inceleyebilirsiniz. Bir arkadaşım gitmişti memnun kaldı. Sahilde bulunan pansiyonun kendi şezlongları olduğundan sıkıntı olmayacaktır.


MERKEZ - ABA ve KOLE PLAJLARI

Merkeze en yakın plaj Kole Plajı, ben 5 yazdır adaya gidiyorum ilk kez bu sene, o da eşimin gelmesini beklerken vakit geçsin diye uğradım. Hoşuma gitmedi, çok geniş bir plaj değil, merkezde kalanların kolay ulaştığı bir plaj olduğundan kalabalık oluyor. Şezlong şemsiye için ücret istiyorlar (2 şezlong-şemsiye 40-60 tl civarında) Ama tam sahilde Mola Otel ve Şato Otel diye iki otel var odalarının manzarası güzel, plaj hemen altında. Kalmadığım için yorum yapamıyorum siz inceleyin googledan :)

marmara kole plajı
Sol taraf Kole Plajı

Merkeze yakın bir diğer plaj Aba plajı. Burası Aba Mevkii diye anılan, güzel otellerin, pansiyonların olduğu hatta sezonluk ev bulabileceğiniz bir bölge. Adanın hafif çakıllı olan tek plajı, diğerleri hep kumsal. Burada da giriş biraz taşlık ama denizin içi kum. Bu arada sahilde genel olarak kum, arada taşlar var. Bizim en çok gittiğimiz plajlardan biri diyebilirim. 

Marmara Aba Plajı
Aba Sahili

marmara adası aba sahili
Aba Plajında Deniz

Kumsal boyunca bir çok tesis var, bizim mekanımız Marmara Yalı Evi. Sahilin en başında kalıyor. Bir aile işletmesi, yemekleri kendileri yapıyorlar, soğuk mezeler, ızgaralar özellikle adaya özgü peynirli patlıcan şahane. Sahilde şezlonglara yerleşip, restoran kısmında gölgede yemek yiyebilirsiniz, gün batımını izlemek için de harika bir konumu var. Kalacak yer arayanlar için de burada tam kumsal üstünde kalabileceğiniz pansiyon mevcut. Az oda olduğu için genelde dolu oluyor önceden ayarlamanız lazım. 

marmara adasında gün batımı
Aba Plajında Günbatımı

Yine biraz ilerde Mermer Beach Otel var, onun da konumu güzel, odaları temiz, hemen kumsalda bulunması avantaj.  Günlük plaj girişi için de kullanıyoruz Yalı Evi dolu olduğunda. Yine aynı şekilde şezlong şemsiye ücreti ödemiyorsunuz, yediğiniz içtiğiniz karşılığında oturuyorsunuz. Kumsalda olmasa da denize yakın konumda Belis Otel var, havuzu da olan nadir otellerden, ağaçlar içinde, 9 yaş altı çocuk almayan nezih bir yer. Ben kalmadım arkadaşım kaldı, çok beğenmiş. Yine önünden geçerken gördüğüm Yelkovan Ada Evi diye bir otel var. O da şık bir yere benziyor, Aba sahilinin en başında. 

marmara adası adasu otel
Adasu Otelde kalmıştık, balkonda Gökçe var

Bu arada biz geçtiğimiz sene Ağustosta annemle 4 geceliğine gittiğimizde Aba sapağının hemen karşısında bulunan Adasu Otelde kaldık. Geniş bir bahçe içinde temiz bir aile işletmesi. Kumsala 5 dk yürüme mesafesi, merkeze de her gece yürüdük, ulaşım açısından güzel bir konumda. 


MANASTIR PLAJI
Marmara Adası Manastır koyu


Manastır plajı bence adanın en güzel koylarından birisi. Navigasyonla gidecekseniz Raif'in Yeri yazıp ilerleyebilirsiniz. Manastır yazınca çıkmıyor. Gerçi navigasyon bazen bir sonraki sapaktan veriyor yolu ama siz yaklaşınca yavaş gidin, küçük bir tabela var Davran Motel- Manastır yazan oradan girin :) Yokuştan inince arabayı park edip, küçük bir merdivenle aşağıdaki koya iniyorsunuz. Yalnız bir uyarı yapayım, deniz çocuklar için harika ama ben yüzücem diyorsanız sığ gelebilir. Çünkü dubalara gittiğinizde bile boyunuzu biraz geçiyor. Dubalardan ileri geçmek de tekneler dolayısıyla tehlikeli olabilir.

marmara adası manastır
Manastır Plajı-Raifin Yeri'nin iskelesinden

Burada 3 işletme var, sırasıyla Davran Motel, Raif'in Yeri ve Hakkı Dayı'nın yeri. Biz Hakkı Abi'yi tanıyana kadar Raif'in yerinde giriyorduk denize, yine yeme içme karşılığı şezlong şemsiyelere kuruluyorsunuz. Yine bir aile işletmesi, hanımlar mis gibi ev yemekleri ve mezeler yapıyor. Önündeki küçük iskeleye çocuklar bayılıyor. Kalma yerleri de var ama Manastırda kalmayı tavsiye etmem, ulaşımı zor, akşam olunca otelin bahçesinde oturmak dışında yapacak bir şey yok, canı sıkılır insanın :)


marmara adası manastir
Kızlar Hakkı Abi'nin iskelede kitap okuyor

Bizim mekanımız plajın en sonundaki Hakkı Abinin yeri. Kendisi çok yakışıklı 60 lık bir delikanlıdır. Mavi gözleriyle sizi etkisi altına alır :) Şaka bir yana, burası kumsaldaki curcunadan biraz daha uzak, kumda oturmayı sevmeyenler için üst katta mermer üstünde güneşlenme imkanı sunan, yemekleri lezzetli bir mekan. Biz sakinliğini, Hakkı Abinin sohbetini, denizini çok seviyoruz. Gökçe kendisine hayran zaten, her gidişte Hakkı Abinin verdiği türlü çeşit deniz kabukları, deniz yıldızlarının de etkisi var bunda :) Giderseniz selamımı söyleyin mutlaka.

Marmara adası manastır  

Manastırda güneş denize batıyor, giderseniz güneşi batırmadan dönmeyin, güzel fotoğraflar çekmek için en güzel saatler 6 dan sonra başlıyor :) 


TOPAĞAÇ KÖYÜ

Topağaç köyü, adanın tarım bölgesi denebilir, diğer bölgelere göre daha düz bir araziye yayılmış. Tatil kasabasından ziyade geleneksel bir köy yaşantısı var. Merkeze 12.km uzaklığında yaklaşık 15-20 dk da gidiliyor. Geniş bir kumsalı var ama tesis konusu sıkıntılı. Şezlong şemsiye için ücret alınıyordu geçen sene, bu sene bir uğradık şezlongları göremedik. 

Fotoğrafı internetten aldım

Kumsalın yakınında bir lahmacun, pide fırını vardı. Bir de tost falan yapan bir cafe. Ama direkt kumsalda değiller. Ben şahsen çok tercih etmiyorum buraya gitmeyi. Tesis olan yerlerin önünden denize girmek daha iyi en azından yemek derdimiz olmuyor. Topağaç o konuda konforlu gelmiyor açıkçası.


ASMALI KÖYÜ

marmara adası asmalı
Fotoğraf internetten alınmıştır (Balnet.net)

Buraya ilk kez bu sene uğradık. Ulaşımı kolay değil, Merkezden 20 -25 dakika bol virajlı dar dağ yollarından gidiliyor. Küçük bir liman köyü denebilir. Ufak bir kumsalı var. Gidilecek bir yer değil açıkçası. Ama şirin bir köy göreyim, sahilde bir çay içeyim derseniz buyrun :)


SARAYLAR

Adanın kuzeyinde kalan, merkeze en uzak yerleşim yeri. Mermerciliğin  merkezi. Mermer dağları görmek isterseniz mutlaka gidin. Merkezden 30-40 dk süren yine virajlı dağ yolundan gidiliyor. Ama gidip tüm gün vakit geçirebileceğiniz bir yer. 

marmara adası saraylar

Abroz denilen bölgede 2 farklı plaj var, biri rüzgarlıysa diğeri sakin oluyor. Kadınlar plajı tarafı çok dalgalı ve rüzgarlıydı bir diğer plajda girdik, burada deniz epey sığ, çocuklar için ideal ama yüzmeyi sevenleri mutlu etmez. Diğer tarafı bilmiyorum.

saraylar marmara
Fotoğrafta sağda görünen kumsal kadınlar plajının olduğu taraf, diğeri de arkada görünen koyda. Ortada görünen alan da park.

 
Kocaman Masal Park dedikleri bir park var kumsala paralel, Masha ve Koca Ayıdan, Arı Mayaya, Buz Devrinden 7 Cücelere her türlü masal kahramanının heykelleri var, oyun alanları var, Gökçe bayıldı :)

saraylar masal park
Buz Devri'ndeki Sid ve Gökçe

Kumsalda büfeler, kabinler, tuvaletler mevcut. Sahilin üstünde sağ köşede ağaçlık bir bölge var piknik alanı gibi, buraya yerleşip hem gölgede piknik yapıp hem denize girebilirsiniz. Bayram öncesi hafta gitmiştik arkadaşımla hoşumuza gitmişti ama bayramda eşimle gittiğimizde nefret ettik kalabalıktan :) Normal zamanda gidilebilir. Bu arada Saraylar'da çok fazla apart otel, pansiyon var. Direkt buraya gelen feribotlara binip burada tatil yapabilirsiniz. Güzel vakit geçirebileceğiniz bir yer. Merkezden bile daha büyük ve gelişmiş neredeyse.

     



GÜNDOĞDU

Kendi köyümüzü en sona bıraktım, rahat rahat anlatayım :) 1922 yılındaki Nüfus Mübadelesine kadar Rum nüfusun yaşadığı ve Prastos adıyla anılan köye, Rum nüfusun adayı terk etmesinden sonra 1927 yılında Atatürk tarafından Kastamonu Abana'dan getirilen 5-6 hane yerleştirilmiş ve bugünkü Gündoğdu adını almış. O yerleşen 5 aileden sonra yine aynı yöreden gelen ailelerle nüfus yavaş yavaş artmış. Köydekilerin çoğu neredeyse o dönem yerleşen ailelerin akrabası. Hepsi birbirini tanıyor, dışardan kimsenin yerleşmesini de pek istemiyorlar. Atatürk'e aşkla bağlılar. 

gündoğdu köyü 30 ağustos
Gördüğüm en güzel 30 Ağustos kutlamaları burada yapılıyor. 7 den 70 e bütün köy meydana iniyor, hepsi ellerinde bayrak kırmızı beyaz giyinmişler. Şiirler, marşlar, hopörlerden tüm köy marşla inlerken elde bayraklarla yürüyüş falan. Müthiş bir hava oluyor. İlk geldiğimiz sene buraya aşık olmamızın en büyük sebebidir bu.
 
marmara adası gündoğdu sahil

Kalmak için Gündoğdu çok uygun değil çünkü otel v.s yok gibi bir şey. Ev kiralayanlar da genelde eşe dosta veriyor, internetten ulaşmanız zor. Biz 4 yıldır aynı evde kalıyoruz, ilk sene eşimin arkadaşı evini satınca bize bir tanıdıklarının evini buldu, onlar da zaten bizden başka kimseye vermiyorlar gibi bir şey. Kendi oturdukları 3 katlı aile apartmanının bir dairesi çünkü. Genelde akrabaları gelip kalıyor. Biz de artık epey akraba gibi olduk :)

gündoğdu plajı marmara
Kalacak yer sıkıntısının dışında yemek içmek de problem, ya ev tutup evde yiyip içeceksiniz ya da merkezde ya da denize girdiğiniz plajların orada yemek yiyip köye döneceksiniz çünkü köyde öyle yemek yenilecek bir cafe restorant yok. 

marmara adası adaçayı
Akşamları 2 adaçayı içmeden rahat etmeyen biri

Sahilde çay bahçeleri var yan yana 3-4 tane akşam tek eğlencemiz burada oturup çay, ada çayı içip çekirdek çitlemek :) 3 tane bakkal vardı, bu sene 2 tanesi kapatmış 1 bakkal kalmış, biz genelde merkezdeki Migrostan topluca alışveriş yapıyoruz. Bir de Salı günleri pazar kuruluyor, sebze meyve falan alıyoruz. Bu sene bir küçük manav var köyde ama sürekli olur mu bilinmez, iş olmuyor diye kapatacakmış sanırım. 

gündoğdu plaj
Plaj olarak köyün sonunda Maşatlık denen plaj var. Sahili kumsal, ancak denizin içinde bir iki metreden sonra sazlıklar var. Çoğu kişinin hoşuna gitmeyecektir. Diğer koylardaki kum denizle karşılaştırınca burası biraz kötü geliyor insanlara. Bizi rahatsız etmiyor gerçi, sonuçta pislik değil ot yani :) Plajdaki şezlong ve şemsiyeler tamamen ücretsiz, bir şey yiyip içmenize de gerek yok hatta, köye ait hepsi. 

ayışığı cafe gündoğdu
Ayışığı Cafedeki onlarca fotodan biri

Sahilin sonunda Ayışığı Cafe var. Arzu Abla ve Hakan Abinin mekanı. Genelde akşamları bar gibi iş yapsa da öğleden sonra atıştırmalık bir şeyler yiyebilirsiniz, tost, hamburger, sosis patates gibi. Ama Aba ve Manastırdaki mekanlar gibi zeytinyağlılar, ızgaralar v.s. yok. Sınırlı bir menü mevcut.


Bu sebeplerden dolayı da siz nerede kalıyorsunuz biz de kalalım dendiğinde Gündoğdu'yu önermiyorum. Ama adaya giderseniz merkeze 10 dk bir yolu var, gidip vakit geçirebilirsiniz. Şirin bir köydür. 



MARMARA ADASI'NDA NE YENİR

Açıkçası Marmara Ada'sı yeme içme turizmi için uygun bir yer değil. Yani yemekleri mükemmel burası için bile gidilir diyeceğim bir mekan yok. Uzun süre kalırsanız dışarda aynı şeyleri yemekten sıkılabilirsiniz. Alternatifler neler derseniz, Merkez'de balık restoranları var, 2 tanesinde yemek yedim, ama mükemmeldi diyebileceğim bir durum yok, ehh işte diyebilirim. Onun dışında bir pideci var, küçük bir mekan, kalabalık olduğunda hizmet sıkıntısı oluyor, zaten mekanların hiç birinden üst seviye hizmet beklemeyin. Bir dönerci var, geçen yıl hoşumuza gitmişti döneri ama bu sene aynı tadı bulamadım. Bir ev yemekleri yapan mekan var, onu denemedim ama güzel olduğunu duydum. Bu arada bunların hepsi merkezde çarşı boyunca yan yana dizili. Zaten göreceksiniz. 

marmara adası peynirli patlıcan

Onun dışında denize girdiğiniz işletmelerde de akşam yemeğinizi yiyerek otelinize dönebilirsiniz. Üstte bahsetmiştim mekanlardan. Bu arada adaya özgü peynirli patlıcandan yemeyi unutmayın, nefis oluyor. Ben Yalı Evinde yiyorum ama çarşıda adını unuttuğum mavi beyaz dekorlu bir mekan var, çarşıya girince sağda. Orada da güzel olduğunu duydum.

Bir de adanın meşhur poğaça ve açmaları var, gün ve gece boyunca merkezdeki pastanelerde sıcak sıcak sizleri bekliyor :) Biz Can Pastanesinden alıyoruz genelde. Hatta gece açması diye bir olay var, akşam saat 10-11 de çay bahçesinde otururken mis gibi kokusu geliyor ve sizi yoldan çıkarıyor, dikkat edin :)



Sabah bir kahvaltı edeyim derseniz çarşının sonunda Ada Cafe diye bir aile işletmesi var, deniz otobüsü iskelesinin biraz ilerisinde. Geçen sene akşamları burada sahil tarafında çay içiyorduk, çarşının curcunasından uzak sakin oluyor. Bu sene ilk kez kahvaltı ettim gayet güzeldi. Ya da Can Pastanesinden açmalarınızı alıp çarşıda sıralanmış çay bahçelerinde oturup kahvaltı edebilirsiniz.

Ada'nın geçim kaynaklarından biri de zeytincilik, gelmişken adanın zeytinlerinden ve zeytinyağından almak isterseniz çarşının girişinde sağda Marmara Ada Zeytincilik'e uğramayı unutmayın.



SORU - CEVAP

5 Yıldır aynı yere gitmekten sıkılmadınız mı? 

Bu soruyu yakın çevremden de çok duyuyorum. İlk sene gittik 2 hafta kaldık, 2.sene "aa yine mi aynı yere gidiyorsunuz" soruları geldi, 3.sene "artık gitmezsiniz herhalde bu sene" dediler :) 4 ten sonra vazgeçtiler, "siz adaya herhalde yine" diyerek kabullendiler :)))


Öncelikle Gökçe doğduktan sonra ilk 5 sene çeşitli tatil köylerine gittik, tatili öyle bir şey sanıyordum. Sonra adaya gittiğim ilk sene evde kalmama rağmen, vay be dedim, aslında ben böyle bir şey arıyormuşum. Çünkü saat kavramımız yok, yemek saatlerine göre yaşamıyoruz, canımız istediğinde uyanıp kahvaltı ediyoruz, öğlen sahile inip gün batmadan da kalkmıyoruz. Akşam istersek kumsaldaki tesiste karnımızı doyurup eve gidiyoruz istersek evde makarna, hazır köfte gibi pratik çözümlerle bir şeyler yiyoruz. Yemek asla bir sorun olmuyor, ev tuttuk diye bütün gün evde tencere yemeği pişirmiyorum yani :) Ev tatili yorucu diyenler için yazmak istedim.

Bir de benim için en önemlisi saat 6 dan sonra kumsalda olmak, çünkü en güzel zamanlar onlar. Ama tatil köyünde akşam yemeğine gidicez diye 7 de kalkıp duş al hazırlan falan durumu oluyor. Gökçe büyüdüğü için gerçi artık daha kolay olur ama küçükken mini club'e gitmek istiyordu, genelde 8 de başlıyordu, o saate kadar yemek bitmiş olmalıydı falan filan :))) Sürekli bir koşturmaca sürekli bir curcuna. O yüzden adadaki sakinlik beni kalbimden vurdu. Ben bütün gün sahilde oturmayı, denize girip çıkmayı ve kitap okumayı istiyorum çünkü, tatilden tek beklentim bu yani. Bir de tatil köyünde asla 15 gün kalacak kadar bütçem olamaz ama burada 3 hafta tatil yapabiliyorum.

Akşamları da saat 10 gibi her işimiz bitmiş oluyor ve hemen evin önündeki çay bahçelerine gidiyoruz. Gökçe'nin adada artık arkadaş grubu var, onlar birlikte takılıyor, biz de çay falan içiyoruz 12 de eve dönüş ve yatak :) Çoğu kişi için sıkıcı olabilir ama ben tatili böyle kafa dinleyerek koşturmadan geçirmeyi seviyorum. En güzeli de Gökçe'nin İstanbul'da asla yapamayacağı tek başına dışarı çıkmak, arkadaşlarıyla takılmak, gezmek gibi bizden bağımsız aktiviteleri burada kolayca yapıyor oluşu. O yüzden de her sene ayrılırken ağlıyor dönemeyelim diye :) Benim de 5 senede ciddi bir arkadaş çevrem oluştu bu arada. Gidince arıyoruz birbirimizi ben geldim sen adada mısın falan diye.

Geçen sene 3 hafta kaldık Temmuzda, sonra dayanamayıp Ağustosun son haftası annemi alıp yine gittik, bu sefer otelde kaldık ve asla sıkılmamıştım. Ama bu sene biraz sıkılmış olabilirim, seneye ufak bir tatil köyü bulalım, Gökçe'ye de değişiklik olsun diye düşünmeye başladık. Çünkü ne kadar sevse de arada bir "beni hiç değişik bir yere götürmediniz, kaydıraklı tatil köyüne gitmek istiyorum" diye kriz çıkıyor :) Yine adaya da gideriz mutlaka bir hafta falan, özleriz kesin.



Denizi temiz mi? Denizanası oluyor mu?

Marmara denizi dediğimde herkesin ilk sorusu denizanası var mı oluyor :) 5 yazdır gidiyorum, sadece 1 kez sabah denizanası istilasıyla karşılaştık ama o gün deniz aşırı sıcaktı, birden ısınınca deniz anası oluyormuş. Öğleden sonra yok oldular. Onun dışında hiç rastlamadık diyebilirim. Tek tük yolunu kaybedip gelenleri saymıyorum.

Temizlik olarak da gözle bakıldığında tertemiz, dibi gözüken bir deniz. Teknik analizlerini bilemem tabii ama geçen sene en çok endişe ettiğimiz konu müsilajdı, adada rastlamadık. 


Yeme İçme pahalı mı?

En çok merak edilen konu yeme içme fiyatları olsa gerek :) Şöyle söyleyeyim 2022 Temmuz için ada genelinde fiyatlar yaklaşık şöyle: Patates Tabağı 30 TL - Sosis Patates 45 TL - Izgara Köfte, Tavuk 60-75 TL arasında - Hamburger 50 TL - İçecekler 15 TL - Soğuk Mezeler 30-40 TL. 


Biz de gidelim diyoruz ne önerirsiniz? 

İlk kez gidecekseniz arabasız gitmenizi öneriyorum, İstanbuldan İDO ile rahatlıkla gidebilirsiniz. Kalmak için de Aba mevkiinde bir yer tercih ederseniz yürüyerek kolayca merkeze gidip gelebilirsiniz. Manastır'ı mutlaka görmelisiniz, taksi ile 10 dk da gidebilirsiniz. Hatta taksinin telefonunu alın, dönüşte aradığınızda gelip sizi alır. Merkezden Manastıra giden küçük tekneler var, gidince bir araştırın o şekilde de gitmek çok keyifli olur. Onun dışında Aba plajında vakit geçirebilirsiniz. Değişiklik olsun derseniz Merkez Kole Plajına gidersiniz. Araç ihtiyacınız olmayacaktır. Sonra baktınız çok sevdiniz bir dahaki sefer arabayla gelir daha uzun kalır ve adayı gezersiniz :)


Marmara Adası ile ilgili 5 yıllık tecrübem sonucu, gitmek isteyenlere faydalı olabilecek noktaları yazdım ama unuttuğum bir şey varsa yorumlarda her zaman sorabilirsiniz. Bu arada yazı içinde geçen otel ve işletmelerle herhangi bir ticari bağım bulunmamaktadır, hatta kendilerinin böyle bir yazıdan haberleri bile yok :) Yeni yerler keşfettikçe eklemeler yapacağım.
4 yorum on "Marmara Adası Hakkında"
  1. Özge hanım merhaba Marmara adasına en son 1977 yılında gittik. Adanın içinde araç yoktu. Geceleri 12.00 de elektrikler kesilirdi. Tesis hiç yoktu. 1-2 pansiyon vardı. Aba da denize girerdik. Kole küçücük koy gibi bir yerdi. Denizden buz gibi su kaynardı. Dün akşam eşime Marmara Adasına gitmek isterim dedim. Yazınız üzerine çok güzel denk geldi. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh o dönemki halini görmek isterdim, bakalım giderseniz çok değişmiş bulacak mısınız merak ediyorum.

      Sil
  2. Gördüğüm en akıcı, en samimi en ben bir yazı olmuş. Storilerden gördüğüm kareler de o kadar sıcaktı ki.. Ada’yı aklımın bir köşesine biblo gibi koydunuz ve inşallah gideceğim. Elinize sağlık. Sevgiler,Ayda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar mutlu oldum ki, yazıyı yazdım baktım çok uzun oldu, sıkıcı mı acaba, yeterince bilgi verdim mi diye kendi kendime sorguladım. Beğenildiyse ne mutlu bana. Sevgiler.

      Sil