25 Kasım 2014 Salı

Karnabaharlı Fırın Makarna (Mac'n Cheese)


Geçenlerde dolapta duran, yarısı kullanılmış küçük karnabaharı nasıl değerlendirsem diye düşünürken severek takip ettiğim Kitchen In Red blogunda Karnabaharlı Mac'n Cheese tarifini gördüm. Mac'n Cheese, Macaroni and Cheese'in kısaltılmış hali. Yani peynirli makarna aslında. Amerika'lıların geleneksel yemekleri arasında :) Nasıl bişey derseniz, cheddar peynirli beşamel sosa bulanmış dirsek makarnaların fırında pişirilmesiyle hazırlanan bir nevi fırın makarna. 


Tarifi okuyunca sonucun nefis olacağını az çok tahmin etmiştim, yanılmadım. Karnabahar sevmeyenlere yedirebilmek için bir şans olabilir. Biraz fazla aşamalı olduğu için zor gibi geliyor ama aslında uğraştırıcı olması dışında pek bir zorluğu yok.

Yalnız şöyle bir durum var, gerçekten sonucun lezzetli olmasını istiyorsanız cheddar peyniri kullanmanız lazım. Evde yok kaşar koyalım demeyin, bende de yoktu gidip aldım bu tarife özel. Yalnız tek sorun Türkiye'de blok halinde cheddar bulunmuyor pek. Tost için dilimlenmiş vardı, ben de ufak ufak koparıp kullandım. Bir de hardal koymasam demeyin, lezzetin baş sorumlularından biri de o.

17 Kasım 2014 Pazartesi

Ve Nihayet: Havuçlu Cevizli Kek


Uzun zamandır tariflerim arasına eklemek istiyordum havuçlu cevizli keki. Bir çok kişi, bir çok kez sordu üstelik, sende var mı havuçlu kek tarifi diye. Her seferinde en kısa zamanda eklenecek diyerek, bir türlü ekleyememenin üzüntüsünü yaşadım :)

Aslında bir tarif vardı elimde, annemden aldığım. Epey önce yapmıştım, ama öyle muhteşem olmamıştı, sıradan bir kek tarifiydi. Oysa benim istediğim daha nemli, daha lezzetli, daha kabarık, yani en güzel havuçlu kek tarifini bulmaktı.


Ve nihayet çok içime sinen, işte budur dediğim bir tarif buldum, severek takip ettiğim Sally's Baking Addiction adlı blogda. Okuduğumda güzel olacağını hissetmiştim, gerçekten de sonuç beni fazlasıyla mutlu etti. Ve de tadına bakan herkesi...

12 Kasım 2014 Çarşamba

Balkabağı Çorbası


Bu sene kabakla tanışma senem oldu, daha önce yüzüne bile bakmadığım kabak bir anda mutfağın yıldızı haline geldi. Önce Gökçe'nin çorbalarına katmak için kullandım ufak ufak, sonra balkabaklı keki keşfettim, en favori kekim oldu. Geçenlerde de balkabağı çorbası yaptım. Hem Gökçe hem ben çok beğendik :)

Geçenlerde bir arkadaşım Adapazarı'ndan 18 kg luk kabak almış, yarısını da bana verdi, şu anda 9 kg kabak var elimde, dolayısıyla tariflerin devamı gelecek. Siz de alıp dilim dilim dondurucuya atabilirsiniz. Ya da haşlayıp püre halinde de dondurabilirsiniz.

Aşağıdaki çorba tarifini Mutfak Sırları'ndan uyarladım, havuç belki konmayabilir, çünkü biraz tatlımsı oluyor çorba. Ama siz bilirsiniz, damak zevkinize kalmış.

5 Kasım 2014 Çarşamba

Başucu Kitaplarımdan Biri "Yavaş Ebeveynlik"


Hamile olduğum öğrendiğim andan itibaren yani neredeyse son 2,5 senedir sürekli çocuk yetiştirme, ebeveynlik, çocuk psikolojisi üzerine kitaplar okuyorum. Sayısını hatırlamadığım kadar çok kitap geçti elimden, hala da başucumda okunmayı bekleyen bir yığın var. Ama hiç biri bana "Yavaş Ebeveynlik" kitabının hissettirdiklerini hissettirmedi...

Pınar Mermer, klinik psikolog...Uzmanlık alanı çocuklarla oyun terapisi uygulamaları ve ebeveyn danışmanlığı... Kendisi hamile kaldığında soluğu hocasının yanında alıyor, terapiye ihtiyacım var diyerek... İlk kez duygularımı bu kadar net anlayan ve çok da güzel anlatan bir kitap okudum...

Hamile kaldığınız andan itibaren başlıyor kafanızda bin türlü düşünce gezinip durmaya, çocuğum sağlıklı olacak mı, ona bakabilecek miyim, sütüm gelecek mi, emzirebilecek miyim, çalışan anne olarak yeterli olacak mıyım ve uzayıp giden sorular silsilesi...

Pınar Hanım da aynılarını yaşıyor başlangıçta, endişeler, korkular, telaş, başkalarının söylediklerini yapmaya çalışma v.s. Ve sonra duruyor, yavaşlamaya karar veriyor... Yaşadığı anın tadını çıkarmaya, gereksiz şeyleri kenara atmaya ve böylece daha tahammüllü ve daha mutlu olduğunu görüyor... 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...