Top Social

Talebe: Sıradışı Bir Yaşam Öyküsü

2/26/2020
Gerçek hayat hikayelerine bayılıyorum, özellikle de böyle sıra dışı olanlara... Okuduğum her kitabı blogda yazmaya vakit ayıramıyorum ama Talebe mutlaka burada durmalıydı. Çok sarsıcı, çok etkileyici ve oldukça düşündürücü bir yaşam öyküsü.

Bu kitabı okumaya karar verişim de ilginçti, ofiste benim gibi okumayı çok seven bir arkadaşımın kitap siparişleri geldi, ben de neler almış diye daldım kitaplara, sonra Talebe'nin arka kapak yazısını okudum ve "okuyunca verir misin çok güzele benziyor" dedim, o da "benim elimde okunacak kitaplar var al oku verirsin" dedi. Ve o akşam okumaya başladım. Arka kapak yazısı şu şekildeydi;


Tara Westover’ın bir doğum belgesi olmadı. Okul kaydı yoktu çünkü hayatında hiçbir sınıfa ayak basmamıştı. Tıbbi dosyası yoktu çünkü babası tıp biliminden ziyade kıyamete inanıyordu. Çocukluğunda Mormon babasının bağnazlığa, erkek kardeşinin şiddete teslim oluşunu izledi. Ve on altı yaşına geldiğinde Tara kendi kendini eğitmeye karar verdi. Bilgiye duyduğu açlık onu Idaho’nun dağlarından çok uzaklara, okyanusların ötesine, bir kıtadan diğerine, Harvard’dan Cambridge'e taşıdı. Neden sonra aklına şu soru düştü: “Acaba fazla mı uzağa gittim?”, “Eve dönmenin hâlâ bir yolu var mı?” Çıktığı günden itibaren dünya çapında büyük övgü toplayan, pek çok yayın organı tarafından yılın kitabı seçilen ve şu ana dek 40 dile çevrilen Talebe bir kendini inşa öyküsü. Tara Westover, hiddetli bir sadakatle bağlandığı ailesinin, eğitim sayesinde yaşadığı değişimin ve ayrılık kederinin hikâyesini bizzat kendi hayat hikâyesini büyük yazarlara özgü bir içgörüyle anlatıyor. Yürek burkan ve umut saçan bir hikâye bu.


Yazar Tara Westover 86 yılında Idaho'da Mormon bir ailenin 7 çocuğunun en küçüğü olarak doğuyor. Mormonluk 1820'lerde Amerika'da ortaya çıkan, kurucusu Joseph Smith olan bir Hristiyanlık akımı/tarikatı diyebiliriz. Tara'nın babası çok koyu bir Mormon olmakla birlikte aynı zamanda  (bence) ruh hastası. Çünkü yaptığı bir çok şeyin diğer Mormon aileler tarafından da yadırganıyor oluşu aslında yaptıklarının Mormon inanışı ile alakası olmadığını düşündürüyor. Bağnazlık, cehalet, ruh hastalığı birleşince ortaya böyle bir baba ve ona itaat eden bir anne çıkıyor.

Yaşadıkları yer çok geniş bir arazi içinde etrafı dağlık bir çiftlik. Bu açıdan şehirden uzak, diğer insanlarla çok ilişkisi olmayan bir hayat sürüyorlar. Babası ve çocuklar çiftlikte hurda işi yapıyor, annesi bitkilerle tedavi üzerine çalışıyor, bir dönem ebelik yapıyor. Asla hastaneye gitmiyorlar, çocuklarını okula göndermiyorlar. Çünkü babanın hükümet konusunda paranoyaklık seviyesinde fikirleri var. Tara içinde doğduğu bu aileyi normal kabul ediyor ilk başta, çünkü başka türlüsünü görmeyince doğru/yanlış iyi/kötü algınız da tamamen bozulabiliyor. Farklı hayatlarla karşılaşmaya başlayınca yaşadıklarını, doğru kabul ettiklerini, kendi hayatını da sorgulamaya başlıyor.

Kitaptan daha fazla bahsetmiycem, insanın elinden bırakamayacağı kadar sürükleyici bir hikaye. Yazar olanları o kadar yalın o kadar yargısız, tarafsız anlatıyor ki, insan bazen şaşırmadan edemiyor, ben olsam böyle sakin kalamazdım diye düşünüyorsunuz çoğu zaman. Bir çok davranışına anlam veremiyorsunuz. Ama O duygularını öyle güzel anlatıyor ki, onu anlayamadığım noktada bile saygı duyup, şu anda geldiği noktayı takdir ettim.

Kitaptan alıntılar;

“İnsanın sevdiklerine, kendi üstünde bu kadar güç sahibi olma hakkını vermesi ne garip.”

"Sinirsel çöküşün meselesi şu ki, böyle bir şey geçirdiğiniz ne kadar bariz olursa olsun, her nasılsa size bariz görünmez. Bir şeyim yok diye düşünürsünüz"

"..onlarla, inancı daha az olanlarla yaşayarak onlara benzeme tehlikesini göze alıyordum."

"Ne var ki babamla arama giren şey sadece zaman ve mesafe değil. Kendi içinde bir değişim. Aldığım kararlar değişmiş bir insanın, yeni bir benin tercihleriydi. Bu benliğe pek çok isim verebilirsiniz. Dönüşüm. Metamorfoz. Sahtelik. İhanet. Ben buna, eğitim diyorum."
2 yorum on "Talebe: Sıradışı Bir Yaşam Öyküsü"
  1. Çok merak ettim bu kitabı. Yeni kitap arayışındaydım. Çocuk eğitimi ve baskıyı aynı potaya koyanların da okumasını dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten soluksuz okuduğum bir kitap oldu. Umarım seversin.

      Sil