Top Social

Diğer Herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diğer Herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Alerjilerden İlaçsız Kurtulmak Mümkünmüş Meğer

11/27/2017
Geçtiğimiz günlerde instagram hikayemde bir şey paylaştım, kan testi yaptırıp 6000 küsur maddeden nelere karşı alerjim olduğunu görecektim. Paylaşımla ilgili epey soru geldi. Ben de bir yazı yazıp konuyla ilgili merak edilenlere cevap vermek istedim. (Not: Bu yazdıklarım reklam değildir, gerçekten ilgimi çektiği için, merkez arkadaşımın eşinin yeri olduğu için ve ihtiyacı olanlara çözüm olması amacıyla yazıyorum, sonra aa okuduk reklammış meğer diye tuhaf yorumlar geliyor, reklam bile yapsam inandığım, kullandığım ürünler ve ilgimi çeken konularda yapıyorum, başkalarıyla karıştırmayın lütfen :) 

Biorezonans nedir, alerjinin insan üzerindeki akla gelmeyecek etkileri nelerdir, en ufak bir fikrim yoktu bir kaç ay öncesine kadar. Sonra bir iş arkadaşımın eşi bu konulara merak salıp, biorezonans merkezi açtı, arkadaşım sayesinde bu konuda yavaştan bilgi sahibi olmaya başladık. Başta amaan o nedir ki öyle derken sonradan aa gerçekten mi çok ilginç diye dinlemeye devam ettik. Ve sonunda iş , dur bakıyım ya bende bu belirtilerin hepsi var, acaba nelere alerjim var bir test yapalıma kadar vardı.

Aslında çok ciddi bir alerjik farenjit durumum var, ortaokul zamanlarında başlayıp neredeyse 15 yıl sebebini bilmeden çektiğim anlatılmaz yaşanır öksürük krizlerinin sebebinin zeytin ağacı polenleri olduğunu öğrenmiştim bir alerji doktoru sayesinde. Sonrasında 5-6 yıl mart-haziran arası alerji hapı kullandım. Son 2 yıldır hap kullanmıyorum ve galiba alerjim geçti.

Küçük Dokunuşlarla Büyük Farklar...

11/21/2017
Son 3-4 aydır evde dekorasyonla ilgili dönüşüm içindeyim. Neredeyse evliliğimizin 9 yılı bitti ve 9 yıldır aynı mobilyaları kullanıyoruz, üstelik bir de çocuk büyütünce, mobilyalarda hal kalmadı. Çocuk kilidinden mahvolmuş vitrin, üstünde zıplamaktan yayları fırlamış koltuk falan hayal edin :)) Baktım ki Gökçe artık 5 yaşına geliyor, değişim zamanıdır dedim.

Öncelikle, aldığımda krem rengi olan ama yıllar içinde orjinal renginden eser kalmayan köşe koltuğumu değiştirmekle başladım işe. Sonra vitrin aramaya başladım, istediğim gibi bir şey bulamayınca eski vitrini beyaza boyadı eşim, şahane oldu, evimizin herşeyi mobilya mağazası da gerçekten o süreçte herşeyimiz oldu :))  İndirimde 2 kapaklı bir dolap, şahane bir berjer, Gökçe'nin odasına masa falan derken, ev yavaştan istediğim hale dönüşmeye başladı. İnsan bir kere başladı mı kendini durduramıyor, bir anda her şeyi yenilemek istiyor.

Selülitleri Ütülemeye Devam Ediyoruz

6/04/2015

Tam da 1 ay önce yazdığım yazıda Silk'n Silhoutte denen, kendi minik marifeti büyük bir cihazdan söz etmiştim. Selülitlerle savaşma iddiasındaki bu cihazı, Tavsiye Evi ile sürdürdüğümüz bir proje kapsamında deniyorum. 8 hafta devam edecek ve sonuçları birlikte görücez.

Gel gör ki ben bu 4 hafta boyunca olması gerektiği kadar düzenli kullanamadım, oysa ki insan haftada 2 gün 15-20 dakika vakit bulabilmeli kendisi için ama olmadı. Gökçe'nin soğuk algınlığı ve öksürükle süren 10 gündür geçmeyen hastalığı bana da bulaşınca, elimi bile kaldıramaz hale geldim. Gökçe'nin mızmızlıkları, benim her fırsatta uyuyup dinlenme isteğim falan derken, Silk'n Silhoutte'i ihmal ettim. 

Lukapu Sayesinde Yemek Kitabım Oldu

4/27/2015

4 yıl önce bu blogu açmaya karar vermemde en etkili sebeplerden biri, arada bir yapıp sonra tamamen unuttuğum yemekleri bir yere kaydedebilmek, lazım olunca dönüp bakmaktı :) Tabii böylece arkadaşlarımla da paylaşmış olacaktım tariflerimi. Evet gerçekten bu kadar basitti sebebi. O zamanlar blog aleminin genişliğinden, sosyal medyanın gücünden falan haberim yoktu. 

4 yıl geçti üzerinden, ben hala kendi blogumu tarif defteri olarak kullanıyorum, çünkü sürekli yapmadığım hiç bir yemeği aklımda tutma becerisine sahip değilim. Bazen sık sık yaptığım 10-15 tarifi deftere yazsam da internetle telefonla uğraşmasam demekle beraber hiç başarılı olamadım.

Ve sonra bir gün Lukapu'yla tanıştım. Sanki aklımdan geçenleri okumuş gibi, en sevdiğiniz tariflerden size bir kitap hediye etmek istiyoruz dediler. Amanın dedim işte aradığım şey buymuş da haberim yokmuş. Hemen tarifleri seçtim ve yolladım. Kargodan çıkan kitabı görünce mutluluktan uçtuğumu söyleyebilirim. En sevdiğim tarifler kitap olarak elimdeydi.

Geliri Yırca'ya gidecek ZEYTİN AJANDASI

12/22/2014
2014 yılı boyunca ülke olarak çok çok kötü olaylar yaşadık... Hepsini saymaya kalksak bu sayfa yetmez... 

Vicdanı, yüreği olan herkesin içinin yandığı o korkunç olaylardan biri de, Soma'da 3.termik santrali yapmak için, Soma Yırca köyünde bir gecede 6000 zeytin ağacının haksız hukuksuz şekilde kesilmesiydi. İçlerinde 200 yaşını geçmiş zeytin ağaçları vardı. Tam 6000 ağaç. Hiç acımadan katledildi...

Elimizden bir şey gelmedi, tüm köy direndi ama yine de durduramadı bu gözü dönmüş doğa katillerini. Bir grup iyi yürekli insan, bundan sonra ne yapabiliriz diye düşünerek tüm geliri Yırca'ya bağışlanmak üzere 2015 Zeytin Ajandası'nı hazırlamışlar. Bu sayede yeni zeytin ağaçları dikilsin istemişler. İşte o gönüllülerin içinde benim de tanıdığım kişiler var. Çorbada tuzum olsun diyerek sizinle paylaşmak istedim. Ufacık bir katkımız olur belki o güzelim zeytin ağaçlarının yeniden yeşermesine...


#SOMA

5/15/2014

Dolu Dolu Geçen 3 Yıl

5/11/2014

3 yıl önce tam da bugün Merhaba diyerek yazmaya başladım, hiç bir beklentim olmadan. Sadece hayata bir çizik atmak için. Denediğim tarifleri unutmamak için, hoşuma giden kitapları arkadaşlarımla paylaşmak için. 

3 yılın sonunda anladım ki verdiğim en doğru kararlardan biriymiş blog yazma kararı. Ev ve iş arasında sıradanlaşan hayatıma yeni dostluklar, yeni heyecanlar ekledi. Çok ama çok mutlu etti beni.

Yazmak, bir şeyler paylaşmak güzel ama takip eden kimse olmasa yazmanın da anlamı kalmazdı, o yüzden bir kez daha;

Beni takip eden, yazılarımı okuyan, yorum yapan herkese çok çok teşekkür ediyorum.

Eyvah Anneler Günü Kapıya Dayanmış

4/16/2014

Anne olduğumdan beri günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum, tarihlerden de haberim yok, Nisan ne zaman geldi de yarılandı anlamadım. Takvime bir baktım ki anneler gününe az kalmış. 

İlk kez geçen yıl anne olarak kutladım bu özel günü. Anne olunca anlarsın derler ya gerçekten de anlıyor insan annesinin değerini. Ne zormuş çocuk büyütmek, nasıl emek istermiş meğer... Maalesef o emeklerin karşılığını vermemiz imkansız, ama en azından böyle özel bir günde, ufak da olsa bir hediye ile anneleri mutlu etmek lazım.

Sizi bilmem ama benim çarşı pazar gezme gibi bir şansım yok, hafta içi çalışıp, hafta sonu da Gökçe'yle vakit geçirince uzun uzun vitrin incelemeye vakit kalmıyor. Ben de internetten alıyorum her şeyimi.

Anneme ne alsam diye nette dolaşırken dedim ki alternatif anneler günü hediyelerini blogda da paylaşayım, belki yardımı olur benim gibi hediye arayanlara.

Atölye Balkabağı küçük dokunuşlarla hayata renk katıyor...

4/03/2014

Bugün size çok yaratıcı bir kadın girişimciden bahsedicem. Ben kendisini ortak bir dostumuz sayesinde tanıdım. Bir akşam bana telefon edip, bir yeğenim var çok güzel işler yapıyor, bir girip inceler misin yaptıklarını dedi. 

Instagram'da Atölye Balkabağı hesabında paylaşıyormuş herşeyi. O sırada Gökçe'yi uyutuyordum cep telefonumdan hemen girdim hesabına. Gördüklerime hayran kaldım. Tam benim tarzım olan tasarımlar yapıyordu. Ağırlıklı olarak kişiye özel kırlentler yapıyor ama dilerseniz size özel kavanoz etiketlerinden, özel stickerlara kadar her şeyi bulabilirsiniz. Daha önce tanısaydım, Gökçe'nin doğumgünü için çok güzel şeyler yapabilirdik diye düşündüm, kısmet değilmiş. Bir daha ki seneye inşallah.

Bu güzel tasarımları yapan kişi kimdir diyecek olursanız; Seda Hanım 33 yaşında, Yıldız Teknik Ünv. sanat yönetimi mezunu, biri 5,5 yaşında diğeri 4 aylık iki çocuk sahibi bir anne. Ev bütçesine katkı sağlamak ama daha çok kendini ispatlamak için Atölye Balkabağı'nı açmış. 

Mutlu Yıllar

12/30/2013

Genel anlamda mutsuz bir yıldı 2013, içinde bulundurduğu 13 rakamının hakkını fazlasıyla verdi. Ölümlerle başladı, olaylarla devam etti, yıl biterken de ülke hala kargaşa içinde.

Ama her şey bir yana, hayatımın en özel yılıydı, geriye dönüp baktığımda hatırlayacağım tek şey kızımın aramıza katılması olacak. 

Bu Kırmızı P Harfi de Nereden Çıktı

11/13/2013

Blogumda, son zamanlarda fotoğrafların üstüne geldiğinizde kırmızı bir P harfi çıkıyor, dikkatinizi çekmiştir belki, bunun ne olduğunu bilenler bu yazıyı okumanıza gerek yok :) Bilmeyenlere ise okumalarını tavsiye ederim çünkü sizi çok güzel bir site ile tanıştırıcam.

Pinterest, geçtiğimiz sene keşfettiğim bir site, özellikle internetin görsel tarafı ilginizi çekiyorsa seveceğinize eminim. Sitenin adı Pin ve Interest kelimelerinin birleşiminden oluşuyor, Pin iğnelemek, Interest ilgi demek, Pinterest'te ilginizi çeken her şeyi iğneleyebileceğiniz panolar oluşturabiliyorsunuz.

Hani bazen internette dolaşırken bir sitede güzel bir tarif görürsünüz, ilerde bunu yaparım ben dersiniz ama yapmaya karar verdiğinizde çoktan site adresini unutmuş olursunuz. İşte Pinterest'i sevme nedenlerimden biri de buna çözüm buluyor olması.

NİCE 90 YILLARA

10/29/2013

İyi Bayramlar...

8/06/2013

Bayramda buralardan biraz uzak kalabilirim. 
Tatile gidiyorum demek isterdim ama maalesef öyle değil :( 
Yarın taşınıyoruz. 
Bayram boyunca yeni eve yerleşmekle meşgul olucam, 
Dolayısıyla şimdiden iyi bayramlar demek istedim. 
Bayram sonrası yeni mutfağımdan yeni tariflerle burada olucam. 
Ağzınızın tadı hiç bozulmasın...

Google Reader Kapanıyor Bloglovin'e Buyrun

6/29/2013
Hala duymayan kaldıysa bir de ben yazayım; Google Reader 1.Temmuz.2013 itibariyle kapanıyor, eee ne olacak demeyin, izlediğiniz blogları çok geç olmadan Bloglovin'e aktarın, takibe oradan devam edin.

Yoksa siz Google Reader kullanmıyor muydunuz? Mutlaka yazılarını beğendiğiniz arada sırada girip yeni yazı var mı diye baktığınız bloglar vardır, işte sürekli kontrol etmek yerine Bloglovin'e üye olup, beğendiğiniz blogları burada takibe alabilirsiniz.

"Özge'nin Oltasını" da izlemek isterseniz şuraya tıklayabilirsiniz

Hoşçakal 2012...

12/30/2012

2012 yılı mutlulukla hatırlayacağım bir yıl oldu, dilerim 2013 ondan da güzel olur...

Yazılarımı okuyan, yorum yapan, beni takip eden herkese tek tek teşekkür ediyorum, siz olmasanız yazmanın da bir anlamı olmazdı.... 

Yeni yılda da birlikte olmayı umuyorum...

2013 herkes için güzel bir yıl olsun...

MUTLU YILLAR

Blog Yazılarına Nasıl Yorum Yaparım Diyenler

10/12/2012
 
Bir süredir yakın çevremden şöyle bir soru geliyor "Yazılarına yorum yapmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilemiyorum, profil seç kısmına ne yazmak lazım bulamayıp vazgeçiyorum"
 
Bizim gibi sürekli blogların içinde olanlar için belki çok kolay gibi gözüküyor ama internetle sınırlı ilişki içinde olan kişiler için profil seçme kısmı kafa karıştırıcı olabiliyor.
 
O yüzden artık bir yazı yazıp konuya açıklık getirmek istedim, buyrun adım adım nasıl yorum yapılacağına bakalım :)

Evlilikte Kahve Taneleri Gibi Olun...

10/11/2012

4 yıl önce bugün hayattaki sıfatlarıma bir yenisi daha eklendi, 4 yıllık sevgilimin eşi oldum o gün. 

Bu sebeple, günün anlam ve önemine uygun bir yazı paylaşmak istiyorum :)

Okuduğumda çok sevmiştim ve saklamıştım bu yazıyı, bence evlililiğin sırrını çok güzel özetlemiş. Dilerim herkes evlilikte kahve taneleri gibi olur...

(Geçen yılın yazısı için Tık Tık)

Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.
"Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.

Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine. 

Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış. "Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna. 

Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş... Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

Tatil Notları - Eski ve Yeni Foça

7/18/2012

Foça'nın çocukluk anılarımda farklı bir yeri vardır... Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen 11 yaşımızdan ünv.zamanına kadar yapışık ikiz gibi gezdiğimiz canım arkadaşım Pınar'la yazları ayrılmak zorunda kalırdık bir süreliğine, onlar İzmir'liydi yazın o tarafa giderlerdi. Yine bir yaz tatilinde, bir kartpostal göndermişti Foça'dan. Üzerinde fok balığı resmi ve Foça'nın manzarası vardı. İlk kez o zaman duymuştum adını, nerede olduğunu bile bilmiyordum. O zamandan beri hep aklımdaydı Foça, bir gün ben de gidip görsem diye. Geçen aylarda eski kutuları karıştırırken o kartpostalı gördüm, Pınar'ın ünv.zamanı İzmir'den yolladığı bir kaç mektupla birlikte. Şimdiki hızla tüketilen maillerin yanında ne kadar güzel, ne kadar gerçekti mektuplar...

Yıllar sonra bu yaz tatilinde kısmet oldu Foça'ya gitmek. Tatille ilgili ilk yazımı şurada yazmıştım, Ayvalık ve Cunda hakkındaydı. 10 gün boyunca Sarımsaklı'da bir otelde kalmakla birlikte civarda ne kadar gidilecek yer varsa gitmeye çalıştık. Her gün farklı bir kumsalda hatta bazen günde 2 farklı kumsalda denize girdik. Değişik yerlerde gün batımını izledik. İşte gittiğimiz yerlerden biri de Foça'ydı. Buyrun anlatıyorum;

Tatil Notları - Ayvalık ve Cunda

7/05/2012

Hayatımda hiç bir zaman önceden planlayıp, aylar öncesinden rezervasyonlar yaptırıp tatile çıkamadım. Benim tatil havasına girmem için önce güneşi görmem lazım, tenimde yakıcılığını hissetmem lazım. İşte o zaman, gidelim buralardan, bir sahil kenarına atalım kendimizi moduna giriyorum.

Bu sene de farklı olmadı, hatta iznimizi ayarladığımızda bile tam belli değildi planımız :) Bir kaç seçenek vardı kafamızda ama çok net değildi hiçbir şey. Sonunda uzun zamandır görmek istediğimiz Ayvalık tarafına gitmeye karar verdik. Yakın olduğu için arabayla gidebilecek, böylece etraftaki her yeri de gezecektik.

17.Haziran Pazar sabahı planladığımız gibi 8:00 de yola koyulduk. Planımız Eskihisar-Topçular feribotuyla karşıya geçip oradan da Bursa-Balıkesir üzerinden Sarımsaklı'ya varmaktı. Toplamda 410 km yolumuz vardı, büyük bir aksilikle karşılaşmadan saat 15:00 civarında varış noktamıza ulaştık :)

Bir süre buralarda yokum, dönücem...

6/15/2012

Hepimiz tatil için çalışıyoruz diye bir reklam sloganı vardı, sizi bilmem ama ben sanırım tatil için çalışıyorum :) Kış boyunca yaz tatilinin hayalini kuruyorum. 
Benim için tatil, deniz kum güneş üçlüsünden ibaret. 
Onun haricindeki seyahatleri tatilden saymıyorum :)

Yarın epey yoğun bir gün beni bekliyor, Pazar sabahı ise eşimle arabaya atlayıp Ege sahillerine doğru yola çıkıyoruz. 
Dönüşte gezdiğim yerleri detaylı anlatırım. 
28.Haziran'a kadar buralarda yokum.

Kendinize iyi bakın, yorumlarınızı eksik etmeyin, onları onaylayacak kadar vaktim olur mutlaka :)

Sevgiler
Özge