4 Şubat 2016 Perşembe

İstanbul Şehir Tiyatrolarından 2 Çocuk Oyunu


Aslında bu yazıyı yazmakta biraz geç kaldım, Şehir Tiyatrolarının Mart sonunda tatile gireceğini düşünecek olursak, bu yazıdaki tavsiyelerimi değerlendirmek için acele etmeniz gerekebilir :) Olmazsa önümüzdeki tiyatro sezonu için kullanırsınız.

Bir çok arkadaşım 1,5 yaşından sonra çocuklarını tiyatroya götürmeye başladı, ama Gökçe o kadar hareketli ve yerinde duramayan bir çocuktu ki ben o zamanlar cesaret edemedim. Geçen yaz tatilinde, 2,5 yaşındaydı ve her gece otelin animasyonlarını bizimle birlikte, 1 saat boyunca dikkatle izledi. İşte o zaman dedim ki tamamdır, artık tiyatroya gidebiliriz :)

26 Ocak 2016 Salı

Pelinchef'in Pamuk Poğaçası

pastane poğaçası

Çok uzun zaman önceydi, severek takip ettiğim Pelinchef'te bu poğaçaları gördüğümde kesin denemeliyim demiştim. Ama o dönemler, mayalı tariflere uzak duruyordum, Pinterest'te yapılacaklar listeme ekledim ve sonra tamamen unuttum. Zaman geçti, ben evde ekmekler falan yapmaya başladım, o zaman demek ki mayalı poğaça da yapabilirim diye düşündüm. Başladım ne yapsam diye araştırmaya. Karşıma Pelin'in pamuk poğaçaları çıktı. Hiç düşünmeden mutfağa daldım. 

Yapması çok çok kolay. Mayalı poğaça yapmaktan korkuyorsanız bence bu tarifle denemeye başlayabilirsiniz. Sonucu heyecanla beklemeye başladım, fırından çıktığı gibi sıcacıkken içine peynir koyup yedim. Aynı pastanelerde satılan minik sandviç ekmeklerine benziyordu, hani vardır ya 10 lu poşetlerde satılırlar. İşte tam da o kıvamda ve lezzetteydi. 

18 Ocak 2016 Pazartesi

Tarif yok kitap versek :)


Günlerdir duyurdukları kar yağışı aynen söylendiği gibi bu sabah başladı, zaten okulları da dün akşamdan tatil etmişlerdi. Ee İstanbul'da yaşamak böyle bir şey, karın kendisi değil söylentisi bile okul tatil ettirir. Ben de baktım ki hava karlı, nasılsa blogda bir sürü kek tarifi var, bu sefer kitap önerisinde bulunayım dedim :)

Şaka bir tarafa, Perşembe günü öğleden sonra grip mi soğuk algınlığı mı nedir bir şeyler oldu bana, kendimi hastaneye attım, Cuma raporlu evde yattım, haftasonu da tabii mutfakla ilişkimi sınırlı tutunca, blogda yazacak bir şey de çıkmadı ortaya. Ama son dönem bol bol güzel kitaplar okudum. Biliyorum ki orada bir yerlerde, kitap yorumlarımı takip eden arkadaşlarım var, bugün böyle olsun dedim.

Rosie Projesi uzun süre çok satanlar listelerinde karşıma çıkan bir kitaptı, geçen ay kitap siparişime eklemiştim, nihayet okuma sırası geldiğinde, son dönemde en hızlı okuduğum kitap rekorunu kırdı :) Tek kelimeyle bayıldım, çok çok eğlenceli bir kitap. Şimdi devamı olan Rosie Effect'in Türkçe'ye çevrilmesini bekliyorum. 

Hemen kısaca bahsedicem;  

Kitabın kahramanı Don Tillman 39 yaşında dahi bir genetik profesorüdür. Dışarıdan bakanlara tuhaf gelecek özelliklerinin sebebi ise tanı konmamış asperger sendromundan kaynaklanmaktadır (Asperger sendromu, sosyal etkileşimde zorluklar ve sınırlı, stereotipik ilgi ve etkinliklerle tanımlanan otistik spektrum bozukluklarından biridir. Kaynak: Vikipedi) 

Don Tillman, tüm hayatı sistemli ve planlı şekilde yaşar, duygular yerine mantığını kullanır, sayısal verilerle hareket eder, söyleyeceği her şeyi dümdüz söyler bu yüzden de çoğu zaman farkında olmadan insanları kırar. Hayattaki en yakın arkadaşı Gene ve eşidir. Bir gün onların da desteğiyle evlenmeye karar verir. Ama bugüne kadar hiç bir kadınla beraber olmamıştır, ikinci randevu aşamasına geçmişliği yoktur. 


14 Ocak 2016 Perşembe

Kızartma Ustası ile Tanışma Hikayemiz


Başlık biraz, internet gazetelerinin tıklanma oranını artırmak için yayınladıkları başlıklara benzedi sanki :) Ben de gerçekten ilginizi çekmek istediğim için bu yola başvurdum aslında. Başlıkta bahsi geçen kızartma ustası, Yudum'un yeni piyasaya çıkardığı yağın adı. 2015'in sonunda, bu yağı denemek için bir workshop'a katıldım ve bugün size hem orada hazırladığımız tariflerden birini vericem hem de bu özel yağdan bahsedicem.

Öncelikle söylemeliyim ki bizim evde tüm yemeklerde istisnasız sızma zeytinyağı kullanılır, bir nevi alışkanlık diyebiliriz. Pilav ve makarna gibi sıvıyağ kullanmak istemediğim yemeklerde tereyağ kullanıyorum. Bununla birlikte, evde 1 şişe ayçiçek yağı da her daim bulunur, çünkü eğer nadir de olsa kızartma yapılacaksa onu kullanırım, ya da haftasonları patatesli omlet yapacaksam az ayçiçek yağında kavururum patatesleri. 

O yüzden Yudum'un kızartmaya özel çıkarttığı bu yağı denemek için workshop daveti aldığımda her işimi ayarlayıp daveti kabul ettim. Ee tabii bunda, yemekleri Murat Bozok ile yapacak olmamız ve etkinliğin Eataly'de yapılacak olması da etkili oldu diyebilirim :)) Şeflerin Düellosu programını hatırlar mısınız bilmem ama orada efendiliği ve güler yüzüyle en sevdiğim şefti kendisi. Bu sayede tanıştığım için de çok mutlu oldum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...