5 Mart 2015 Perşembe

Tavuklu Atom (Göbek) Salata


Haftasonu çifte doğumgünü sonrası, bir kaç yeni tarif biriktirdim sizin için. Hepsinin içinde, en sevdiğim bu tavuklu salata oldu. Yiyen herkes de bayıldı. 

Salatayı, minik kuzum Elif'in doğumgünü için halası hazırlamış (Semacım ellerine sağlık). Daha önce bir kez, kendi yapmadığım bir tarifi paylaşmıştım, bu ikinci olacak. Çok ölçülü ve tutturma problemi olan bir şey olmadığı için, denemeden tarifini vermekte sakınca görmedim. Benim sık sık yapacağım salatalar arasına girdi bile. O yüzden, bir an önce yazmak istedim ki siz de böyle bir lezzetten mahrum kalmayın :)

Ben blogda yalancı çerkez tavuğu diye bir salata paylaşmıştım, onun içinde sadece tavuk, dereotu, ceviz, yoğurt, mayonez vardı ve çok lezzetli oluyordu. Bu ise onun da ötesine geçmiş, içindeki göbek salatanın çıtırlığı, turşu ve mısırın da katkısıyla efsaneye dönüşmüş :) Bu kadar anlattıktan sonra umarım canınız çekmiştir, o zaman hiç durmayın, kolları sıvayıp mutfağa buyrun.

"Devir"... Çocuk Gözüyle Bir Devrin Hikayesi...

80 ler Türkiye’si… Bugün Türkiye’nin neden bu halde olduğunun anlaşılması için derinlemesine incelenmesi gereken bir dönem… O yıllarda yaşayanların sızıyla andıkları, çok muhtemel unutmaya çalıştıkları, babalarımızdan, bir hikaye dinler gibi dinlediğimiz, “Baba hadi bir daha anlat, nasıl kestiler yolunuzu, siz nasıl kurtuldunuz ellerinden” diye defalarca sorup, kocaman açılan gözlerimizle dinlediğimiz bir dönem…

Ece Temelkuran’ın Devir romanının çıktığını görünce hiç düşünmeden aldım ve okumaya başladım, siyasi alt yapısına, bilgisine hayran olduğum, yazım dilini sevdiğim bir kadın çünkü O… Siyasi roman okumayı çok da sevmiyorum aslında, hem o dönemleri iyi bilmediğimizden hem de dili itibariyle zorluyor insanı, işte tam da bu yüzden, diğerleri gibi olmadığından çok ama çok sevdim “Devir”i…

2 Mart 2015 Pazartesi

Mısır Ekmeğinin Muffin Hali




Geçtiğimiz haftasonu yorucu ama çok da keyifli bir haftasonuydu benim için. C.tesi günü Gökçe'den 5 gün büyük yeğenim Elif'in doğumgününü kutladık, Pazar Günü de Gökçe'nin 2. yaş kutlaması vardı. Doğumgünleriyle dolu bir haftasonuydu. Hatta önümüzdeki C.tesi de, benim ve Gökçe'nin arkadaşları için bir kez daha kutlama yapıcaz :) 

Tüm haftasonu mutfaktaydım desem yeridir, şunu da yapayım, ay bu da kolay bunu da ekleyeyim derken, Gökçe'den fırsat oldukça mutfağa attım kendimi. Bir yandan da blogu düşünerek yeni denemeler yaptım hatta. Doğumgünü tariflerini daha sonra paylaşıcam, bugün sizi önceki haftalarda denediğim bir tarifle baş başa bırakıyorum.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Karnabahar Kızartma



Karnabaharın en güzel hallerinden biri yumurtalı kızartması bence. Uzun zamandır yapmak istiyordum, ne zaman o niyetle karnabahar alsam, aman uğraşmayayım şimdi kızartmayla, fırında yemek yapayım dediğim için hep sonraki bir tarihe ertelenip durdu. 

Nihayet C.tesi günü Gökçe'yi uyutunca dolaptaki karnabaharı görüp, işte tam sırası dedim :) Hem fotoğraflarını çektim hem de bir güzel yedim :) Uyandığında Gökçe de iki tanesini mideye indirince mutlu oldum. 

Karnabahar kızartmasını çok farklı şekillerde yapanlar var, sadece una ve yumurtaya batırıp kızartıyorlar mesela, ama unlu sütlü karışım yapınca üstünde daha kalın bir tabaka oluyor ve karnabahara lezzet veriyor. Sarımsaklı yoğurtla yendiğinde tadına doyum olmuyor. Hadi durmayın, siz de yapıp afiyetle yiyin.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...