Çok zor zamanlar geçiriyoruz, artık içimizdeki küçücük umudu da kaybetmeye başladığımız günlerdeyiz... Ağır depresyon belirtileri var çoğumuzda, oysa tam da bahar kapıdayken cıvıl cıvıl olmalıydı ruhumuz... Söylenecek çok şey var da söylesen anlayacak insan az, elinden gelen bişey de olmayınca susup oturuyorsun...
Geçtiğimiz c.tesi kızımı alıp yakındaki bir AVM ye gidecektim, çünkü sözüm vardı oyun parkına götürmek için. Sonra sabah Taksim patlamasını duyunca, hem korkudan çıkamadım bir yere hem de zaten gezecek ruh hali de kalmamıştı.
Gökçe öğlen uykusuna yatınca kendimi mutfağa attım, kafamı dağıttığım tek yer mutfak olunca, en iyisi bir şeyler pişireyim de daha fazla bunalıma girmeyeyim dedim. Dolapta yumuşayan elmalar vardı, onları değerlendirmek için güzel bir tarif buldum, sonucu da istediğim gibi olunca fotoğraflarını çekiverdim. Gerçekten insanın sevdiği bir şeylerle uğraşması azıcık da olsa kafasını dağıtmasını sağlıyor, bir an olsun unutuyorsunuz hayatın ne kadar karanlık olduğunu...