14 Nisan 2014 Pazartesi

Portakallı Kakaolu Kek


Kekle aram olmadığını yazmışımdır, hele ki kakaoluysa hiç işim olmaz. O zaman neden bu keki üst üste üç kere yaptım acaba, çünkü bu gerçekten benim bile fikrimi değiştirecek kadar harika bir kek.

Portakalla kakao uyumunu severim, Portakal Bahçem'in nefis portakallarıyla bir kek yapayım dedim geçenlerde, hangi tarifi yapsam derken, Pelinchef'de ki tarifi seçtim. Bir iki küçük değişiklik yaptım. Sonuca bayıldım, hem yumuşacık hem de mis gibi portakal kokan bir kek oldu. Yiyen herkes bayıldı. Ne zamandır yayınlamak istiyorum da içime sinen bir fotoğraf çekemedim. Bu seferki de harika olmadı ama idare etsin dedim.

10 Nisan 2014 Perşembe

Gökçe Kuzusunun 1 Yaş Hazırlıkları


Takip edenler hatırlayacaktır, geçtiğimiz ay başında kuzumun doğumgününü kutladık. Konu 1.yaş olunca hazırlıklara da pek bir özeniyor insan. Son dakikaya kalmamak ve istediğim her şeyi sıkışmadan yapabilmek için epey önceden başladım planlamalara. 

Belki sizlere de fikir verir diye, neler yaptığımı paylaşmak istedim. Çünkü ben diğer bloglardan epeyce yararlandım fikir anlamında. 

9 Nisan 2014 Çarşamba

Hazırlaması En Kolay Balık "Somon"


Yemek yapmaktan hiç anlamam diyor olabilirsiniz, ooo balık falan zor iş kim uğraşacak da diyebilirsiniz, ama bu öyle basit bir balık tarifi ki, herkes yapabilir. Zaten tarif bile denemez. Sosa batır, at fırına, çıkınca afiyetle ye :)

Somonu çok seviyorum çünkü hem çok çok pratik hem de gayet lezzetli. Ne zaman evde yemek olmasa iş dönüşü Carrefour'a uğrayıp somon alıyorum. Söyledikleri kadarıyla Norveç somonuymuş ve dondurulmuş değil, taze taze getiriliyormuş özel soğutucularla. (Valla ne kadar doğrudur bilemem)

Yarım kilo somon fileto alıyorum yanında salatayla iki kişi bir Gökçe doyuyor (Gökçe bayılıyor bu arada somona :)) Yuvarlak dilim olanlar daha ucuz ama onlar çok kılçıklı o yüzden sevmiyorum.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Güveçte Kuru Fasulye


Ben Çayeli Usulü fasulyeyle tanışana kadar kuru fasulyeden nefret ederdim. Annem pişirince mecburen bir kaşık yer ama mutlaka surat asardım. Hala da sevmem o çeşit kuru fasulyeyi.

Eski iş yerimin karşısında bir restoran vardı Karadeniz yemekleri yapan (Vezir Sofrası), arkadaşlar sürekli anlatıyordu şurada nefis fasulye yapıyorlar gel gidelim falan diye, yok canım diyordum fasulye ne kadar güzel olabilir ki, yemek için üstüne bir de para mı vericem diyerek bir sene direndim. 

Sonra bir gün bir şekilde gittim, fasulyenin tadına baktım. İyi de dedim bu fasulye değil bambaşka bişey. O günün sonrasındaki hafta sanırım 3 gün gidip fasulye yedim orada, sonrasındaki haftalarda da ömrümce yemediğim kadar fasulyeyi yemişimdir herhalde.

Peki neydi bu fasulyenin sırrı derseniz; bir kere her şeyden önemlisi Erzurum İspir fasulyesi kullanılıyordu. Bilenler bilir bu fasulye hem kolay pişer hem de şeker gibidir. Ama dikkat etmek gerekir, İspir diyerek başka çeşit fasulyeleri satarlar bilmeyene. Diğer sırrı da bol tereyağda güveçte pişirilmesi. Mutlaka bilmediğimiz bir şeyler daha vardır ama ben inat ettim, evde buna yakın bişey yaparım dedim ve yaptım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...