Top Social

Hoşçakal 2012...

12/30/2012

2012 yılı mutlulukla hatırlayacağım bir yıl oldu, dilerim 2013 ondan da güzel olur...

Yazılarımı okuyan, yorum yapan, beni takip eden herkese tek tek teşekkür ediyorum, siz olmasanız yazmanın da bir anlamı olmazdı.... 

Yeni yılda da birlikte olmayı umuyorum...

2013 herkes için güzel bir yıl olsun...

MUTLU YILLAR

Peynirde Devrim Yaratan Marka: Muratbey

12/26/2012
Geçtiğimiz hafta Muratbey Peynirleri'nden bir davet aldım, Swissotel'de yapılacak toplantıda hem ürünlerini deneme fırsatı bulacak hem de firma hakkında daha detaylı bilgi sahibi olacaktık. Peynire olan düşkünlüğümden dolayı seve seve katılacağımı bildirdim. 

Bizim için çok hoş hazırlıklar yapılmıştı, güleryüzle karşılanıp peynir tabaklarıyla donatılmış masalarda yerimizi aldık. Ne yalan söyliyim daha önce bu kadar çok çeşit peyniri bir arada görmemiştim :) 

Sevgili Ayşe Tüter de aramıza katıldıktan sonra firmanın Pazarlama ve İletişim Danışmanı Gülnur Hanım firmayı tanıtan bir sunum yaptı bize.

Sütlü Brokoli Çorbası

12/24/2012


Daha önce blogda bir brokoli çorbası tarifi yayınlamıştım, gelmiş geçmiş en çok okunan yazım o oldu, hala da aynı hızla okunmaya devam ediyor. Ben de madem bu kadar aranan bir şey bu brokoli çorbası, bir de alternatif tarif yayınlayayım dedim.

Diğeri sürekli yaptığım ve severek yediğimiz bir çorba, ama ben hep aynı şeyi aynı şekilde pişirmekten sıkılıp değişiklikler yapıyorum bazen. İşte yine farklı bir brokoli çorbası ararken "Sibel'in Kahvesi" blogunda bu tarife rastladım, benim yaptığıma göre daha hafif ve sütlü.

Gerçi eşim "bu çorbada brokoli tadı fazla gelmiyor diğeri daha iyi" dedi ama herkes onun gibi brokoli sever olmadığı için bu tarifi tercih edenler olacaktır eminim. İkisini de deneyin ve siz karar verin bence.

İzlediğim Son 3 Film

12/20/2012
Geçtiğimiz hafta film izleme konusunda epey verimli geçti, bir süredir izlemek istediğim 3 filmi de izledim.  Üçünü de çok sevdim. İlgilenenler için kısa kısa yorumlarımı aşağıda paylaşıyorum.

Zenne (2012)
Vizyona girdiğinde de ilgimi çekmiş ama bir türlü gidip izleyememiştim, gecikmeli de olsa  izleyebildim nihayet. Aldığı ödüllerin tümünü hak eden bir film bence. İçinizi burkan, paramparça eden, isyan ettiren...

Detayları anlatırsam bir anlamı olmaz, o yüzden kısaca anlatıyorum ki siz de mutlaka izleyin. Ben çok beğendim.

3 farklı adamın hikayesi bu, doğulu tutucu bir ailenin İstanbul'a okumak için gelmiş oğlu Ahmet, zennelik yapan, cinsel kimliğini saklamayan Can ve Alman Fotoğrafçı Daniel'i izliyoruz film boyunca. Cinsel kimliklerinden dolayı yaşadıkları zorluklar, toplumun, ailelerin baskısı... Keşke kimse kimsenin özel hayatına karışmasa, yargılamasa, herkes istediği şekilde mutlu mesut yaşasa...

Farklı Bir Sunumla Klasik Haydari

12/17/2012

Aslında bu tarifi geçtiğimiz yılbaşında misafirlerim için hazırlamıştım. Fotoğrafları bilgisayara atmış sonra da unutmuşum. Görünce hemen eklemek istedim ki bu yılbaşı belki siz de misafirlerinize farklı bir sunum yapmak istersiniz. Hem görünüşü şık oluyor, hem de yemesi keyifli.

Haydariyi bir kaç farklı şekilde yapıyorlar ama ben yoğurt ve naneyle yapılan bu basit versiyonunu seviyorum.  Siz farklı şekilde de yapabilirsiniz dilerseniz. Nasıl hazırlandığına gelince;

Rengarenk Patates Salatası

12/10/2012

Eğer farklı bir patates salatası yapıp misafirlerinizi şaşırtmak isterseniz, bu tarif tam da aradığınız şey olabilir. Gerçi çoğu kişi biliyor ama daha önce görmemiş olanlar çok şaşırıyorlar bu pasta görünümlü patates salatası karşısında. Her şey bir yana tadı da nefis oluyor. Daha önce denemediyseniz şiddetle tavsiye ederim.

Aşağıda tarifi veriyorum ama ölçüler kullanacağınız kalıba göre değişir. O yüzden ben malzemeleri yazdım miktarını siz ayarlarsınız.

Bebek Mobilyaları ve Bir Kaç Öneri

12/06/2012

Bu aralar bütün ilgimiz bebek hazırlıklarında. Arada bir "9 ay çok uzun değil mi, bir an önce alalım kucağımıza miniği" desek de aslında çabucak geçiyor zaman. Şaka maka 3 ayımız kaldı geriye. 

Son dönemlerde en önemli gündemimiz bebek odası hazırlıklarıydı. İlk başta kafamız biraz karışıktı, nasıl bişey almalı, büyüyen yatak mı olsun, yoksa ufak bir bebek yatağı alıp 2-3 sene sonra yenisini mi alsak derken, Eylül sonu gibi, "çıkalım bir mağazaları gezelim, fikir edinelim" dedik. Sonuçta hiç bilmediğimiz ve fikrimizin olmadığı bir alandı bu. Çıktık Modoko'ya gittik, zaten bebek mobilyacıları bir sokak boyunca toplanmış, hepsine girip çıkıp fikir aldık, modelleri ve fiyatları inceledik. Aşağı yukarı fiyatlar birbirinin aynıydı. Modeller de birbirine benziyordu.

Domates Çorbası

12/04/2012
Domates Çorbası en sevdiğim çorbalardan biridir, annem nefis yapar. Ben ne yazık ki bir türlü tutturamıyordum. Ne zaman yapsam, en olgun domatesi de kullansam çorba ekşi oluyordu. Bir ara vazgeçmiştim yapmaktan. 

Sonra anneme sordum neden böyle oluyor diye, meğer çok fazla domates koyuyormuşum, o yüzden ekşi oluyormuş. Bunu öğrendikten sonra tekrar bir deneme yaptım ve bingo, bu sefer tutturdum :) Ve hemen tarifini de aşağıya yazıyorum ki hem ben unutmayayım, hem de yapmak isteyenlere yardımcı olayım.

Şah Mat: Sıkıcı Bir Cinayet Romanı

12/03/2012
Cinayet romanlarını severim, bu kitap da bir kaç yerde gözüme çarpmıştı, yorumlar çok sürükleyici bir cinayet romanı olduğu yönündeydi. Ben de merak edip aldım, ama maalesef yorumların aksine, sürükleyiciliği geçin zorla okudum sıkılarak.

İtalyan bir yazarın ilk kitabıymış bu, zaten romandaki İtalyanca isimler birbirine o kadar benziyor ki kişileri karıştırmamak için kağıda not aldım kim kimdir diye. 

Kitapta bir suç psikiyatristi var Claps adında, bir cinayeti araştırmakla görevlendiriliyor, bir de gazeteci kadın var hırslı, o da bu cinayet sayesinde Tv'de kendine yer bulma çabasında. Cinayetle ilgili sürekli yanıltıcı şeyler,  elden kaçırmalar falan, böyle sürüp gidiyor. İki bölümden oluşuyor kitap ilk bölüm acayip baydı (ki kitabın yarısından fazlası), ikinci bölüm biraz merakla okudum ama sonuna doğru saçma sapan bir yere bağlandı. 

Zaten o kadar karışık ve saçma ki, sonunda 10 sayfa falan birinin anlatımıyla baştan özet geçiliyor cinayetler neden oldu, nasıl işlendi diye. Normal bir kitap olsa bu açıklamaya gerek kalmadan zaten kitap boyunca konu anlaşılmış olurdu.

Diyeceğim o ki; siz daha kaliteli cinayet romanlarını okuyun, bununla vakit kaybetmeyin bence.



* Yazılarına yorum yapmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilemiyorum diyorsanız şurada detaylı anlatımı bulabilirsiniz.
*  Yazdığın yeni yazılar mail adresime gelsin diyorsanız şuraya mail adresinizi girin, sonrasında bir onay maili gelecek (spam'e düşebilir) o maili onayladıktan sonra işlem tamamdır.